Soru

Zorluk: Çok zorDevletlerin Tek Taraflı İşlemleri

Uluslararası hukukta devletlerin tek taraflı işlemlerinin (unilateral acts) bağlayıcılığı ve geri alınabilirliği ile ilgili olarak, Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2006 tarihli 'Devletlerin Hukuki Yükümlülük Yaratan Tek Taraflı Beyanlarına Uygulanacak Yol Gösterici İlkeler' belgesi ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) yerleşik içtihatları çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Tek taraflı bir beyanla üstlenilen hukuki yükümlülükler, beyanda bulunan devlet tarafından keyfi olarak geri alınamaz; geri almanın keyfiliği belirlenirken beyanın metninde yer alan özel hükümler, muhatapların bu beyana güvenerek hareket edip etmedikleri ve koşullardaki köklü değişiklikler (rebus sic stantibus) dikkate alınır.Cevap
  2. B
    Tek taraflı işlemler, Uluslararası Adalet Divanı Statüsü Madde 38'de açıkça sayılmadıkları için asli bir hukuk kaynağı değil, sadece antlaşmaların yorumlanmasında kullanılan yardımcı bir hukuk kaynağı (doktrin niteliğinde) kabul edilir.
  3. C
    Bir devletin tek taraflı vaadi, devletin tanınması (tanıma) işlemiyle aynı hukuki mahiyete sahiptir ve uluslararası hukukta her durumda 'kurucu' (constitutive) bir sonuç doğurarak yeni bir hukuki statü yaratır.
  4. D
    Hükümet dışındaki diğer devlet organlarının veya alt düzey bürokratların tek taraflı beyanları devleti asla bağlamaz çünkü bu işlemler devletin sürekliliğini temsil eden 'hükümet tanıma' yetkisiyle eşdeğer görülür.
  5. E
    Emredici kurallara (jus cogens) aykırı bir tek taraflı işlem, muhatap devletlerce sessiz kalınarak zımnen kabul edildiği veya protesto edilmediği sürece uluslararası hukukta geçerli ve bağlayıcı kabul edilir.

Cevap

Tek taraflı bir beyanla üstlenilen hukuki yükümlülüklerin geri alınması keyfi olamaz; bu süreçte beyanın şartları, muhatabın güveni ve koşullardaki köklü değişiklikler esas alınır.
Doğru seçenek, Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 2006 ilkelerini ve modern uluslararası hukuk içtihatlarını tam olarak yansıtmaktadır. Bir devlet, aleni bir beyanla ve bağlayıcı olma niyetiyle bir vaatte bulunduğunda, bu vaat karşı tarafın rızasına gerek kalmaksızın hukuki sonuç doğurur. Ancak bu yükümlülükten dönmek, karşı devletlerin iyi niyetle bu beyana güvenmiş olmaları (reliance) ve uluslararası ilişkilerin istikrarı nedeniyle 'keyfi' bir şekilde yapılamaz. Geri alma için haklı bir gerekçe (koşulların köklü değişmesi gibi) bulunmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tek taraflı işlemin tanımını ve bağlayıcılık şartlarını belirlemek.
Devletin tek taraflı irade beyanı (animus obligandi) ile hukuki sonuç doğurma niyeti taşıması ve bunu aleni yapması durumunda bağlayıcılık doğar (UAD, Nükleer Denemeler Davası, 1974).
Sorunun temelini oluşturan 'bağlayıcılık' kriterini tespit etmek için gereklidir.
2
Geri alma (revocation) mekanizmasını analiz etmek.
UHK'nın 2006 Yol Gösterici İlkeleri uyarınca, tek taraflı işlemler serbestçe geri alınamaz; geri alma 'keyfi' (arbitrary) olmamalıdır.
Hukuki güvenliğin ve iyi niyet (good faith) ilkesinin korunması için bu kısıtlama mevcuttur.
3
Keyfilik denetiminin unsurlarını değerlendirmek.
Geri almanın meşruiyeti için; beyandaki özel şartlar, muhatap devletlerin bu beyana güvenerek tutumlarını değiştirip değiştirmedikleri (estoppel benzeri durumlar) ve rebus sic stantibus ilkesi incelenir.
En üst düzey akademik bilgi düzeyinde (5/5) doğru cevaba ulaşmak için gereken sentez aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Devletlerin tek taraflı işlemlerinin bağlayıcılığı ve geri alınmasının sınırlandırılması (Keyfilik Denetimi).

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Adalet Divanı'nın 1974 tarihli Nükleer Denemeler Davası (Fransa vs. Avustralya/Yeni Zelanda) kararını, 'animus obligandi' (bağlayıcılık niyeti) kavramı özelinde tekrar inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla