Alfa Cumhuriyeti ile Beta Devleti, sömürge döneminden bağımsızlıklarını kazandıklarında, *uti possidetis juris* ilkesi uyarınca aralarındaki kara sınırını eski idari sınırlara dayanarak belirlemişlerdir. İki ülke arasındaki sınırın önemli bir bölümünü, üzerinde deniz taşımacılığı yapılmayan (ulaşıma elverişli olmayan) "Mavi Nehir" oluşturmaktadır. Bölgede yaşanan şiddetli bir deprem sonucunda, Mavi Nehir aniden yatağını değiştirmiş ve sularının tamamı Alfa Cumhuriyeti'nin kara ülkesinin 5 kilometre içinden akmaya başlamıştır. Bu durum üzerine Beta Devleti, nehrin coğrafi bir sınır oluşturduğunu ileri sürerek yeni nehir yatağını güncel sınır olarak kabul ettiğini ilan etmiştir.
Uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde, bu sınır uyuşmazlığının çözümüyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Mavi Nehir ulaşıma elverişli olmadığından sınır başlangıçta orta hat esasına göre belirlenmiştir; ani yatak değişikliği (avulsiyon) meydana geldiği için kara sınırı nehrin suları çekilmiş olan eski yatağının orta hattında sabit kalır.Cevap
- BSınır belirlemede uluslararası akarsular söz konusu olduğunda daima talveg (en derin yol) çizgisi esas alındığından, sınır otomatik olarak yeni yatağın en derin noktasından geçecek şekilde güncellenir.
- CDeprem, uluslararası hukukta bir mücbir sebep teşkil ettiği için sınırın değişmesi hukuka uygun bir durum (tedrici katılım) yaratır ve sınır yeni nehir yatağına kayar.
- DEski sınır fiziksel olarak ortadan kalktığı için, uyuşmazlık tarafların rızası aranmaksızın uluslararası yargı organlarınca doğrudan hakkaniyet ve nisfet kuralına göre yeniden çizilir.
- ENehrin yeni yatağı tamamen Alfa Cumhuriyeti'nin iç suları haline gelmiş olsa da, Beta Devleti sınır komşusu sıfatıyla bu sularda zararsız geçiş hakkına sahip olur.