Bir uluslararası güvenlik zirvesinde söz alan bir diplomat, ülkesinin komşu coğrafyadaki ağır insan hakları ihlallerine karşı oluşturulan askeri yaptırım gücüne katılmayı reddetmiş ve şu ifadeleri kullanmıştır: "Bireyler kendi vicdani rahatlıkları için 'adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun' diyebilirler. Ancak devleti yönetenlerin, kaderini ellerinde tuttukları milyonlarca insanın varlığını tehlikeye atarak böyle soyut ve evrensel bir ahlak formülüne sığınma hakları yoktur."
Hans Morgenthau'nun "Siyasal Gerçekçiliğin Altı İlkesi" çerçevesinde değerlendirildiğinde, diplomatın bu tutumunu meşrulaştıran teorik ilke ve bu ilkenin Neorealizm'in (Yapısal Realizm) varsayımlarından ayrıştığı ontolojik dayanak aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
- Siyasi eylemin en üstün erdeminin ihtiyat (prudence) olduğu ilkesi; dış politikanın sistemik dayatmalardan ziyade, insanın doğasında var olan değişmez güç arzusu (animus dominandi) üzerinden açıklanmasıCevap
- BDevletlerin güvenliklerini sağlamak için ahlaki kuralları ihlal etmek zorunda oldukları ilkesi; rasyonel eylemlerin temel belirleyicisinin devletin içsel doğası değil, uluslararası sistemin anarşik yapısı olması
- CUluslararası ortak değerlerin ulusal bekadan sonra geldiği ilkesi; uluslararası ilişkilerin mekanik bir sistem yerine, anarşik bir toplumun kurumsallaşmış normları etrafında şekillenmesi
- DKarar alıcıların evrensel değerleri ancak birey düzeyinde uygulayabileceği ilkesi; dış politikanın analizinde birey, devlet ve sistem analiz düzeylerinin birbirine indirgenemez bağımsız değişkenler kabul edilmesi
- EAhlaki kuralların ancak ulusal çıkarlar ile mutlak kazançlar örtüştüğünde geçerli olacağı ilkesi; devletlerin salt güvenlik arayışı yerine uluslararası rejimler aracılığıyla toplam faydayı maksimize etme motivasyonu