Soru

Zorluk: Çok zorÇoğulculuk (Plüralizm) ve Dayanışmacılık (Solidarizm) Tartışması

İngiliz Okulu (English School) bünyesindeki 'çoğulculuk' (pluralism) ve 'dayanışmacılık' (solidarism) tartışmasında; çoğulcu kanat, dayanışmacıların 'insani müdahale' ve 'evrensel insan hakları' gündemini uluslararası toplumun kırılgan dengesi için bir risk olarak nitelendirir. Çoğulcu düşünürlere göre, devletler arasındaki 'minimalist' uzlaşıyı aşarak kapsamlı bir ahlaki ajandayı dayatmak, uluslararası düzenin temel işlevini sarsabilir.

Buna göre, çoğulcu yaklaşımın dayanışmacı argümanlara karşı temel ontolojik ve siyasi itirazı aşağıdakilerden hangisinde doğru temellendirilmiştir?

  1. Evrensel bir ahlaki mutabakatın yokluğunda, müdahale yetkisinin genişletilmesinin güç hiyerarşisini derinleştirerek 'bir arada yaşama' (coexistence) zeminini ve uluslararası düzeni tahrip edeceği endişesi.Cevap
  2. B
    Uluslararası sistemin zorunlu olarak Hobbesçu bir karakterde kalması gerektiği ve devletlerin 'toplum' seviyesine geçmesinin ancak bir dünya devletinin kurulmasıyla mümkün olabileceği iddiası.
  3. C
    Bireylerin uluslararası hukukun birincil özneleri haline gelmesinin, 'diplomasi' kurumunu işlevsiz kılarak devletleri yeniden 'doğa durumu'na ve mutlak güç rekabetine sürükleyeceği savunusu.
  4. D
    Devrimci (Kantçı) geleneğin rasyonalist (Grotiusçu) geleneği tamamen tasfiye etmesinin, uluslararası hukuku sadece bir 'güç dengesi' aracına dönüştürerek ahlaki derinliği yok edeceği tezi.
  5. E
    Uluslararası rejimlerin sadece devletlerin 'mutlak kazanç' beklentilerini karşıladığı sürece işlevsel olabileceği ve normatif bir 'uluslararası toplum' inşa etme kapasitesinin bulunmadığı argümanı.

Cevap

Çoğulcu yaklaşımın temel itirazı, evrensel bir ahlaki uzlaşı olmadan yapılan müdahalelerin uluslararası düzeni ve bir arada yaşama zeminini bozacağıdır.
Çoğulcu yaklaşım (Hedley Bull, James Mayall), uluslararası toplumu devletlerin egemenlik haklarına saygı duyduğu ve birincil amacın 'düzen' olduğu bir yapı olarak görür. Dayanışmacıların (Nicholas Wheeler) savunduğu insani müdahale pratiği, çoğulculara göre 'evrensel' olduğu iddia edilen ancak aslında Batılı değerlerin dayatılmasına dönüşen bir risk barındırır. Bu durum, devletler arası rızaya dayalı 'bir arada yaşama' kuralını bozarak büyük güçlerin keyfi müdahalelerine meşruiyet sağlar ve sonuçta tüm uluslararası sistemi istikrarsızlaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'ndaki temel ayrımı analiz et.
Çoğulculuk (Pluralism) 'düzen ve egemenlik' odaklıyken, Dayanışmacılık (Solidarism) 'insan hakları ve adalet' odaklıdır.
Tartışmanın eksenini belirlemek için gereklidir.
2
Çoğulcu kanadın 'İnsani Müdahale' eleştirisini değerlendir.
Çoğulculara göre ortak bir ahlaki zemin yoktur; müdahale hakkı tanınması, güçlü devletlerin zayıf devletlere kendi değerlerini dayatmasına ve savaşlara yol açar.
Çoğulculuğun neden egemenliğe öncelik verdiğini anlamak için.
3
Uluslararası düzenin (Order) işlevini sorgula.
Düzen, farklılıkların bir arada yaşaması (coexistence) için birincil koşuldur. Bu düzen sarsılırsa, adalet arayışı daha büyük yıkımlara sebep olabilir.
Seçenekler arasındaki 'düzen-adalet' hiyerarşisini kurmak için.
4
Doğru kavramsal temellendirmeyi seç.
Müdahalenin 'bir arada yaşama' zeminini tahrip edeceği uyarısı çoğulculuğun çekirdek argümanıdır.
Teorik bütünlüğü sağlamak için.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nda Düzen (Order) ve Adalet (Justice) Dengesi

Daha Fazla Pratik

Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' eserindeki düzen ve adalet hiyerarşisini inceleyerek dayanışmacıların bu hiyerarşiyi nasıl tersine çevirmeye çalıştığını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla