Kenneth Waltz, uluslararası sistemin yapısını tanımlarken "işlevsel farklılaşma" (functional differentiation) unsurunu dışarıda bırakmış ve devletleri "benzer birimler" (like-units) olarak nitelendirmiştir. Waltz’ın bu yaklaşımına göre, uluslararası sistemde devletlerin işlevsel olarak birbirinden ayıran bir uzmanlaşmanın ortaya çıkmamasının temel belirleyicisi aşağıdakilerden hangisidir?
- Uluslararası sistemin merkezi bir otoriteden yoksun (anarşik) olması nedeniyle her devletin kendi güvenliğini bizzat sağlamak zorunda kalmasıCevap
- Bİnsan doğasındaki doğuştan gelen bencillik ve iktidar hırsının devletlerin iş birliği yapmasını engellemesi
- CDevletlerin iç siyasal rejimlerinin ve ideolojik yapılarının sisteme olan etkisinin baskın olması
- DDevletlerin sahip olduğu askeri ve ekonomik kapasitelerin sistem içinde dengeli dağılmış olması
- EUluslararası hukuk ve kurumların devletlerin hareket alanını kısıtlayarak onları tek tip davranışa zorlaması
Cevap
Uluslararası sistemin merkezi bir otoriteden yoksun (anarşik) olması nedeniyle her devletin kendi güvenliğini bizzat sağlamak zorunda kalması durumudur.
Doğru cevap olan ifade, Waltz'un uluslararası sistemin anarşik yapısı gereği devletlerin 'kendi başının çaresine bakma' (self-help) ilkesine göre hareket ettiğini vurgular. Bu durum, devletlerin birbirlerine bağımlı olup uzmanlaşmak (işlevsel farklılaşma) yerine, beka ve güvenlik için tüm temel fonksiyonları eş zamanlı olarak kendilerinin yürütmesine neden olur; dolayısıyla tüm devletler yapısal olarak 'benzer birimler' haline gelir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Anarşi altında işlevsel benzerlik (Like-units) ve Kendi Başının Çaresine Bakma (Self-help)
Tahmini Süre:1m 0s