Devlet A, belirli bir coğrafi bölgede uzun süredir uygulanan bir diplomatik sığınma pratiğinin "yerel bir yapılageliş (teâmül) kuralı" haline geldiğini ve komşusu Devlet B'nin de bu kurala uymakla yükümlü olduğunu ileri sürmektedir. Devlet B ise bu yönde genel bir rızasının bulunmadığını belirterek kuralın kendisi için bağlayıcılığını reddetmektedir.
Buna göre, yerel/bölgesel teâmül kurallarının ispat yükü ve bağlayıcılığı ile ilgili olarak uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Yerel bir teâmülün varlığını iddia eden taraf, bu kuralın uyuşmazlığın diğer tarafı olan devlet tarafından da bir "hukuk kuralı" olarak kabul edildiğini ve onun rızasını kazandığını ispatlamak zorundadır.Cevap
- BGenel teâmül kurallarında olduğu gibi, yerel teâmülün varlığı coğrafi olarak ispatlandığında bölgedeki tüm devletleri bağlar ve itiraz eden devletin "sürekli itirazcı" olduğunu kanıtlaması gerekir.
- CYerel teâmülün oluşumu için gerekli olan "hukuki yükümlülük inancı", genel teâmülden farklı olarak sadece diplomatik nezaket ve törensel uygulamaları kapsayan esnek bir yapıdadır.
- DBir coğrafi bölgedeki devletler arasındaki uygulamanın yerel teâmül sayılabilmesi için, söz konusu kuralın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından bir tavsiye kararı ile resmen tanınması ön şarttır.
- EYerel teâmül kuralları, genel teâmül kurallarının aksine devletlerin aktif fiilleriyle değil, sadece belirli bir uygulamaya uzun süre sessiz kalarak rıza göstermeleri yoluyla oluşur.
Cevap
Yerel teâmülün varlığını iddia eden tarafın, karşı tarafın bu kuralı bir hukuk kuralı olarak kabul ettiğini ispatlaması gerektiği seçeneği doğrudur.
Doğru yanıt, yerel bir teâmül iddiasında bulunan devletin, bu kuralın sadece genel bir teamül olduğunu değil, uyuşmazlığın karşı tarafı olan devlet tarafından da kabul edildiğini ispatlaması gerektiğini belirtir. Bu ilke, uluslararası hukukta yerel teâmüllerin genel teâmüllere göre daha dar bir rıza temeline dayandığını ve 'Sığınma Davası' (1950) gibi önemli içtihatlarla sabitlendiğini doğrular.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Yerel Teâmülde İspat Yükü ve Rıza
İpuçları
1
Genel teâmül ile yerel teâmül arasında, kuralın hangi devletler için bağlayıcı sayılacağı konusunda bir ispat farkı vardır.
2
Uluslararası Adalet Divanı'nın Kolombiya ve Peru arasındaki Sığınma Davası'nda verdiği kararı düşünün; orada ispat yükü kimin üzerindeydi?
3
Yerel teâmüllerde, kuralın uyuşmazlık tarafı olan devlet tarafından açıkça veya zımnen kabul edildiğinin ispatlanması gerekir; genel teâmülde ise itirazcı olmayan herkes bağlı sayılır.
Daha Fazla Pratik
Yerel teâmül ile 'sürekli itirazcı' (persistent objector) kavramları arasındaki ilişkiyi, özellikle genel teâmül kuralları bağlamında tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s