Robert Cox'un Antonio Gramsci'den devralarak uluslararası ilişkiler alanına uyarladığı 'hegemonya' kavramı, gücün salt zor (coercion) boyutuyla değil, aynı zamanda rıza (consent) mekanizmalarıyla da işlediğini öne sürer. Cox, egemen sınıfların çıkarlarının evrensel çıkarlar olarak algılanmasını sağlayan ve böylece sistemin meşruiyetini üreten yapıları 'tarihsel blok' ve uluslararası kurumlar üzerinden açıklar.
Buna göre, Neo-Marksist ve Gramsciyen yaklaşıma sahip bir araştırmacının, günümüzde küresel düzeyde faaliyet gösteren uluslararası finans kuruluşlarının (örneğin IMF, Dünya Bankası) sistemdeki temel işlevini analiz ederken aşağıdakilerden hangisini öne sürmesi beklenir?
- Bu kuruluşlar, başat toplumsal sınıfların çıkarlarını evrensel normlar olarak meşrulaştırarak, uluslararası düzeyde ezilenlerin mevcut hiyerarşik düzene rıza göstermesini sağlayan hegemonik mekanizmalardır.Cevap
- BBu kuruluşlar, uluslararası sistemdeki en güçlü devletin askeri ve maddi kapasitesini kullanarak diğer devletleri kendi bencil çıkarları doğrultusunda zorladığı doğrudan güç kullanım araçlarıdır.
- CBu kuruluşlar, kapitalist dünya ekonomisinde yalnızca merkez, çevre ve yarı-çevre arasındaki yapısal işbölümünü yöneten ve hiyerarşiyi salt ekonomik değiş-tokuşlarla belirleyen sömürü ağlarıdır.
- DBu kuruluşlar, salt çıkar ilişkilerine dayanan anarşik uluslararası sistemi, ortak kural ve kurumsal değerler etrafında birleşmiş bir uluslararası topluma dönüştüren dayanışmacı yapılardır.
- EBu kuruluşlar, insan doğasının bencil ve rekabetçi yapısının uluslararası sisteme bir yansıması olarak, devletlerin güç mücadelesini kurumsal bir çerçevede sürdürmelerine olanak tanıyan tasarımlardır.
Cevap
Neo-Marksist yaklaşıma göre uluslararası kurumlar, başat sınıfların çıkarlarını evrensel normlar olarak meşrulaştırıp ezilen aktörlerin mevcut hiyerarşik eşitsiz düzene kendi rızalarıyla boyun eğmesini sağlayan hegemonik araçlardır.
Neo-Marksist ve Gramsciyen yaklaşımda hegemonya kavramı, küresel egemen güçlerin liderliklerini sadece kaba kuvvete veya zor kullanmaya (coercion) dayanarak değil, rıza (consent) mekanizmaları üreterek sürdürmesi şeklinde tanımlanır. Robert Cox'a göre IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlar; merkez ülkelerdeki hegemonik sermaye sınıflarının özel çıkarlarını, tarafsız kurallar ve evrensel ekonomik normlarmış gibi çerçevelerler. Bu süreçte çevre ve yarı-çevre ülkeler (ezilen aktörler), eşitsizlik üreten bu tarihsel bloka isyan etmek yerine, oluşturulan rıza mekanizmaları sayesinde sisteme entegre olmayı (ideolojik meşruiyeti) kendi tercihleriymiş gibi kabul ederler. Doğru seçenek bu kurumsal rıza üretimini ve ideolojik meşrulaştırmayı eksiksiz bir biçimde ifade etmektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hegemonya, Rıza Üretimi ve Tarihsel Blok