Soru

Zorluk: Çok zorKlasik Marksizm ve Uluslararası İlişkiler

Uluslararası ilişkiler disiplinindeki ana akım teoriler (Realizm ve Liberalizm), "anarşi" olgusunu devletlerin davranışlarını belirleyen, verili ve tarih-dışı bir sistemik yapı olarak ele alırken; Klasik Marksist perspektif bu yaklaşımı disiplinin temel bir yanılgısı olarak nitelendirerek reddeder. Marksist kurama göre uluslararası alanın parçalı siyasal yapısı ve devletler arası çatışma dinamikleri, üretim ilişkilerinden bağımsız bir ontolojiye sahip değildir.

Buna göre, Klasik Marksist bir çözümlemede uluslararası sistemin anarşik yapısı ve devletler arası rekabet temel olarak aşağıdakilerden hangisiyle açıklanmaktadır?

  1. Sermaye birikim sürecinin ve kapitalist üretim tarzının doğasından kaynaklanan çelişkilerin, siyasal ve hukuki üst yapı katmanındaki zorunlu bir yansımasıdır.Cevap
  2. B
    Uluslararası sistemde merkezi bir otoritenin bulunmamasının yarattığı güvenlik ikilemi çerçevesinde, devletlerin rasyonel çıkar maksimizasyonu çabasıdır.
  3. C
    Devlet adamlarının ve karar alıcıların, ulusal çıkarı tanımlarken sınıfsal aidiyetlerinden bağımsız olarak "güç" kavramını merkeze almalarıdır.
  4. D
    Toplumlar arası etkileşimde paylaşılan normların ve ortak kimliklerin yokluğu sebebiyle oluşan "Hobbesçu" bir toplumsal inşa sürecidir.
  5. E
    Uluslararası örgütlerin ve kolektif güvenlik mekanizmalarının, ekonomik temeldeki eşitsizlikleri giderebilecek yasal yaptırım gücünden yoksun olmasıdır.

Cevap

Uluslararası sistemin anarşik yapısı, sermaye birikim sürecinin ve kapitalist üretim tarzının siyasal üst yapıdaki zorunlu bir yansımasıdır.
Klasik Marksist yaklaşıma göre, toplumun ekonomik temeli (üretim tarzı ve üretim ilişkileri), siyasal ve hukuki kurumları içeren üst yapıyı belirler. Uluslararası sistemin 'anarşik' olarak nitelendirilen yapısı ve devletler arası rekabet, kapitalizmin dünya pazarında sermaye birikimi sağlama ve sınıfsal egemenliği sürdürme ihtiyacından doğar. Dolayısıyla anarşi, sistemik bir zorunluluk değil, kapitalist üretim tarzının yarattığı çelişkilerin siyasal alandaki yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik Marksizmin temel ontolojik varsayımını (altyapı-üstyapı ilişkisi) hatırlayın.
Ekonomik temel (üretim ilişkileri ve güçleri), siyasal ve hukuki kurumları (üst yapıyı) belirler.
Uluslararası ilişkilerdeki her türlü siyasal olgu, maddi üretim süreçleriyle ilişkilendirilmelidir.
2
Ana akım teorilerin "anarşi" tanımıyla Marksizmin tanımını karşılaştırın.
Realizm anarşiyi 'verili bir sistemik yapı' olarak görürken, Marksizm bunu 'tarihsel bir ürün' olarak görür.
Marksizme göre kapitalizm, dünya pazarında rekabet eden parçalı bir devletler sistemine ihtiyaç duyar; anarşi bu ihtiyacın bir sonucudur.
3
Seçeneklerdeki kuramsal aidiyetleri analiz edin.
B seçeneği Neorealizm, C seçeneği Klasik Realizm, D seçeneği İnşacılık ve E seçeneği Liberalizm ile ilgilidir.
Sadece doğru seçenekteki 'üretim tarzı' ve 'sermaye birikimi' vurgusu Klasik Marksist terminolojiye uygundur.
4
Sonuçlandırma.
Anarşi, kapitalizmin içsel çelişkilerinin küresel siyasal formudur.
Devletlerin egemenlik iddiaları ve aralarındaki çatışma, sermayenin küresel genişleme ve mülkiyet mücadelesinin bir parçasıdır.

Anahtar Kavram

Tarihsel Materyalizm ve Altyapı-Üstyapı İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Klasik Marksizmin devlet teorisini, Gramsci'nin hegemonya kavramıyla karşılaştırarak devletin 'göreli özerkliği' tartışmalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla