Uluslararası ilişkiler teorilerinden İnşacılık (Konstrüktivizm), kimlik ve çıkar oluşumunun sosyal doğasına vurgu yapsa da epistemolojik ve metodolojik tercihler bağlamında 'geleneksel' (conventional) ve 'eleştirel' (critical) olmak üzere iki ana kola ayrılmaktadır. Bu iki yaklaşımın uluslararası siyasette kavramları ele alış ve operasyonelleştirme biçimleri arasında derin bir ayrım bulunmaktadır.
Buna göre, geleneksel ve eleştirel inşacılığın kimlik kavramına yaklaşımları arasındaki temel farkı en doğru ifade eden yargı aşağıdakilerden hangisidir?
- AGeleneksel inşacılık kimliği sadece devlet merkezli bir güvenlik referansı olarak analiz ederken; eleştirel inşacılık odağına devlet yerine bireyin özgürleşmesini alarak kimliği insan güvenliği perspektifine indirger.
- BGeleneksel inşacılık kimliklerin mutlak kazanç güdüsüyle işbirliğine dayalı kurumlar içinde inşa edildiğini savunurken; eleştirel inşacılık devletlerin göreli kazanç kaygısının kimlik değişimini imkânsız kıldığını öne sürer.
- Geleneksel inşacılık kimlikleri devlet davranışlarını açıklamak için kullanılan bağımsız bir değişken olarak kabul edip nedensellik ararken; eleştirel inşacılık kimliğin kendisini dil, söylem ve güç ilişkileri bağlamında deşifre edilmesi gereken bir süreç olarak görür.Cevap
- DGeleneksel inşacılık kimliğin failden bağımsız olarak anarşik yapı tarafından tek yönlü belirlendiğini iddia ederken; eleştirel inşacılık fail ve yapının birbirini karşılıklı olarak kurduğunu savunan yegâne yaklaşımdır.
- EGeleneksel inşacılık kimliğin inşasını yalnızca uluslararası sistem düzeyindeki anarşik kültürlerle açıklarken; eleştirel inşacılık kimliği metodolojik olarak sadece birey analiz düzeyindeki karar alıcı elitlerin psikolojik süreçlerine indirger.
Cevap
Geleneksel inşacılık kimliği devlet davranışlarını açıklayan nedensel bir 'değişken' olarak görürken, eleştirel inşacılık kimliği söylemsel ve iktidar odaklı bir 'süreç' olarak yapısöküme uğratır.
İnşacılık içindeki en temel bölünme epistemolojiktir. Geleneksel inşacılar, ontolojik olarak kimlik ve fikirlerin önemini kabul etseler de epistemolojik olarak pozitivist ana akım metodolojiye sadık kalarak neden-sonuç ilişkileri ararlar. Bu bağlamda kimliği, dış politikayı şekillendiren bağımsız bir değişken (sebep) olarak kullanırlar. Eleştirel inşacılar ise post-yapısalcılıktan beslenir; objektif/bilimsel bir dış dünya bilgisinin kurulamayacağını, bilgi ve iktidarın iç içe geçtiğini savunurlar. Onlara göre kimlik açıklayıcı bir araç (değişken) değil; söylemler, metinler ve dışlayıcı pratikler yoluyla nasıl kurgulandığının anlaşılması ve deşifre edilmesi gereken sosyolojik/siyasal bir sürecin kendisidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Geleneksel ve Eleştirel İnşacılık Ayrımı