Soru

Zorluk: ZorGeleneksel ve Eleştirel İnşacılık Ayrımı

Uluslararası ilişkiler teorilerinden İnşacılık (Konstrüktivizm), kimlik ve çıkar oluşumunun sosyal doğasına vurgu yapsa da epistemolojik ve metodolojik tercihler bağlamında 'geleneksel' (conventional) ve 'eleştirel' (critical) olmak üzere iki ana kola ayrılmaktadır. Bu iki yaklaşımın uluslararası siyasette kavramları ele alış ve operasyonelleştirme biçimleri arasında derin bir ayrım bulunmaktadır.

Buna göre, geleneksel ve eleştirel inşacılığın kimlik kavramına yaklaşımları arasındaki temel farkı en doğru ifade eden yargı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Geleneksel inşacılık kimliği sadece devlet merkezli bir güvenlik referansı olarak analiz ederken; eleştirel inşacılık odağına devlet yerine bireyin özgürleşmesini alarak kimliği insan güvenliği perspektifine indirger.
  2. B
    Geleneksel inşacılık kimliklerin mutlak kazanç güdüsüyle işbirliğine dayalı kurumlar içinde inşa edildiğini savunurken; eleştirel inşacılık devletlerin göreli kazanç kaygısının kimlik değişimini imkânsız kıldığını öne sürer.
  3. Geleneksel inşacılık kimlikleri devlet davranışlarını açıklamak için kullanılan bağımsız bir değişken olarak kabul edip nedensellik ararken; eleştirel inşacılık kimliğin kendisini dil, söylem ve güç ilişkileri bağlamında deşifre edilmesi gereken bir süreç olarak görür.Cevap
  4. D
    Geleneksel inşacılık kimliğin failden bağımsız olarak anarşik yapı tarafından tek yönlü belirlendiğini iddia ederken; eleştirel inşacılık fail ve yapının birbirini karşılıklı olarak kurduğunu savunan yegâne yaklaşımdır.
  5. E
    Geleneksel inşacılık kimliğin inşasını yalnızca uluslararası sistem düzeyindeki anarşik kültürlerle açıklarken; eleştirel inşacılık kimliği metodolojik olarak sadece birey analiz düzeyindeki karar alıcı elitlerin psikolojik süreçlerine indirger.

Cevap

Geleneksel inşacılık kimliği devlet davranışlarını açıklayan nedensel bir 'değişken' olarak görürken, eleştirel inşacılık kimliği söylemsel ve iktidar odaklı bir 'süreç' olarak yapısöküme uğratır.
İnşacılık içindeki en temel bölünme epistemolojiktir. Geleneksel inşacılar, ontolojik olarak kimlik ve fikirlerin önemini kabul etseler de epistemolojik olarak pozitivist ana akım metodolojiye sadık kalarak neden-sonuç ilişkileri ararlar. Bu bağlamda kimliği, dış politikayı şekillendiren bağımsız bir değişken (sebep) olarak kullanırlar. Eleştirel inşacılar ise post-yapısalcılıktan beslenir; objektif/bilimsel bir dış dünya bilgisinin kurulamayacağını, bilgi ve iktidarın iç içe geçtiğini savunurlar. Onlara göre kimlik açıklayıcı bir araç (değişken) değil; söylemler, metinler ve dışlayıcı pratikler yoluyla nasıl kurgulandığının anlaşılması ve deşifre edilmesi gereken sosyolojik/siyasal bir sürecin kendisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel inşacılığın epistemolojik temelini analiz etme
Geleneksel inşacılığın (Alexander Wendt vb.) bilimsel gerçekçiliği (scientific realism) benimsediği ve kimliği/kültürü devlet davranışlarını açıklamak için bağımsız bir değişken olarak kullandığı tespit edilir.
Teorinin ana akım uluslararası ilişkilerle diyalog kurma çabasını anlamak için gereklidir.
2
Eleştirel inşacılığın post-yapısalcı köklerini belirleme
Eleştirel inşacılığın pozitivizmi reddederek, kimliğin verili bir değişken olmadığını; dil, söylem (discourse) ve dışlayıcı pratikler üzerinden sürekli olarak inşa edilen bir iktidar süreci olduğunu savunduğu görülür.
Geleneksel koldan metodolojik olarak nerede koptuğunu saptamak için önemlidir.
3
Seçeneklerdeki kavramsal ayrımları karşılaştırma
Kimliği 'nedensel bağımsız değişken' olarak gören geleneksel yaklaşım ile 'deşifre edilmesi gereken söylemsel bir süreç' olarak gören eleştirel yaklaşım ayrımının doğru yapıldığı seçeneğe ulaşılır.
Diğer seçeneklerdeki analiz düzeyi, özgürleşme (emancipation) ve göreli kazanç gibi alakasız konsept hatalarını elemek için şarttır.

Anahtar Kavram

Geleneksel ve Eleştirel İnşacılık Ayrımı
Bu soruyu puanla