Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından geliştirilen "Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık" teorisi; toplumlar arası çoklu bağların (kanalların) varlığını, devletlerarası meselelerde katı bir hiyerarşinin bulunmadığını ve uluslararası uyuşmazlıklarda askeri gücün rolünün azaldığını varsayar. Yazarlar, devletlerin birbirlerine olan asimetrik bağımlılıklarını analiz ederken dışsal şoklara karşı verilen tepkileri iki temel kavrama ayırırlar.
Örneğin; X ülkesi, Y ülkesinden ithal ettiği enerji kaynaklarına büyük ölçüde dayanmaktadır. Y ülkesi enerji tedarikini aniden kestiğinde, X ülkesi kısa vadede ciddi bir üretim krizi yaşar. Ancak X ülkesi, katlanılabilir bir maliyetle hızla yeni tedarikçiler bularak ve yenilenebilir enerjiye geçiş yaparak politika değişikliğine gider. Sonuç olarak, uzun vadede kalıcı bir ekonomik yıkım yaşamadan bu süreci atlatır.
Bu senaryoya göre, X ülkesinin durumu Keohane ve Nye'ın kavramsal çerçevesi ile teorinin neorealizmden ayrıştığı noktalar bağlamında aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde açıklanır?
- X ülkesi dışsal şoka karşı "duyarlı" (sensitive) olmakla birlikte "kırılgan" (vulnerable) değildir; çünkü kısa vadeli etkilere rağmen alternatif politikalar üreterek uzun vadeli yapısal maliyetleri telafi edebilmiştir.Cevap
- BX ülkesinin durumu, neorealizmin vurguladığı "göreli kazanç" (relative gains) kaygısının aşılmasıyla açıklanır; kriz anında çoklu kanalları kapatarak asimetrik bağımlılığı tamamen sonlandırmıştır.
- CX ülkesi Y ülkesine karşı "kırılgan"dır (vulnerable) ancak "duyarlı" (sensitive) değildir; zira anarşik yapıda devletlerin "mutlak kazanç" (absolute gains) peşinde koşması krizin anlık maliyetlerini tamamen önlemiştir.
- DX ülkesi bu şoka karşı hem "duyarlı" hem de "kırılgan"dır; zira ekonomik asimetrinin varlığı, normatif idealizmin öngördüğü barışçıl karşılıklı bağımlılığın yapısal olarak çökmesine neden olmuştur.
- EX ülkesinin politika değişikliği yapabilmesi, sistemdeki "hegemonyacı istikrar" ile açıklanır; zira askeri gücün kullanılamadığı durumlarda ekonomik bağlar yalnızca devletlerin güvenlik ikilemini (security dilemma) derinleştirir.