Soru

Zorluk: OrtaKlasik Liberalizm ve Kökleri

18. yüzyıl Aydınlanma düşüncesinin uluslararası ilişkilere uyarlanması, devletlerin tıpkı bireyler gibi 'doğa durumundan' çıkıp sözleşmeye dayalı ve rasyonel bir düzen kurabilecekleri inancına dayanır. Bu bağlamda klasik liberal yaklaşım, anarşinin mutlak bir kaos anlamına gelmediğini; aklın rehberliğinde oluşturulacak evrensel yasalar, temsili yönetimler ve serbest ticaretin, devletleri zamanla savaştan uzaklaştıracağını savunmaktadır. Bu süreçte Immanuel Kant ve John Locke gibi düşünürlerin kavramları, uluslararası ilişkilerin salt güç mücadelesinden ibaret olmadığını göstermek için temel referans noktaları olarak kabul edilir.

Klasik liberalizmin kökenleri ve uluslararası güvenlik tasavvuru dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu düşünce geleneğinin temel varsayımlarıyla çelişmektedir?

  1. A
    Uluslararası sistemdeki merkezi otorite eksikliği, devletlerin kendi rasyonel iradeleriyle uluslararası hukuk kuralları etrafında bir araya gelerek barışçıl bir birlik oluşturmalarına engel teşkil etmez.
  2. B
    Bir devletin dış politikada çatışmacı politikalara yönelmesi, sistemin yapısından ziyade iç siyasetindeki otokratik özelliklerden ve vatandaşların karar alma süreçlerinden dışlanmasından kaynaklanır.
  3. Uluslararası anarşi, devletleri beka endişesiyle sürekli bir güç maksimizasyonuna ve mutlak kazançtan ziyade göreli kazanç arayışına iten, yapısal olarak kalıcı işbirliğini engelleyen bir durumdur.Cevap
  4. D
    Devletler arasındaki etkileşim süreci bir 'doğa durumu' olarak kabul edilse de, bu durum herkesin herkesle savaştığı bir kaos ortamından ziyade, ortak ahlaki ilkelerin var olduğu yönetilebilir bir zemin sunar.
  5. E
    İnsan aklının ve toplumsal yapıların tarihsel süreç içindeki ilerlemeci (progress) kapasitesi, savaşın uluslararası sorunların çözümünde meşru ve rasyonel bir araç olma özelliğini zamanla zayıflatacaktır.

Cevap

Uluslararası anarşinin devletleri beka endişesiyle güç maksimizasyonuna ve göreli kazanç arayışına ittiğini savunan ifade Klasik Liberalizm ile çelişir.
Doğru yanıt olan seçenek, uluslararası anarşinin devletleri zorunlu olarak güç maksimizasyonuna, beka endişesine ve sıfır toplamlı bir rekabete (göreli kazanç arayışına) ittiğini iddia etmektedir. Bu karamsar, güvenlik ikilemi merkezli ve determinist bakış açısı Klasik Liberalizm'in değil, Realizm ve Neorealizm (Yapısal Realizm) ekollerinin temel argümanıdır. Klasik liberalizm, Kant ve Locke'un felsefesi doğrultusunda, anarşi altında bile ortak ahlaki ilkelerin, hukukun ve karşılıklı ekonomik çıkarların (mutlak kazanç) kalıcı bir barış ve işbirliği düzeni (pozitif toplamlı oyun) yaratabileceğini savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel beklentiyi analiz etme
Soru, Klasik Liberalizmin (Kant, Locke, Aydınlanma) temel varsayımlarını özetlemekte ve seçenekler arasından bu felsefeyle uyuşmayan (çelişen) ifadeyi bulmamızı istemektedir.
Teorik sorularda, bir geleneğin sınırlarını belirlemek için ona zıt olan yaklaşımların argümanlarını tespit etmek gerekir.
2
Seçenekleri liberal düşüncenin temel kavramlarıyla eşleştirme
Rasyonel işbirliği (Kant federasyonu), cumhuriyetçi rejimlerin barışçıllığı (Kant'ın ebedi barışı), iyimser doğa durumu (Locke) ve tarihsel ilerleme (Aydınlanma) liberalizmin parçalarıdır.
Klasik liberalizmi oluşturan alt unsurları teyit ederek doğru ifadeleri elememiz gerekir.
3
Çelişen ifadeyi (Realist argümanı) belirleme
Sürekli beka endişesi, güç maksimizasyonu ve 'göreli kazanç' (relative gains) kavramları yapısal realizmin ve klasik realizmin temel iddialarıdır. Bu durum liberalizmin ilerlemeci ve işbirliğine açık doğasıyla taban tabana zıttır.
Uluslararası ilişkiler disiplinindeki büyük tartışmalarda realizm ve liberalizm ontolojik olarak birbirlerine zıt kutupları temsil eder.

Anahtar Kavram

Klasik Liberalizmin Realizmden Ayrıldığı Noktalar
Bu soruyu puanla