Uluslararası tahkim (hakemlik) usulünde tarafların irade özerkliğinin temel belgesi olan 'tahkim sözleşmesi' (kompromi) ile belirlenen yetki sınırları, uygulanacak hukuk rejimi ve sürecin işleyişi dikkate alındığında; aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken yanlıştır?
- Tahkim sözleşmesinde uyuşmazlığın hangi hukuk kurallarına göre çözüleceği belirtilmemişse, hakem heyeti uyuşmazlığın doğası gereği kendiliğinden 'hakkaniyet ve nisfet' (ex aequo et bono) ilkelerine göre karar verme yetkisine sahip olur.Cevap
- BTahkim sözleşmesi, hakem heyetinin uyuşmazlığın esasına yönelik yargı yetkisinin (jurisdiction) ve uyuşmazlık konusunun sınırlarının belirlenmesinde temel hukuki dayanağı oluşturur.
- CHakem heyetinin tahkim sözleşmesiyle kendisine verilen yetki sınırlarını aşarak (excès de pouvoir) karar vermesi, verilen hakem kararının sakatlanmasına veya geçersizliğine yol açabilecek bir hukuki durumdur.
- DTahkim sonucunda verilen nihai kararlar taraflar için hukuken kesin ve bağlayıcı nitelikte olup bu yönüyle bağlayıcılığı olmayan uzlaştırma komisyonu raporlarından temel bir fark gösterir.
- ETahkim sözleşmesinde taraflar uyuşmazlığı karara bağlayacak hakemlerin sayısını, niteliklerini ve seçilme usulünü uluslararası hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla serbestçe belirleyebilirler.
Cevap
Hakem heyetinin tarafların açık rızası olmaksızın kendiliğinden hakkaniyet ve nisfet ilkelerine göre karar verebileceği ifadesi hukuken yanlıştır.
Uluslararası hukukta yargısal ve tahkim yoluyla çözüm süreçlerinde, hakemlerin veya hâkimlerin hukukun dışına çıkarak hakkaniyet ve nisfet (ex aequo et bono) temelinde karar verebilmeleri için uyuşmazlığın taraflarının bu yönde 'açık ve kesin' rızası bulunmalıdır. Taraflar tahkim sözleşmesinde (kompromi) uygulanacak hukuku belirtmemişlerse, hakem heyeti kendiliğinden hakkaniyet yetkisi kazanamaz; aksine genel uluslararası hukuk kurallarını uygulamakla mükelleftir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tahkimde İrade Özerkliği ve Hakkaniyet Yetkisi