Uluslararası ilişkilerde Galler Okulu (Eleştirel Güvenlik Çalışmaları), geleneksel realizmin devlet merkezli ve statükocu güvenlik anlayışına karşı çıkarak güvenliğin ontolojik odağını bireye kaydırır. Bu yaklaşıma göre güvenlik; bireyleri ve insan topluluklarını savaş, açlık, baskı ve yoksulluk gibi kendi kaderlerini tayin etmelerini ve potansiyellerini gerçekleştirmelerini engelleyen her türlü pratikten kurtarma sürecidir.
Buna göre, Galler Okulu'nun temel argümanları dikkate alındığında, bu yaklaşımın güvenlik anlayışıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AGüvenlik, devletin bekasını sağlamak adına askeri kapasitenin artırılması ve sistemdeki güç dengesinin korunmasıdır.
- Güvenlik ve özgürleşme kavramları bir madalyonun iki yüzü gibidir; bireyler yapısal baskılardan kurtulmadıkça gerçek anlamda güvenli olamazlar.Cevap
- CBir konunun güvenlik meselesi haline gelmesi, siyasi seçkinlerin o konuyu bir tehdit olarak kurguladığı söylemsel bir süreçtir.
- DGüvenlik, anarşik uluslararası sistemde devletlerin birbirlerine karşı duydukları güvensizliği azaltan ve karşılıklı kazancı artıran uluslararası rejimlerin inşasıdır.
- EGüvenlik, uluslararası toplumun temel kurumları olan diplomasi ve büyük güçlerin yönetimi aracılığıyla devletler arası düzenin korunmasıdır.
Cevap
Güvenlik ve özgürleşme (emancipation) kavramlarının bir madalyonun iki yüzü gibi birbirini tamamladığını savunan ifade doğrudur.
Galler Okulu'nun (özellikle Ken Booth'un) temel argümanı, güvenliğin ancak bireylerin üzerindeki yapısal, ekonomik ve siyasi baskıların kaldırılmasıyla (özgürleşme) mümkün olabileceğidir. Bu yaklaşımda güvenlik ve özgürleşme, birbirini var eden iki kavram olarak ele alınır. Devlet, bu süreçte bir araç olabilir ancak nihai amaç değildir; hatta bazen özgürleşmenin önündeki bir engeldir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Özgürleşme (Emancipation) ve İnsan Merkezli Güvenlik
Tahmini Süre:1m 15s