Alfa Devleti, uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul edilen ve belirli otonom silah sistemlerinin kullanımını yasaklayan çok taraflı bir antlaşmaya taraf olmamıştır. Zamanla bu yasak, yaygın bir devlet uygulaması (maddi unsur) ve tutarlı bir 'opinio juris' (manevi unsur) ile desteklenerek genel bir uluslararası teâmül (yapılageliş) hukuku kuralına dönüşmüştür. Ancak Alfa Devleti, bu kuralın oluşum sürecinin en başından itibaren söz konusu yasağı tanımadığını tutarlı ve açık bir biçimde uluslararası platformlarda beyan etmeyi sürdürmüştür. İlerleyen yıllarda Beta Devleti, teâmül kuralı hâline gelen bu yasağın Alfa Devleti için de bağlayıcı olduğunu iddia etmiştir.
Uluslararası hukukun kaynaklarına ilişkin kurallar dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
- Söz konusu teâmül kuralı 'jus cogens' (emredici kural) mertebesine ulaşmadığı sürece, kuralın oluşumuna başından beri açıkça ve tutarlı şekilde karşı çıkan Alfa Devleti 'sürekli itirazcı' konumundadır ve kuraldan muaf tutulur.Cevap
- BBir antlaşma kuralı teâmül hukukuna dönüştüğü anda otomatik olarak 'jus cogens' niteliği kazanacağından, Alfa Devleti'nin başlangıçtan beri yaptığı itirazlar yasağın bağlayıcılığını ortadan kaldıramaz.
- CAlfa Devleti'nin sürekli itirazcı statüsünü kazanabilmesi için, ret beyanlarının asli hukuk kaynağı sayılan uluslararası yargı kararları veya doktrin tarafından açıkça onaylanmış olması şarttır.
- DAlfa Devleti, karşı tarafın rızası aranmaksızın doğrudan hakkaniyet ve nisfet (ex aequo et bono) kuralını işleterek veya hukukun genel ilkelerine sığınarak teâmül kuralının kendisine uygulanmasını engelleyebilir.
- EUyuşmazlığın Uluslararası Adalet Divanına taşınması hâlinde Divan, teâmül kuralının evrensel niteliğine dayanarak Alfa Devleti'nin yargı yetkisine ilişkin rızasını aramaksızın re'sen yargılama yapar.