'li yıllarda 'Büyümenin Sınırları' (Limits to Growth) raporuyla ivme kazanan ekolojik tartışmalar, Uluslararası İlişkiler disiplininde Yeşil Teori'nin özgün bir paradigma olarak gelişimini tetiklemiştir. Yeşil Teori, ana akım yaklaşımların 'çevrecilik' (environmentalism) olarak nitelendirdiği reformist ve antroposentrik (insan merkezli) tutuma karşı, Westphalia egemenlik anlayışının ve siyasal topluluk sınırlarının ontolojik olarak aşılması gerektiğini savunur. Buna göre Yeşil Teori’nin, küresel müştereklerin (global commons) korunması ve ekolojik krizlerin çözümü noktasında önerdiği temel perspektif aşağıdakilerden hangisidir?
- Ekomerkezci (ecocentric) bir etik anlayışı benimseyerek, devletin sınırlarla çevrili ulusal çıkar odaklı yapısını reddetmesi ve siyasal topluluğun sınırlarını tüm ekosistemi kapsayacak şekilde (Yeşil Devlet) yeniden tanımlaması.Cevap
- BEkolojik sorunların mevcut uluslararası rejimler, teknolojik yenilikler ve serbest piyasa mekanizmaları aracılığıyla, devletlerin egemenlik hakları ve ekonomik büyüme öncelikleri korunarak çözülebileceğini savunan reformist bir tutum sergilemesi.
- CSınır aşan kirlilik ve kaynak kıtlığı gibi sorunların, uluslararası sistemin anarşik yapısında devletler için yeni birer güç parametresi yarattığını ve devletlerin bu süreçte göreli kazançlarını maksimize etmesi gerektiğini vurgulaması.
- DÇevre koruma normlarının uluslararası toplumda yayılmasını, devletlerin kimlik ve çıkar tanımlarının sosyal inşası üzerinden açıklayarak 'norm yaşam döngüsü' modelini ve devletlerarası sosyalleşmeyi merkeze alması.
- EKüresel ekolojik bozulmanın temel faili olarak gördüğü kapitalist dünya sisteminin 'merkez-yarı çevre-çevre' hiyerarşisinin ortadan kaldırılarak, ekolojik adaletin yalnızca ekonomik eşitlik üzerinden tesis edilmesi.
Cevap
Ekomerkezci (ecocentric) bir etik anlayışı benimseyerek, devletin sınırlarla çevrili ulusal çıkar odaklı yapısını reddetmesi ve siyasal topluluğun sınırlarını tüm ekosistemi kapsayacak şekilde (Yeşil Devlet) yeniden tanımlaması.
Doğru seçenek, Yeşil Teori'nin temelini oluşturan ekomerkezci (ecocentric) etik anlayışı ve bu doğrultuda devletin geçirmesi gereken radikal dönüşümü tam olarak yansıtmaktadır. Yeşil Teori, antroposentrik (insan merkezli) bakış açısını reddederek doğanın araçsal değil, kendinden bir değeri olduğunu savunur. Bu bağlamda, Westphalia sisteminin sınırlarla belirlenmiş 'ulusal çıkar' anlayışının ekolojik krizleri çözemeyeceğini, çözümün ancak ekosistemin tamamını kapsayan bir 'Yeşil Devlet' ve 'ekolojik vatandaşlık' anlayışıyla mümkün olduğunu ileri sürer.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Ekomerkezcilik (Ecocentrism) ve Yeşil Devlet (The Green State)
Daha Fazla Pratik
Robyn Eckersley'in 'Yeşil Devlet' (The Green State) kitabındaki egemenlik eleştirisini inceleyerek, teorinin kurumsal önerilerini derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s