Soru

Zorluk: OrtaYargısal Çözüm ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD)

Birleşmiş Milletler (BM) üyesi olan P ve R devletleri arasında, diplomatik misyonların faaliyetlerine ilişkin hukuki bir uyuşmazlık yaşanmaktadır. P devleti, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 36. maddesinin 2. fıkrasında yer alan 'ihtiyari yetki klozunu' (isteğe bağlı yetki) geçmişte şartsız olarak kabul ettiğini beyan etmiştir. R devleti ise BM üyesi olmakla birlikte, Divan'ın yargı yetkisini tanıyan herhangi bir genel bildirimi bulunmamaktadır ve taraflar bu uyuşmazlığın Divan'a götürülmesi için özel bir tahkimname (compromis) de akdetmemiştir. Diplomatik yollarla sonuç alınamaması üzerine P devleti, R devletini tek taraflı bir dilekçeyle UAD'ye dava etmiştir.

Bu olay bağlamında, Uluslararası Adalet Divanının yargı yetkisi ve uluslararası yargı kuralları hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. Uluslararası hukukta yargısal çözüm rızailik ilkesine dayandığından ve R devletinin Divan'ın yargı yetkisini kabul eden bir iradesi bulunmadığından, Divan'ın davaya bakma yetkisi yoktur.Cevap
  2. B
    Tarafların BM üyesi olmaları sebebiyle UAD Statüsü onlara doğrudan uygulanır ve Birleşmiş Milletlerin asli yargı organı olan Divan'ın zorunlu yargı yetkisi her iki devlet için kendiliğinden doğar.
  3. C
    P devletinin ihtiyari yetki klozunu önceden kabul etmiş olması, ona diğer BM üyesi devletleri açık rızaları aranmaksızın tek taraflı olarak dava etme hususunda mutlak bir hak tanır.
  4. D
    Divan, çekişmeli davaya bakmak hususunda yetkisizliğine hükmetse dahi, P devletinin resmi talebi üzerine uyuşmazlığın esasına ilişkin hukuken bağlayıcı bir danışma görüşü yayımlamakla yükümlüdür.
  5. E
    P devletinin zarar gören diplomatik memurları, uluslararası hukukun birer süjesi oldukları için bizzat Divan'a başvurarak bu davada doğrudan davacı sıfatı kazanabilirler.

Cevap

R devletinin Divan'ın yargı yetkisini tanıyan açık bir kabulü bulunmadığı için Divan'ın davaya bakma yetkisi bulunmamaktadır.
Uluslararası Adalet Divanının devletler arasındaki çekişmeli bir uyuşmazlığa bakabilmesi, ancak uyuşmazlığa taraf olan tüm devletlerin açıkça rıza göstermesiyle (rızailik ilkesi) mümkündür. İhtiyari yetki klozunun (Statü Madde 36/2) işletilebilmesi için de karşılıklılık ilkesi gereği her iki devletin de bu yönde beyanda bulunmuş olması gerekir. Olayda R devletinin herhangi bir şekilde Divan'ın yetkisini kabul eden rızası olmadığından, tek taraflı bir başvuruya dayanan bu davada UAD esastan inceleme yetkisine sahip değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki devletlerin Divan'ın yargı yetkisini kabul durumunu incelemek.
P devleti ihtiyari yetki klozunu kabul etmiş, ancak R devleti ne ihtiyari yetkiyi tanımış ne de özel bir tahkimname imzalamıştır.
Uluslararası yargıda bir davanın esastan incelenebilmesi için rızailik ilkesi gereği uyuşmazlığın her iki tarafının da Divan'ın yetkisini tanımış olması gerekir.
2
İhtiyari yetki klozunun tek taraflı olarak karşı tarafı bağlayıp bağlamadığını değerlendirmek.
İhtiyari yetki klozu karşılıklılık esasına dayandığı için R devletinin rızası yerine geçmez.
Sadece bir tarafın beyanı, rıza göstermeyen diğer devleti Divan önünde davalı konumuna düşüremez.
3
Danışma görüşü ve bireysel başvuru yollarının olayda uygulanabilirliğini test etmek.
Devletlerin danışma görüşü isteyemeyeceği ve bireylerin (diplomatların) UAD'de taraf olamayacağı sonucuna varılır.
UAD Statüsü Madde 34 ve Madde 65'teki açık kurallar bunu yasaklamaktadır.

Anahtar Kavram

Uluslararası Adalet Divanında Rızailik İlkesi, İhtiyari Yetki ve Dava Ehliyeti
Bu soruyu puanla