Siber saldırılar nedeniyle kritik altyapısı ağır hasar gören K Devleti, bu eylemlerin sorumlusu olduğunu iddia ettiği L Devleti'ne karşı Uluslararası Adalet Divanında (UAD) dava açmıştır. K Devleti, UAD Statüsü'nün 36. maddesi uyarınca "zorunlu yargı yetkisini" önceden tek taraflı bildirimle kabul etmiştir. Ancak L Devleti'nin ne böyle bir bildirimi ne de uyuşmazlığın çözümüne dair K Devleti ile yapılmış özel bir anlaşması (tahkimname) bulunmaktadır. Buna rağmen L Devleti, Divan'a sunduğu dilekçede herhangi bir yetki itirazında bulunmaksızın doğrudan davanın esasına yönelik hukuki savunmalarını gerçekleştirmiştir.
Eş zamanlı olarak şu iki gelişme yaşanmıştır:
I. BM uzmanlık kuruluşu olan Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), kendi görev alanına giren bu küresel uyuşmazlığın hukuki boyutu hakkında Divan'dan danışma görüşü talep etmiştir.
II. Siber saldırılardan doğrudan zarara uğrayan K Devleti merkezli çok uluslu bir teknoloji şirketi, davaya müdahil taraf olmak için Divan'a doğrudan başvurmuştur.
Uluslararası Adalet Divanının yargı ve danışma yetkisi kuralları dikkate alındığında, bu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi hukuken doğrudur?
- L Devleti'nin esasa ilişkin savunma sunması zımni rıza (forum prorogatum) teşkil ettiğinden Divan'ın davaya bakma yetkisi vardır; ITU danışma görüşü isteyebilir ancak çok uluslu şirket davaya taraf olamaz.Cevap
- BK Devleti zorunlu yargı yetkisini tek taraflı bildirimle kabul ettiğinden Divan'ın yetkisi kendiliğinden doğar; bu nedenle L Devleti'nin rızasına veya savunma sunmasına bakılmaksızın yargılama usulen başlar.
- CKüreselleşmenin etkisiyle uluslararası hukukun aktif süjesi haline gelen çok uluslu şirket, tıpkı devletler gibi Divan önündeki çekişmeli davaya taraf sıfatıyla doğrudan müdahil olabilir.
- DITU'nün talebi üzerine Divan'ın vereceği danışma görüşü, asli bir uluslararası hukuk kaynağı niteliği taşıyarak siber güvenlik konusunda tüm devletler için mutlak ve bağlayıcı bir yükümlülük yaratır.
- ETeknoloji şirketinin Divan'a doğrudan başvurabilmesi için öncelikle L Devleti'nin iç hukuk yollarını tüketmiş olması ve bu durumun K Devleti tarafından diplomatik koruma ile onaylanması şarttır.