John Herz ve Robert Jervis tarafından geliştirilen 'Güvenlik İkilemi' ( ) kavramı, uluslararası sistemde devletlerin saldırgan niyetleri olmasa dahi çatışma sarmalına girebileceğini savunur. Bu yaklaşımda, bir devletin kendi güvenliğini artırmak için aldığı rasyonel önlemlerin, diğer devletlerin güvenliğini azaltarak genel bir güvensizlik ortamı yaratması 'trajik' bir durum olarak nitelendirilir.
Buna göre, güvenlik ikileminin ortaya çıkmasına neden olan temel yapısal dinamik aşağıdakilerden hangisidir?
- Uluslararası sistemin anarşik yapısı nedeniyle devletlerin birbirlerinin niyetlerinden asla tam olarak emin olamamalarıCevap
- BDevletlerin rasyonel davranmak yerine, insan doğasındaki hükmetme arzusuyla güç maksimizasyonuna odaklanmaları
- CUluslararası örgütlerin ve hukukun yetersizliği sonucu sistemde mutlak bir kaosun hakim olması
- DDevletlerin güvenlik arayışında mutlak kazanç elde etmek için iş birliği yapmaktan kaçınmaları
- ERevizyonist devletlerin mevcut statükoyu bozmak amacıyla askeri kapasitelerini sürekli olarak artırması
Cevap
Uluslararası sistemin anarşik yapısı nedeniyle devletlerin birbirlerinin niyetlerinden emin olamamaları
Doğru yanıt olan seçenek, güvenlik ikileminin temelinde yatan 'belirsizlik' () ve 'anarşi' kavramlarını birleştirir. Robert Jervis'e göre, uluslararası sistemde merkezi bir yargıç veya polis gücü olmadığı için, bir devletin kendi güvenliğini korumak amacıyla ordusunu güçlendirmesi, rakip devlet tarafından niyetinin gelecekte değişebileceği veya mevcut silahlanmanın saldırı amaçlı olabileceği şeklinde yorumlanır. Bu durum tarafları istemedikleri halde bir silahlanma yarışına ( ) sokar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Yapısal Anarşi ve Niyet Belirsizliği
Daha Fazla Pratik
Jervis'in 'Saldırı-Savunma Dengesi' (- ) kavramını inceleyerek güvenlik ikileminin hangi durumlarda daha şiddetli yaşandığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s