Atlas ve Pasifik devletleri, aralarındaki sınır aşan bir petrol boru hattından kaynaklanan sızıntı nedeniyle oluşan çevresel zararların tazminine ilişkin uyuşmazlığı diplomatik müzakerelerle çözemeyince, kendi belirledikleri üyelerden oluşan uluslararası bir hakem heyetine başvurma kararı almışlardır. İki devlet arasında imzalanan tahkimnamede (compromis), heyetin yetki çerçevesi detaylıca çizilmiş ve uyuşmazlığı yalnızca yürürlükteki uluslararası antlaşmalara göre değil, aynı zamanda 'hakkaniyet ve nisfet' (ex aequo et bono) temelinde de karara bağlayabileceği açıkça düzenlenmiştir. Yargılama neticesinde heyet, tarafların argümanlarını değerlendirerek nihai bir karar tesis etmiştir.
Bu olay bağlamında, uluslararası tahkim kurumu ve hakem heyetinin yetkileri dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
- AHakem heyetinin kararı, tıpkı uzlaştırma komisyonu raporları gibi taraflara sunulan ve hukuki bağlayıcılığı bulunmayan, yalnızca tavsiye niteliğindeki bir çözüm önerisidir.
- BHeyetin uyuşmazlığı hakkaniyet ve nisfet temelinde karara bağlayabilmesi için tahkimnamede açık rıza şartı aranmaz; bu yetki hukukun genel ilkelerinden doğrudan kaynaklanır.
- Hakem heyetinin tesis ettiği karar, uzlaştırma yönteminden farklı olarak taraflar için hukuken bağlayıcı nitelik taşır ve tahkimnamenin belirlediği sınırlar içinde uyuşmazlığı kesin olarak çözer.Cevap
- DHakem heyetinin verdiği bu nihai karar, gelecekte ortaya çıkabilecek benzer çevresel zarar uyuşmazlıklarında diğer tüm devletler için uyulması mecburi bir asli hukuk kaynağı oluşturur.
- ETahkim sürecinde heyet, dostça girişim yönteminde olduğu gibi ihtilafın esasına dair bağlayıcı bir hüküm kuramaz, yalnızca tarafları diplomatik müzakere masasında bir araya getirmekle yetinir.