Soru

Zorluk: Çok zorNeorealizm (Yapısal Realizm) ve Kenneth Waltz

Kenneth Waltz, 'İnsan, Devlet ve Savaş' (Man, the State, and War) adlı eserinde savaşın nedenlerini üç farklı 'imaj' (düzey) üzerinden incelerken; uluslararası sistemin anarşik yapısını savaşın 'izin verici nedeni' (permissive cause) olarak tanımlamıştır. Waltz, daha sonra 'Uluslararası Siyaset Teorisi' eserinde bu yapısal mantığı sistemik bir teoriye dönüştürerek devlet davranışlarının birim düzeyindeki özelliklerden bağımsız olarak sistem tarafından nasıl kısıtlandığını açıklamıştır.

Waltz’ın bu kuramsal çerçevesi temel alındığında; uluslararası sistemdeki tüm devletlerin iç yapılarının demokratikleştiği ve 'barışçıl niyetlere' sahip aktörlere dönüştüğü varsayılan bir senaryoda, sistemik düzeydeki rekabet ve çatışma potansiyelinin seyri hakkında yapılabilecek en isabetli yapısal realist çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Uluslararası sistemin anarşik yapısı ve merkezi otoritenin yokluğu değişmediği sürece, birimlerin niyetlerinden bağımsız olarak güvenlik ikilemi ve göreli kazanç endişesi rekabetçi davranışları zorunlu kılmaya devam eder.Cevap
  2. B
    Birim düzeyindeki bu köklü değişim, sistemin 'düzenleyici ilkesini' (ordering principle) hiyerarşik bir yapıya dönüştürerek devletlerin işlevsel benzerliğini ortadan kaldırır ve güç dengesi mekanizmasını işlevsiz kılar.
  3. C
    Devletlerin niyetleri 'iyicil' ve şeffaf hale geldiği için, anarşi kavramı 'kaos' anlamını yitirir ve uluslararası rejimler üzerinden mutlak kazanç odaklı bir iş birliği kalıcı hale gelir.
  4. D
    İnsan doğasındaki çatışma ve güç tutkusu demokratik kurumlar tarafından dizginlendiği için, realizmin temel ontolojik dayanağı çöker ve devletler arası sistem 'uluslararası topluma' evrilir.
  5. E
    Demokratik barışın sağladığı güven ortamı, devletlerin kapasite dağılımına (distribution of capabilities) dayalı hassasiyetlerini sona erdirerek iş bölümü ve uzmanlaşmayı teşvik eder.

Cevap

Uluslararası sistemin anarşik yapısı ve merkezi otoritenin yokluğu değişmediği sürece, birimlerin niyetlerinden bağımsız olarak güvenlik ikilemi ve göreli kazanç endişesi rekabetçi davranışları zorunlu kılmaya devam eder.
Yapısal realizmde uluslararası sistemin anarşik yapısı, devlet davranışlarını kısıtlayan en temel faktördür. Kenneth Waltz'a göre, sistemdeki devletlerin tamamı demokratik veya barışçıl olsa bile, üstün bir otoritenin yokluğu (anarşi) devletleri kendi güvenliklerini sağlamaya (self-help) iter. Bu durum, devletlerin birbirlerinin niyetlerinden emin olamamalarına ve 'güvenlik ikilemi' içinde rekabet etmelerine neden olur. Dolayısıyla, birim düzeyindeki değişimler (demokratikleşme), sistemik düzeydeki rekabetçi mantığı ortadan kaldırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Waltz'ın analiz düzeylerini (imajlarını) belirle.
Üçüncü imajın (sistemik yapı/anarşi) birim düzeyinden bağımsız bir 'izin verici neden' olduğu anlaşıldı.
Waltz'ın teorisi, birim düzeyindeki (devletlerin iç yapısı) özelliklerin sistemik sonuçları tek başına açıklayamayacağını savunur.
2
Anarşi ve niyetler arasındaki ilişkiyi analiz et.
Devletler barışçıl olsa bile, merkezi bir otorite (Leviathan) yoksa güvenliklerini sağlamak için silahlanmak ve diğerlerinin göreli kazançlarını takip etmek zorundadırlar.
Uluslararası sistemde niyetler belirsizdir ve her zaman değişebilir; bu durum devletleri 'en kötü senaryoya' göre hareket etmeye zorlar.
3
Sonucu yapısal realist perspektifle doğrula.
Sistemin yapısı değişmedikçe (anarşiden hiyerarşiye geçilmedikçe), devletlerin davranış kalıpları (güç dengesi, rekabet) birim düzeyindeki değişimlerden etkilenmeden devam eder.
Bu, Waltz'ın indirgemeci (reductionist) olmayan sistemik teorisinin temel iddiasıdır.

Anahtar Kavram

Sistemik Belirlenim ve Üçüncü İmaj (İzin Verici Neden)

Daha Fazla Pratik

Kenneth Waltz'ın savunmacı realizm (defensive realism) ile Stephen Walt'ın 'Tehdit Dengesi' (Balance of Threat) teorisi arasındaki ilişkiyi incelemek, yapısal kısıtların farklı yorumlarını anlamanıza yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla