İngiliz Okulu (English School) teorisyenleri arasında uluslararası toplumun mahiyeti üzerine yürütülen tartışmalarda; 'çoğulculuk' (plüralizm) ve 'dayanışmacılık' (solidarizm) kanatları, özellikle egemenlik ve insani müdahale konularında temelden ayrışmaktadır. Çoğulcu kanat, devletlerin kendi iç işlerinde mutlak yetki sahibi olmasını ve dış müdahaleden kaçınılmasını uluslararası düzenin kurucu unsuru olarak görürken, dayanışmacıların 'maximalist' adalet gündemine eleştirel yaklaşmaktadır.
Buna göre; çoğulcu (plüralist) kanadın, insani müdahale pratiklerinin 'uluslararası toplumun istikrarını bozacağı' yönündeki kaygısını temellendirdiği temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
- Dünyadaki ahlaki ve siyasi değerlerin çeşitliliği karşısında ortak bir adalet anlayışını dayatmanın, devletler arasındaki asgari uzlaşıyı (modus vivendi) yıkarak toplumu yeniden çatışmacı bir 'sistem' düzeyine geriletme riskiCevap
- BBireylerin uluslararası hukukun asli özneleri haline gelerek devlet egemenliğini aşındırmasının, küresel bir 'dünya toplumu' (world society) inşası için kaçınılmaz bir ön koşul olduğu inancı
- CUluslararası anarşinin doğası gereği devletlerin yalnızca rasyonel çıkarlarını korumaya odaklanması ve ahlaki normların devlet davranışları üzerinde hiçbir bağlayıcılığının bulunmaması
- DEgemenliğin, devletlere tanınmış mutlak bir haktan ziyade uluslararası toplum tarafından bireylerin güvenliğini sağlamak koşuluyla verilen geçici bir yetki olması
- EUluslararası toplumun kurumsallaşma düzeyinin zayıflığı nedeniyle, devletlerin mutlak kazanç yerine her zaman göreli kazanç peşinde koşmasının kaçınılmazlığı
Cevap
Çoğulcu yaklaşımın temel gerekçesi, dünyadaki ahlaki ve siyasi değer çeşitliliğinin bir dayatma ile bozulmasının uluslararası düzeni ve barışı tehlikeye atacağı düşüncesidir.
Çoğulcu yaklaşım (pluralism), uluslararası toplumu bir 'bir arada yaşama toplumu' (society of coexistence) olarak görür. Bu anlayışa göre, dünyadaki devletler farklı ahlaki, kültürel ve siyasi değerlere sahiptir. Eğer uluslararası toplum bu devletlerin bir kısmına (örneğin insani müdahale aracılığıyla) evrensel bir adalet anlayışını dayatmaya kalkarsa, bu durum egemenlik kurumunu zayıflatır ve devletlerin birbirlerine olan güvenini sarsarak uluslararası düzeni (order) yıkar. Dolayısıyla, asgari bir istikrar için 'düzen', 'adaletten' önce gelmelidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İngiliz Okulu'nda Çoğulculuk: Farklı değerlere sahip devletlerin barış içinde bir arada yaşaması için egemenliğin ve müdahale etmeme ilkesinin mutlak önceliği.
İpuçları
1
Çoğulcu yaklaşımın, dünyadaki ahlaki değer çeşitliliğine (plurality of values) nasıl yaklaştığını düşünün.
2
Çoğulcular için uluslararası barışın korunması, evrensel bir adalet anlayışının sağlanmasından daha mı önemlidir?
3
Hedley Bull gibi çoğulcular, insani müdahalenin egemenlik sistemine ve dolayısıyla küresel barışa zarar verebileceği uyarısında bulunurlar.
Daha Fazla Pratik
Dayanışmacı kanadın temsilcilerinden Nicholas Wheeler'ın 'insani müdahale' için sunduğu kriterleri araştırarak iki yaklaşımı karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s