Uluslararası ilişkiler disiplininin bağımsız bir çalışma alanı olarak ortaya çıkışı, Birinci Dünya Savaşı'nın travmatik sonuçlarına bir tepki olarak şekillenmiş ve ağırlıklı olarak normatif kaygıların ön plana çıktığı bir evre olmuştur. 'Çıkarların uyumu' (harmony of interests) varsayımı üzerine inşa edilen bu entelektüel çabalar, savaşı insan doğasının kalıcı bir özelliği olarak değil, kusurlu uluslararası kurumların ve gizli diplomasinin bir sonucu olarak görmüştür.
Bu dönemin düşünsel temelleri, önde gelen aktörleri ve disiplin tarihindeki yeri dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
- ANorman Angell, 'Büyük Yanılsama' (The Great Illusion) adlı eserinde, modern sanayileşme ve ticari entegrasyonun devletler arasındaki savaşı ekonomik açıdan irrasyonel ve maliyetli hale getirdiğini savunarak idealist argümanlara güçlü bir zemin sunmuştur.
- BE.H. Carr, Birinci Büyük Tartışma'nın temel metinlerinden biri sayılan 'Yirmi Yıl Krizi'nde, idealistlerin 'çıkarların uyumu' varsayımını, mevcut statükoyu korumaya çalışan tatmin olmuş güçlerin ahlaki kılıfı olarak nitelendirip eleştirmiştir.
- C1928 yılında imzalanan Kellogg-Briand Paktı, devletlerin meşru müdafaa dışında ulusal politika aracı olarak savaşa başvurmasını hukuken yasaklayarak, dönemin uluslararası ilişkileri yasal metinlerle ehlileştirme vizyonunun zirvesini temsil etmiştir.
- DDönemin idealist paradigması, uluslararası sistemdeki anarşik yapının doğurduğu güvenlik tehditlerinin, Woodrow Wilson'ın On Dört Madde'sinde de vurgulanan Milletler Cemiyeti gibi kolektif güvenlik kurumları ve açık diplomasi ile aşılabileceğine inanmıştır.
- Woodrow Wilson'ın fikirleri öncülüğünde kurumsallaşan bu yaklaşım, devletler arası işbirliğinin sürdürülebilirliğini uluslararası rejimlerin 'işlem maliyetlerini düşürmesi' (transaction costs) ve 'bilgi asimetrisini azaltması' gibi rasyonel mekanizmalara dayandırmıştır.Cevap
Cevap
Woodrow Wilson'ın fikirleri öncülüğünde şekillenen idealist yaklaşımın devletler arası işbirliğini 'işlem maliyetlerini düşürmesi' ve 'bilgi asimetrisini azaltması' kavramlarıyla açıkladığını öne süren ifade yanlıştır.
İki Savaş Arası Dönem İdealizmi, kalıcı barışın 'çıkarların uyumu', ahlaki normlar, uluslararası hukuk (Kellogg-Briand Paktı gibi) ve kolektif güvenlik (Milletler Cemiyeti gibi) yoluyla sağlanabileceğine inanmıştır. 'İşlem maliyetlerini düşürme' (transaction costs) ve 'bilgi asimetrisini azaltma' kavramları ise ahlaki veya normatif değil, rasyonel seçim (rational choice) temellidir. Bu mikroekonomik analojiler, disiplinde yıllar sonra, 1970'lerin sonu ve 1980'lerde Robert Keohane gibi düşünürlerin öncülük ettiği Neoliberal Kurumsalcılık (Neoliberal Institutionalism) teorisi tarafından geliştirilmiştir. Dolayısıyla Woodrow Wilson ve İki Savaş Arası Dönem idealistlerinin bu rasyonel-kurumsal mekanizmaları öne sürdüğü iddiası kronolojik ve kavramsal olarak yanlıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İdealizm ve Neoliberal Kurumsalcılık Arasındaki Kavramsal Farklar