Soru

Zorluk: Çok zorGeleneksel ve Eleştirel İnşacılık Ayrımı

İnşacı (Konstrüktivist) teori, uluslararası ilişkiler disiplinine rasyonalist yaklaşımlara karşıt bir ontolojik temel sunarak dâhil olmuş, ancak zamanla Alexander Wendt gibi düşünürlerin temsil ettiği 'geleneksel (konvansiyonel)' ve daha çok post-yapısalcı felsefeden beslenen 'eleştirel' inşacılık olmak üzere iki ana eksene ayrılmıştır. Bu ayrımın merkezinde; bilginin doğası, kimliğin kavramsallaştırılması ve metodolojik kabuller yer almaktadır.

Uluslararası ilişkiler teorisindeki bu entelektüel ayrım dikkate alındığında, geleneksel ve eleştirel inşacılık arasındaki ontolojik ve epistemolojik farklılık aşağıdakilerden hangisinde en doğru şekilde ifade edilmiştir?

  1. Geleneksel inşacılık, ontolojik olarak kimlik ve çıkarların sosyal inşasını kabul etmesine rağmen epistemolojik açıdan bilimsel gerçekçi (pozitivist) bir nedensellik arayışını sürdürürken; eleştirel inşacılık bilginin iktidar ilişkilerinden bağımsız olamayacağını savunarak söylem ve dil pratiklerinin kimlikleri nasıl var ettiğine odaklanan post-pozitivist bir duruş sergiler.Cevap
  2. B
    Geleneksel inşacılık, 'anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' savıyla anarşinin uluslararası sistemde anında yok edilebilecek ütopik bir yanılsama olduğunu iddia ederken; eleştirel inşacılık anarşinin devletleri kısıtlayan değişmez ve mutlak bir ontolojik gerçeklik olduğunu öne sürer.
  3. C
    Her iki yaklaşım da fail (ajan) ve yapının karşılıklı inşasını reddederek; geleneksel inşacılık devlet davranışlarının yapı tarafından tek yönlü ve deterministik belirlendiğini, eleştirel inşacılık ise uluslararası politikanın yalnızca bireysel niyetlerle şekillendiğini savunur.
  4. D
    Eleştirel inşacılık analizini devletlerin sadece askeri bekasına dayanan geleneksel güvenlik anlayışıyla sınırlandırırken; geleneksel inşacılık insanı ve 'özgürleşme' (emancipation) hedefini yegâne analiz nesnesi olarak belirler.
  5. E
    Geleneksel inşacılık uluslararası politikayı yalnızca liderlerin psikolojik algıları ve bireysel düzeydeki karar alma mekanizmalarıyla açıklarken; eleştirel inşacılık sadece sistem düzeyindeki maddi güç dağılımına odaklanarak devlet kimliklerini göz ardı eder.

Cevap

Doğru yanıt, geleneksel inşacılığın bilimsel gerçekçi (pozitivist) kalmasına karşın eleştirel inşacılığın post-pozitivist ve söylem odaklı olduğunu belirten seçenektir.
Geleneksel inşacılık, ontolojik olarak gerçekliğin sosyal inşasını benimsemesine rağmen rasyonalist kuramlarla aynı bilimsel sahada tartışabilmek için epistemolojik olarak pozitivist (bilimsel gerçekçi) bir nedensellik arayışı içinde kalır. Buna karşın eleştirel inşacılık, post-yapısalcı bir temelle bilginin güç ilişkilerinden bağımsız, objektif bir alan olmadığını; dolayısıyla kimlik ve çıkarların dışsal nedensel bağlarla değil, söylemsel pratiklerle nasıl (how possible) inşa edildiğini sorgular. Doğru yanıt bu karmaşık felsefi uçurumu en yetkin ve eksiksiz şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel ve eleştirel inşacılık arasındaki temel felsefi ayrım noktasını tespit etmek.
Her iki dal ontolojik olarak dünyanın sosyal olarak inşa edildiğinde (fikirlerin, normların, kimliklerin önemi) birleşirken, bilginin nasıl elde edileceği ve gücün kavramsallaştırılması noktasında (epistemolojik ve metodolojik açıdan) ayrışırlar.
Sorunun yönelttiği iki yaklaşım arasındaki en kritik teorik farkı analiz edebilmek için ortak ontolojik temelin ötesine geçmek gerekir.
2
Geleneksel inşacılığın epistemolojik duruşunu tanımlamak.
A. Wendt tarafından formüle edilen geleneksel yaklaşım, neorealizm ve neoliberalizm gibi rasyonalist kuramlarla ortak bir dilde tartışabilmek için epistemolojik olarak pozitivist/bilimsel gerçekçi kalmayı seçer; 'neden' sorusu üzerinden nedensel yasalar bulmaya çalışır.
Seçeneklerde geleneksel inşacılığın bilimsellik ve nedensellik bağlamındaki tutumunu filtrelemek için gereklidir.
3
Eleştirel inşacılığın epistemolojik duruşunu tanımlayıp seçeneklerle eşleştirmek.
Post-yapısalcılıktan beslenen eleştirel inşacılık, mutlak ve tarafsız bir bilginin mümkün olmadığını, bilginin daima iktidar ürettiğini savunur. Kimliklerin nedensellikten ziyade söylemsel ve dilsel pratiklerle 'nasıl mümkün kılındığına' (how possible) odaklanır. Bu bütüncül ayrımı yansıtan ifade tespit edilir.
İki inşacı ana akım arasındaki kırılma noktasının tam bir teorik portresini oluşturarak doğru yanıta ulaşmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Geleneksel ve Eleştirel İnşacılık Arasındaki Epistemolojik Ayrım
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla