Soru

Zorluk: Çok zorEleştirel Güvenlik Çalışmaları (Galler Okulu)

Galler Okulu'nun (Eleştirel Güvenlik Çalışmaları) önde gelen düşünürlerinden Ken Booth, güvenliğin bağımsız ve kendi başına var olan nesnel bir olgu değil, siyaset teorisinden 'türetilmiş bir kavram' (derivative concept) olduğunu ileri sürer. Geleneksel yaklaşımların 'devletçilik' (statism) yanılsaması içinde olduğunu belirten Okul, güvenliğin referans nesnesini ve nihai amacını radikal bir biçimde yeniden tanımlar.

Buna göre, Galler Okulu'nun güvenlik ile özgürleşme (emancipation) arasında kurduğu ontolojik ilişki ve devletin bu süreçteki rolü hakkında aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

  1. A
    Güvenlik, karar alıcıların bir meseleyi varoluşsal tehdit olarak sunarak olağanüstü tedbirleri meşrulaştırdığı bir 'söz-eylem' (speech act) pratiğidir; özgürleşme ise meselelerin bu olağanüstü alandan çıkarılıp normal siyasete döndürülmesiyle sağlanır.
  2. B
    Özgürleşme, devletin uluslararası sistemin anarşik yapısından kaynaklanan beka (survival) sorununu kalıcı olarak çözümlemesiyle ulaşılan bir hedeftir; bu nedenle güvenliğin derinleştirilmesi, ancak ulus-devletin kapasitesinin maksimize edilmesiyle bireye yansıtılabilir.
  3. Güvenlik, nihai ve durağan bir durum olmaktan ziyade, insanları temel ihtiyaçlarından mahrum bırakan her türlü fiziki ve yapısal kısıtlamadan kurtulma sürecinin doğal bir sonucudur; bu bağlamda devlet mutlak referans nesnesi değil, duruma göre özgürleşmenin aracı veya en büyük tehdit kaynağıdır.Cevap
  4. D
    Güvenlik söylemi, modern iktidarın bilgi-iktidar mekanizmaları üzerinden ürettiği dışlayıcı bir kurgudan ibaret olduğundan, özgürleşme evrensel ve normatif bir proje olarak kurgulanamaz; yapılabilecek tek şey mevcut güvenlik söylemlerinin yapıbozuma uğratılmasıdır.
  5. E
    Güvenlik ve özgürleşme, fail ile uluslararası yapı arasındaki karşılıklı inşanın bir ürünüdür; devletlerin oluşturduğu anarşi kültürü Hobbesçu bir nitelik taşıdığı sürece, ontolojik olarak devletin üzerinde yer alan evrensel bir insanlık kimliğinden bahsedilemez.

Cevap

Doğru yanıt, güvenliği durağan bir durum yerine insanları yapısal ve fiziki kısıtlamalardan kurtarma süreci (özgürleşme) olarak tanımlayan ve devleti mutlak referans nesnesi olmaktan çıkaran seçenektir.
Ken Booth ve Richard Wyn Jones tarafından şekillendirilen Galler Okulu, güvenliği salt askeri tehditlerin yokluğu olarak değil, bireyleri ve toplumları kısıtlayan savaş, yoksulluk, baskı gibi engellerden kurtuluş (emancipation) süreci olarak tanımlar. Bu çerçevede devlet, nihai korunması gereken kutsal bir varlık (referans nesnesi) olmaktan çıkarılır. Devlet ancak insanların özgürleşmesini sağlayabildiği sürece faydalı bir araçtır; aksi takdirde bizzat güvenlik tehdidi haline gelir. Doğru yanıt, bu teorik zemini eksiksiz bir biçimde yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Galler Okulu'nun güvenliğin referans nesnesine bakış açısını belirle.
Referans nesnesi devlet değil, insan/birey ve küresel toplumdur.
Okul, geleneksel realizmin 'devletçilik' (statism) vurgusunu reddederek, devletin çoğu zaman kendi vatandaşlarına yönelik en büyük tehdit kaynağı olduğunu savunur.
2
Okulun 'özgürleşme' (emancipation) kavramını nasıl konumlandırdığını analiz et.
Güvenlik ve özgürleşme aynı madalyonun iki yüzüdür; güvenlik ancak insanların potansiyellerini gerçekleştirmesini engelleyen kısıtlamalardan kurtulmasıyla mümkündür.
Ken Booth'un 'Güvenlik, özgürleşmedir' (Security is emancipation) yaklaşımı.
3
Diğer eleştirel/post-pozitivist okullarla olan ayrımları tespit et ve çeldiricileri ele.
Söz-eylem (Kopenhag Okulu), yapıbozum/bilgi-iktidar (Post-yapısalcılık) ve anarşi kültürleri (İnşacılık) kavramlarını içeren seçenekler elenir.
Galler Okulu normatif ve dönüştürücü bir amaca (evrensel insan özgürleşmesi) sahip olmasıyla post-yapısalcılıktan; insanı merkeze almasıyla da devleti merkeze alan inşacılıktan ve realizmden ayrılır.

Anahtar Kavram

Özgürleşme (Emancipation) ve İnsan Odaklı Güvenlik
Bu soruyu puanla