Uluslararası İlişkiler disiplininin gelişiminde "İki Savaş Arası Dönem" (1919-1939), Birinci Büyük Tartışma'nın temelini oluşturan İdealist (Ütopik Liberal) yaklaşıma ev sahipliği yapmıştır. Bu dönemdeki teorik varsayımlar ve kavramsal tartışmalar dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- İdealist paradigma; Norman Angell'ın ekonomik karşılıklı bağımlılığın savaşın maliyetini artırdığı tezi ile Woodrow Wilson'ın açık diplomasi hedefini birleştirerek, güvenliğin "güç dengesi" yerine uluslararası hukuk, Milletler Cemiyeti ve "kolektif güvenlik" ile sağlanabileceğini ileri sürmüştür.Cevap
- BWoodrow Wilson ve dönemin İdealist düşünürleri, Kellogg-Briand Paktı'nı tasarlarken devletlerin uluslararası rejimler altında rasyonel maliyet-fayda analizi yaparak mutlak kazançlarını maksimize edeceği "neoliberal kurumsalcılık" varsayımını temel almışlardır.
- CE.H. Carr, "Yirmi Yıl Krizi" adlı eserinde Birinci Büyük Tartışma'yı başlatırken, İdealistlerin savunduğu kolektif güvenlik ve çıkarların uyumu ilkelerini bütünüyle desteklemiş, ancak Milletler Cemiyeti'nin yapısal olarak yeterince demokratikleşemediği için başarısız olduğunu savunmuştur.
- DBirinci Büyük Tartışma, uluslararası sistemde barışın hukuki ilkelerle sağlanabileceğini savunan İdealistler ile devlet davranışlarının felsefi varsayımlar yerine ampirik ve bilimsel verilerle ölçülmesi gerektiğini öne süren Davranışsalcılar arasında geçmiştir.
- Eİdealist düşünürler, uluslararası anarşinin kelime anlamıyla mutlak bir kaos ve savaş durumu olduğunu kabul etmiş; bu doğa durumundan (state of nature) kurtulmanın tek yolunun ulus-devletlerin egemenliklerini tamamen devredeceği hiyerarşik bir "Dünya Hükümeti" kurmak olduğunu iddia etmişlerdir.
Cevap
Doğru ifade, İdealist paradigmanın Norman Angell'ın ekonomik karşılıklı bağımlılık tezi ile Wilson'ın açık diplomasi hedeflerini birleştirerek güç dengesi yerine kolektif güvenlik, Milletler Cemiyeti ve uluslararası hukuku savunduğunu belirten seçenektir.
İdealist (Ütopik Liberal) yaklaşım, I. Dünya Savaşı'nın felaketinin ardından uluslararası sistemi rasyonel ve ahlaki temellerle yeniden inşa etmeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda, Norman Angell'ın savaşın ekonomik mantıksızlığı tezi ile Woodrow Wilson'ın açık diplomasi ve ulusların kendi kaderini tayin hakkı vizyonu birleşmiştir. İdealistlerin temel kurumsal hedefi, savaşlara neden olduğuna inandıkları Avrupa 'güç dengesi' (balance of power) sistemini yıkmak ve yerine 'birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır' mantığına dayanan Milletler Cemiyeti odaklı 'kolektif güvenlik' (collective security) rejimini kurmaktı. Kellogg-Briand Paktı (savaşın ulusal politika aracı olmaktan çıkarılması) da bu hukuki idealizmin zirvesidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İdealizm, Birinci Büyük Tartışma, Kolektif Güvenlik, Çıkarların Uyumu
Tahmini Süre:2m 0s