Soru

Zorluk: Çok zorİdealizm (Ütopik Liberalizm) ve İki Savaş Arası Dönem

Uluslararası ilişkiler teorisinde 'Ütopik Liberalizm' olarak da adlandırılan İdealist yaklaşım, savaşın önlenebilmesi için rasyonaliteye, ahlaki normlara ve Milletler Cemiyeti gibi hukuki kurumların inşasına dayanır. Bu paradigmanın entelektüel zemininde yer alan Norman Angell, 'Büyük Yanılsama' adlı çalışmasında savaşın ekonomik açıdan rasyonel olmadığını kanıtlama gayretindeyken; Woodrow Wilson ve Kellogg-Briand Paktı gibi girişimler bu düşünceyi siyasal ve hukuki zemine taşımıştır. Ancak E.H. Carr, 'Yirmi Yıl Krizi' eserinde bu düşünsel yapının 'olgulardan ziyade arzulara' dayandığını belirterek 'Çıkarların Uyumu' (Harmony of Interests) ilkesini reddeder.

E.H. Carr'ın bu reddedişinin arkasındaki temel mantık silsilesi düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi İdealizmin 'ütopizm' olarak görülmesinin ana gerekçesini en iyi açıklar?

  1. A
    Uluslararası sistemde devletlerin iş birliği yapmalarının önündeki temel engelin 'mutlak kazanç' (absolute gains) arayışı olduğunu savunan Neoliberal tezi görmezden gelmeleri.
  2. Güçlü ve statükocu devletlerin, kendi ulusal çıkarlarını 'evrensel ahlak' ve 'dünya barışı' kılıfı altında sunarak değişimi isteyen devletleri ahlak dışı ilan eden bir ideoloji üretmeleri.Cevap
  3. C
    Woodrow Wilson'ın 14 İlkesi'nde yer alan 'kendi kaderini tayin hakkı' (self-determination) ilkesinin, çok uluslu imparatorlukların yıkılmasına ve sistemik bir kaosa yol açarak istikrarsızlık yaratması.
  4. D
    Kellogg-Briand Paktı'nın savaşı yasaklamasına rağmen, devletlerin 'meşru müdafaa' kavramını genişleterek güç kullanmaya devam edecekleri yönündeki anarşik yapı vurgusunu ihmal etmeleri.
  5. E
    Norman Angell'ın ekonomik karşılıklı bağımlılık vurgusunun, devletlerin rasyonel beklentilerinin ötesinde yer alan 'prestij' ve 'statü' gibi maddi olmayan çıkarlarını hesaba katmaması.

Cevap

İdealizmin 'ütopizm' olarak görülmesinin temel gerekçesi, 'çıkarların uyumu' varsayımının aslında statükocu güçlerin kendi hakimiyetlerini 'evrensel ahlak' maskesiyle koruma çabası olduğunun analiz edilmesidir.
İdealizm (Ütopik Liberalizm), devletlerin çıkarlarının barış temelinde doğal olarak uyumlu olduğunu savunur. E.H. Carr ise bu 'uyumun' yapay olduğunu, aslında İngiltere ve ABD gibi statükocu güçlerin kendi çıkarlarını 'dünya barışı' olarak pazarladığını ileri sürer. Bu nedenle İdealizmi, olguları göz ardı eden ve egemen güce hizmet eden bir 'ütopizm' olarak tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
İdealist paradigmanın kurucu unsurlarını analiz etmek.
İdealizmin rasyonalite, ahlak ve hukuk temelinde barışın kalıcı olabileceğine inandığı tespit edilir.
Soruda geçen Angell, Wilson ve Kellogg-Briand girişimlerinin ortak paydasını anlamak için gereklidir.
2
E.H. Carr'ın 'Yirmi Yıl Krizi' eserindeki temel kavramı belirlemek.
Carr'ın eleştiri oklarını 'Çıkarların Uyumu' (Harmony of Interests) varsayımına yönelttiği görülür.
İdealizmin ontolojik temelinin neden 'ütopik' bulunduğunu anlamak için bu kavrama odaklanılmalıdır.
3
Güç ve ahlak arasındaki ilişkiyi Carr'ın perspektifinden değerlendirmek.
Carr, ahlakın gücün bir fonksiyonu olduğunu ve 'evrensel barış' söyleminin statükoyu koruma aracı olduğunu savunur.
İdealistlerin neden gerçeği değil, arzularını yansıttıkları bu analizle netleşir.

Anahtar Kavram

E.H. Carr'ın Çıkarların Uyumu Eleştirisi ve İdeolojik Maske Kavramı
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla