Klasik Marksizm, uluslararası ilişkilerde 'siyasal olan' (devletler arası rekabet) ile 'ekonomik olan' (sermaye birikimi) arasındaki ayrımı yapay bir ikilik olarak görür ve 'toplumsal bütünlük' (totality) kavramını vurgular. Bu yaklaşıma göre, modern devlet sisteminin egemen ve parçalı (çoklu devletlere bölünmüş) yapısı aşağıdakilerden hangisinin bir tezahürüdür?
- Kapitalist üretim tarzının dünya ölçeğindeki yayılımı ve sermaye birikim süreçlerinin gerektirdiği siyasal-hukuksal üst yapı formlarınınCevap
- BMerkezi bir dünya otoritesinin yokluğu nedeniyle devletlerin rasyonel olarak kendi güvenliklerini sağlama çabasının
- CEkonomik karşılıklı bağımlılık seviyelerinin, kurumsal bir küresel yönetişim yapısı oluşturmak için henüz yeterli olmamasının
- DEgemenlik ve sınır normlarının, devletlerin karşılıklı sosyal etkileşimleri sonucunda tarihsel olarak inşa edilmiş olmasının
- EUluslararası toplumun asgari düzeni korumak adına güç dengesi ve büyük güç yönetimi gibi kurumları işletmesinin
Cevap
Kapitalist üretim tarzının dünya ölçeğindeki yayılımı ve sermaye birikim süreçlerinin gerektirdiği siyasal-hukuksal üst yapı formlarının bir tezahürü olması
Klasik Marksist perspektifte, uluslararası sistemdeki devletlerin varlığı ve bunlar arasındaki ilişkiler (üst yapı), kapitalist üretim tarzının ve mülkiyet ilişkilerinin (alt yapı) bir ürünüdür. Toplumsal bütünlük fikri gereği siyasal ve ekonomik alan birbirinden ayrılamaz; dolayısıyla modern devlet sisteminin parçalı yapısı, sermayenin küresel birikim ihtiyacı ve sınıf mücadelesinin aldığı tarihsel bir form olarak açıklanır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Alt Yapı - Üst Yapı İlişkisi ve Tarihsel Materyalizm
Daha Fazla Pratik
Emperyalizm teorileri (Lenin, Luxemburg) ile Klasik Marksizm arasındaki sürekliliği ve farkları inceleyerek bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s