Uluslararası sistemin hiyerarşik yapısını temel alan teoriler, sistemik istikrarın sürdürülebilirliğini farklı koşullara bağlamaktadır. Charles Kindleberger’in Hegemonyacı İstikrar Teorisi, istikrar için lider bir gücün "uluslararası kamu mallarını" (açık pazarlar, döviz istikrarı, güvenlik vb.) sağlama iradesine vurgu yaparken; A.F.K. Organski’nin Güç Geçişi Teorisi, büyük çaplı sistemik savaşların temel nedenini yükselen ve pariteye yaklaşan gücün "mevcut statükodan duyduğu memnuniyetsizlik" olarak tanımlar. Bu iki teorik yaklaşımın temel argümanları sentezlendiğinde; bir güç geçişi sürecinde sistemik bir savaşın önlenmesi ve küresel düzenin istikrar içinde devam edebilmesi için aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi en kritik ve zorunlu ön koşul olarak kabul edilir?
- Yükselen gücün mevcut sistemin normatif ve kurumsal yapısını içselleştirerek, bu yapının devamı için gerekli olan sistemik maliyetleri üstlenmeye razı olmasıCevap
- BUluslararası rejimlerin ve hukukun, devletlerin bencil çıkarlarından bağımsızlaşarak mutlak kazanç temelinde iş birliğini kurumsallaştırması
- CSistemde klasik güç dengesi (balance of power) mekanizmalarının işletilerek, yükselen gücün revizyonist taleplerinin rakip ittifaklarca sınırlandırılması
- DMevcut hegemonun, rıza üretimini askeri zorlamanın önüne koyarak yükselen gücü kendi ideolojik hegemonyası altında asimile etmesi
- EYükselen gücün, sistemik bir risk almaktan kaçınarak sadece savunmacı bir realizm perspektifiyle kendi güvenliğini maksimize etmeye odaklanması