İki dünya savaşı arası dönemde, uluslararası ilişkilerin barışı kurumsallaştırma ve hukuk temelli bir düzen inşa etme yönündeki normatif çabaları, 1930'ların sonunda disiplinin kurucu vizyonuna yönelik sert bir eleştiri dalgasını tetiklemiştir. E.H. Carr’ın 'Yirmi Yıl Krizi' çalışmasıyla disiplinin gündemine oturan bu eleştirel dönüşüm, Uluslararası İlişkiler tarihindeki 'Birinci Büyük Tartışma'yı başlatmıştır. Bu tartışmada Realist ekolün, kendinden önceki 'Ütopik' (İdealist) döneme yönelttiği temel eleştirel argüman aşağıdakilerden hangisidir?
- Uluslararası politikayı belirleyen temel dinamiklerin ahlaki ve hukuki normlardan ziyade, güç ve ulusal çıkar odaklı bir gerçeklik üzerine kurulu olduğunun göz ardı edilmesi.Cevap
- BUluslararası örgütlerin, devletlerin mutlak kazançlarını maksimize etme konusundaki kurumsal teşvik mekanizmalarını yeterince geliştiremediğinin analiz dışı bırakılması.
- CUluslararası sistemdeki anarşinin bir kaos ortamı yarattığı ve devletler arasında kalıcı iş birliğinin ontolojik olarak imkansız olduğu gerçeğinin reddedilmesi.
- DUluslararası ilişkilerde analiz düzeylerinin (birey, devlet, sistem) birbirini tamamlayan yapısının ihmal edilerek sadece birey ve devlet düzeyine odaklanılması.
- EUluslararası politikanın tarihsel gelişiminde rasyonalist, devrimci ve realist geleneklerin (üç gelenek) arasındaki karşılıklı bağımlılığın kavranamaması.
Cevap
Uluslararası politikanın güç ve ulusal çıkar odaklı gerçekliğinin normatif değerlerin önüne geçtiği argümanı, Birinci Büyük Tartışma'nın temelini oluşturur.
Realist eleştiri, uluslararası politikanın doğasının güç mücadelesine dayandığını ve İdealistlerin hukuk/kurum yoluyla barış sağlama çabalarının bu 'gerçekliği' ihmal ettiği için başarısız olduğunu savunur. E.H. Carr'ın 'Yirmi Yıl Krizi' eseri, disiplindeki ilk büyük yöntemsel kırılmayı bu eksende (Ütopya-Realizm) yaratmıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Birinci Büyük Tartışma (İdealizm vs. Realizm)