Uluslararası hukukta devletlerin tek taraflı işlemlerinin (unilateral acts) hukukî bağlayıcılığı ve bu işlemlerin geri alınabilirliği hususu, özellikle Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) içtihatları ve Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2006 tarihli Rehber İlkeleri çerçevesinde belirlenmiştir. Buna göre, bir devletin yetkili organları aracılığıyla kamuoyuna açıkladığı tek taraflı bir irade beyanının, ilgili devlet için hukuken bağlayıcı bir yükümlülük doğurabilmesi ve bu yükümlülüğün sona erdirilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Tek taraflı irade beyanının bağlayıcı olması için mutlaka yazılı bir formda olması veya diğer devletlerin kabulüne (onayına) tabi olması şart olmayıp; beyanın kamuya açık yapılması ve devletin hukuken bağlanma niyetinin (animus obligandi) mevcudiyeti yeterlidir.Cevap
- BDevletlerin tek taraflı işlemleri, Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 38. maddesinde açıkça zikredilmediği için asli bir hukuk kaynağı teşkil etmez; sadece ilgili uyuşmazlık özelinde yardımcı bir kanıt aracı olarak işlev görür.
- CTek taraflı irade beyanı ile üstlenilen bir yükümlülük, devletin egemenlik yetkisinin bir parçası olarak, karşı tarafın bu beyana dayanarak bir işlem yapıp yapmadığına bakılmaksızın her zaman tek taraflı bir kararla geri alınabilir.
- DUluslararası hukukta tek taraflı işlem yapma yetkisi münhasıran Devlet Başkanı'na aittir; Dışişleri Bakanı'nın açıklamaları ancak bir antlaşma metnine dahil edildiği takdirde devleti bağlayıcı sonuç doğurur.
- EBir devletin başka bir devletin gerçekleştirdiği işlemi hukuka aykırı bulduğunu bildiren 'protesto' işlemi, hukukî niteliği gereği her zaman yeni bir hukukî durum yaratan 'kurucu' (constitutive) bir işlemdir.
Cevap
İrade beyanının bağlayıcı olması için yazılı form veya diğer devletlerin kabulü şart değildir; kamuya açıklık ve bağlanma niyeti (animus obligandi) yeterlidir.
Uluslararası hukukta tek taraflı bir işlemin bağlayıcı olması için, beyanın kamuya açık bir şekilde yapılması ve devletin bu yolla bir hukukî yükümlülük altına girme niyetinin (animus obligandi) bulunması yeterlidir. Bu kriterler sağlandığında, işlem ne bir antlaşma formuna ihtiyaç duyar ne de muhatapların kabulüne bağlıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Devletlerin tek taraflı işlemlerinde animus obligandi (bağlanma niyeti) ve aleniyet (publicity) ilkeleri.
Daha Fazla Pratik
UAD'nin 1974 Nükleer Denemeler (Avustralya - Fransa) davasındaki gerekçelerini incelemek, tek taraflı işlemlerin sınırlarını anlamak için kritiktir.
Tahmini Süre:2m 0s