Soru

Zorluk: ZorKlasik Liberalizm ve Kökleri

Aydınlanma çağı düşünürlerinden Immanuel Kant'ın 'Ebedi Barış' (Perpetual Peace) projesi ve John Locke'un 'doğa durumu' kavramsallaştırması, klasik liberalizmin uluslararası ilişkiler teorisindeki ontolojik temellerini oluşturur. Klasik realizmin uluslararası sistemi salt bir güç mücadelesi ve 'herkesin herkese karşı savaşı' olarak gören karamsar anarşi tasavvuruna karşı çıkan bu yaklaşım, insan aklına ve aktörlerin ilerlemeci kapasitesine (ilerleme inancı) vurgu yapar.

Bu teorik kökenler dikkate alındığında, klasik liberalizmin uluslararası sistemde kalıcı barışın tesisine yönelik temel teorik öngörüsü aşağıdakilerden hangisinde en doğru şekilde ifade edilmiştir?

  1. Devletlerin anayasal yapılarının cumhuriyetçi bir karaktere bürünmesi, özgür devletlerden oluşan bir barış federasyonunun (pasifik birlik) kurulması ve evrensel misafirperverlik temelinde kozmopolit hukukun işlemesi kalıcı barışın yegâne zeminidir.Cevap
  2. B
    Uluslararası anarşi doğası gereği kaotik ve çatışmacı bir ortam yarattığından, sistemin istikrarı ve aktör çeşitliliğinin korunması yalnızca devletlerin askeri kapasitelerini maksimize etmesi ve güç dengesi mekanizmalarıyla sağlanabilir.
  3. C
    Barışın teminatı, devletlerin iç siyasi rejimlerinden bağımsız olarak, sadece ekonomik çıkar maksimizasyonunu hedefleyen rasyonel uluslararası kurumların ve rejimlerin oluşturduğu karşılıklı bağımlılık ağıdır.
  4. D
    Demokratik değerleri benimsemiş devletler kendi aralarında mutlak barışçıl oldukları için, evrensel barışın sağlanması adına dünya genelindeki tüm egemenlik sınırlarının kaldırılarak tek bir küresel Leviathan'ın (dünya devleti) kurulması zorunludur.
  5. E
    Uluslararası sistemdeki aktörler, yalnızca rasyonalizm geleneği çerçevesinde ortak değerler etrafında bir uluslararası toplum inşa ettikleri için devrimci ve güce dayalı tüm politikaları sistemden tamamen dışlarlar.

Cevap

Kant'ın ebedi barış vizyonunu yansıtan; devletlerin cumhuriyetçi anayasalara sahip olmasını, özgür devletler federasyonunu ve kozmopolit hukuku barışın temeli sayan ifadedir.
Klasik liberalizmin uluslararası barış perspektifi doğrudan Kant'ın 'Ebedi Barış' makalesindeki formülüne dayanır. Bu formül pozitif toplamlı bir anlayışla üç ayağa oturur: Bireysel özgürlükleri güvence altına alan cumhuriyetçi iç rejimler, uluslararası anarşinin yıkıcı etkilerini sözleşmeyle hafifleten özgür devletler federasyonu (pasifik birlik) ve bireylerin dünya vatandaşı olarak sahip olduğu evrensel misafirperverlik (kozmopolit) hukuku. Doğru seçenek bu üç temel unsuru eksiksiz olarak ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel aktörlerin (Locke ve Kant) uluslararası ilişkilere dair ana varsayımlarını belirlemek.
Klasik liberalizm, insanın akıl sahibi ve ilerlemeye açık bir varlık olduğunu; uluslararası anarşinin realizmdeki gibi mutlak bir savaş durumu olmadığını öngörür.
Teorik çerçeveyi doğru oturtmak, realist ve diğer ekollerin çeldiricilerini elemek için elzemdir.
2
Kant'ın 'Ebedi Barış' eserindeki kalıcı barış şartlarını (üç kesin madde) hatırlamak.
1. Her devletin sivil anayasası cumhuriyetçi olmalıdır. 2. Uluslararası hukuk, özgür devletlerin bir federasyonuna (pasifik birlik) dayanmalıdır. 3. Kozmopolit hukuk, evrensel misafirperverlik şartlarıyla sınırlı olmalıdır.
Kantçı liberalizmin spesifik formülasyonu doğrudan bu üç maddeye dayanır.
3
Seçenekleri analiz ederek bu üç şartı eksiksiz barındıran ifadeyi bulmak.
Cumhuriyetçi anayasa, barış federasyonu ve kozmopolit hukuku bir arada sunan tek seçenek doğru cevap olarak tespit edilir.
Diğer seçenekler Realizm, Neoliberalizm ve İngiliz Okulu gibi farklı kavramsal çerçevelere aittir veya Kant'ın fikirlerini kasıtlı olarak çarpıtmaktadır (Dünya Devleti yanılgısı gibi).

Anahtar Kavram

Kant'ın Ebedi Barış Tasarısı ve Klasik Liberalizmin Temel Varsayımları
Bu soruyu puanla