Savunmacı realizm (defansif realizm) kuramı içinde Robert Jervis tarafından geliştirilen 'Saldırı-Savunma Dengesi' (Offense-Defense Balance) yaklaşımı, güvenlik ikileminin şiddetini belirleyen temel unsurlardan biridir. Bu yaklaşıma göre; savunma teknolojilerinin ve coğrafi koşulların savunmayı saldırıya göre daha kolay, etkili ve az maliyetli kıldığı bir uluslararası ortamda aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
- Güvenlik ikileminin şiddeti azalır ve uluslararası sistemde istikrar düzeyi artar.Cevap
- BDevletler, sistemdeki anarşiden kurtulmak için güç maksimizasyonu yaparak hegemonyaya yönelir.
- CSaldırı avantajlı hale geldiği için devletler önleyici savaş (pre-emptive war) stratejilerine öncelik verir.
- DDevletlerin güvenlik arayışı yerini ekonomik mutlak kazanç odaklı kurumsal iş birliğine bırakır.
- EUluslararası sistemin anarşik yapısı sona ererek dünya devleti modeline geçiş hızlanır.
Cevap
Güvenlik ikileminin şiddetinin azalması ve uluslararası sistemde istikrar düzeyinin artması
Savunmacı realizmde Robert Jervis'in 'Saldırı-Savunma Dengesi' teorisine göre, savunmanın saldırıdan daha kolay (daha az maliyetli ve daha etkili) olduğu durumlarda, bir devletin kendi güvenliğini sağlamak için attığı adımlar diğer devletler tarafından doğrudan bir tehdit olarak algılanmaz. Bu durum 'Güvenlik İkilemi'nin şiddetini yumuşatarak devletlerin saldırgan politikalara yönelme gereksinimini azaltır ve uluslararası sistemin daha istikrarlı kalmasını sağlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Saldırı-Savunma Dengesi (Jervis)
Daha Fazla Pratik
Robert Jervis'in saldırı ve savunmanın birbirinden 'ayırt edilebilir' olduğu durumların barış üzerindeki etkisini inceleyen çalışmalarına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s