Martin Wight’ın İngiliz Okulu'na temel teşkil eden 'Üç Gelenek' (Three Traditions) tasnifinde, Rasyonalist (Grotiusçu) gelenek; uluslararası ilişkileri ne sadece çatışmacı bir 'sistem' ne de ütopik bir 'dünya toplumu' olarak görür. Bunun yerine Rasyonalizm, devletlerin egemenliklerini korurken aynı zamanda ortak kurallar ve kurumlar etrafında bir araya geldiği bir 'orta yol' (via media) arayışını temsil eder.
Buna göre, Wight’ın kuramsal çerçevesinde Rasyonalist geleneği Realist (Machiavellici) ve Devrimci (Kantçı) geleneklerden ayıran temel ontolojik fark aşağıdakilerden hangisidir?
- Uluslararası düzenin, ne sadece saf bir güç mücadelesi ne de devletleri aşan bir bütünleşme olduğunu; aksine devletlerin ortak hukuk ve diplomasi kurumları vasıtasıyla oluşturduğu bir 'societas' (cemiyet) niteliği taşıdığını savunması.Cevap
- BUluslararası anarşinin mutlak bir kaos olduğunu ve devletlerin bu kaosu aşmak için ancak hegemonik bir güç dengesi (balance of power) mekanizmasıyla geçici bir istikrar sağlayabileceğini öne sürmesi.
- CDevletlerin egemenlik haklarının evrensel bir ahlak yasası uyarınca ortadan kaldırılmasını ve uluslararası ilişkilerin nihai hedefinin küresel bir 'insanlık devleti' (civitas maxima) kurmak olduğunu iddia etmesi.
- DUluslararası toplumun başarısının, devletler arasındaki rasyonel ekonomik karşılıklı bağımlılığa ve bu süreçte askeri gücün tamamen işlevsiz kalmasına dayalı bir 'kurumsal barış' olduğunu savunması.
- EUluslararası düzenin sadece devletlerin kendi kimliklerini sosyal etkileşim yoluyla yeniden inşa etmeleri sonucu oluştuğunu ve anarşinin rasyonel bir gerçeklik değil, bir 'sosyal inşa' olduğunu varsayması.
Cevap
Uluslararası düzenin, ne sadece saf bir güç mücadelesi ne de devletleri aşan bir bütünleşme olduğunu; aksine devletlerin ortak hukuk ve diplomasi kurumları vasıtasıyla oluşturduğu bir 'societas' (cemiyet) niteliği taşıdığını savunan seçenek doğrudur.
Martin Wight'ın Rasyonalist geleneği, uluslararası ilişkilerin temelini devletlerin egemenlik haklarını korurken aynı zamanda ortak kural, norm ve kurumsal yapılar (hukuk, diplomasi, büyük güçler yönetimi) etrafında bir topluluk oluşturmasında görür. Bu yapı, devletlerin sadece mekanik bir etkileşim içinde olduğu 'sistem' (Hobbesçu/Realist) ile bireylerin birliğini savunan 'dünya toplumu' (Kantçı/Devrimci) arasında bir 'orta yol'dur ve 'societas' (hukuki birliktelik) olarak adlandırılır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Martin Wight'ın Rasyonalist (Grotiusçu) geleneği, uluslararası sistemi bir 'societas' (hukuki cemiyet) olarak tanımlayan 'via media' (orta yol) yaklaşımıdır.
İpuçları
1
Wight'ın rasyonalizmi, realizmin 'çatışma' ve devrimciliğin 'birlik' vurguları arasında bir denge arar.
2
Rasyonalist gelenek (Grotiusçu), uluslararası ilişkilerin 'hukuk' ve 'diplomasi' gibi ortak kurumlar vasıtasıyla bir cemiyet haline geldiğini savunur.
3
Cevapta 'societas' (cemiyet) kavramının, devletlerin hem egemen kalıp hem de kurallara uyduğu özgün yapısına dikkat edin.
Daha Fazla Pratik
Hedley Bull'un rasyonalist geleneği derinleştirerek sunduğu 'Anarşik Toplum' kavramını incelemek, Wight'ın fikirlerinin nasıl kurumsallaştığını anlamanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:2m 0s