Uluslararası hukukta devletlerin tek taraflı işlemleri (unilateral acts), antlaşmalardan bağımsız olarak hukuki yükümlülük yaratma kapasitesine sahiptir. Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 1974 tarihli *Nükleer Denemeler* davasında belirlediği kriterler ve Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2006 yılında kabul ettiği rehber ilkeler göz önüne alındığında, bu işlemlerin hukuki niteliği ve bağlayıcılığına dair aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Yetkili bir devlet temsilcisinin bağlanma niyetiyle ve kamuya açık olarak yaptığı beyanlar; diğer devletlerin kabulüne, karşılık vermesine veya bu beyana güvenerek bir işlem yapmasına gerek kalmaksızın, 'iyi niyet' ilkesi uyarınca hukuki yükümlülük yaratır.Cevap
- BTek taraflı bir irade beyanının uluslararası hukukta geçerli bir sonuç doğurabilmesi için beyanın mutlaka yazılı bir nota (tebliğ) şeklinde olması ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne tescil edilmesi zorunlu bir geçerlilik şartıdır.
- CBir devletin tek taraflı vaadinin (promise) bağlayıcı olması için, muhatap devletlerin bu vaade dayanarak (reliance) kendi hukuki pozisyonlarını değiştirmiş olmaları (estoppel) hukuki bir ön şarttır.
- DTek taraflı işlemler UAD Statüsü'nün 38. maddesinde 'asli kaynaklar' arasında sayılmadığından, bu işlemlerden doğan borçlar ancak bir teamül kuralının varlığını ispatlayan yardımcı bir kanıt niteliği taşır.
- EDevletler, egemenlik hakları gereği, tek taraflı bir beyanla üstlendikleri yükümlülükleri, muhatap devletlerin rızasını aramaksızın ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin her an serbestçe geri alabilirler.
Cevap
Yetkili temsilci tarafından bağlanma niyetiyle ve kamuya açık yapılan beyanların, diğer devletlerin kabulü veya dayanması (estoppel) gerekmeksizin 'iyi niyet' ilkesi uyarınca bağlayıcı olduğunu belirten ifade doğrudur.
Uluslararası hukukta bir devletin tek taraflı beyanının bağlayıcı olması için temel kriterler; beyanın yetkili bir makam tarafından yapılması, kamuya açıklanması ve devletin bu işlemle hukuken bağlanma niyetinin (animo contrahendi) açık olmasıdır. Nükleer Denemeler (1974) davasında UAD, bu şartlar oluştuğunda diğer devletlerin rızasının, kabulünün veya beyana dayanarak işlem yapmasının (estoppel) bir geçerlilik şartı olmadığını, 'iyi niyet' (bona fides) ilkesinin bağlayıcılık için yeterli olduğunu kesin olarak karara bağlamıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Devletlerin tek taraflı işlemlerinin bağımsız bağlayıcılığı ve 'İyi Niyet' (Bona Fides) ilkesi.
Daha Fazla Pratik
Uluslararası Adalet Divanı'nın Burkina Faso-Mali (1986) davasında tek taraflı beyanların 'bağlanma niyeti' yoksunluğu nedeniyle reddedildiği kararını inceleyerek niyet unsurunun önemini pekiştirin.
Tahmini Süre:2m 30s