Uluslararası sistemde 'İnsan Klonlamasının Yasaklanması' fikri, başlangıçta sadece birkaç tıp etiği uzmanı, bilim insanı ve sivil toplum kuruluşu tarafından küresel gündeme taşınmıştır. Bir süre sonra bu fikir, sistemde özgül ağırlığı olan bazı kritik devletler tarafından benimsenerek bir 'eşik noktasına' (tipping point) ulaşmıştır. Bu noktadan sonra, diğer devletler de sırf uluslararası toplumun çağdaş ve meşru bir üyesi olarak görünmek amacıyla yasağı hızla kabul etmiştir. Nihai aşamada ise bu yasak, devletlerin ulusal anayasalarına ve sağlık mevzuatlarına girmiş, 'uygunluk mantığı' çerçevesinde otomatikleşmiş ve aksi düşünülemez kesin bir kural haline gelmiştir.
Finnemore ve Sikkink'in 'Norm Yaşam Döngüsü' modeline göre, bu metinde anlatılan sürecin analizine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Süreç; norm girişimcilerinin ikna çabalarıyla yönlendirdiği 'doğuş', devletlerin meşruiyet ve dışlanmama güdüsüyle sosyalleştiği 'yaygınlaşma' ve kuralın uygunluk mantığıyla alışkanlığa dönüştüğü 'içselleştirme' evrelerini sırasıyla izlemiştir.Cevap
- BNorm yaşam döngüsü; kuralın ulusal doktrinlere girdiği 'içselleştirme' evresiyle başlamış, ardından devletler arası sosyalleşmeyle 'yaygınlaşma' aşamasına geçilmiş ve en sonunda sivil toplumun katılımıyla 'doğuş' evresine evrilmiştir.
- CSivil toplum kuruluşlarının inisiyatifi 'yaygınlaşma' evresini temsil ederken, eşik noktasının aşılmasıyla ulaşılan otomatikleşme durumu 'doğuş' evresinin, kuralın anayasalara girmesi ise 'içselleştirme' evresinin göstergesidir.
- DEşik noktasının aşılması süreci 'yaygınlaşma' aşamasından 'doğuş' aşamasına taşırken, devletlerin ulusal mevzuatlarını değiştirmesi 'içselleştirme' evresinin değil, meşruiyet arayışının ilk adımıdır.
- ESüreç; sistem düzeyindeki anarşinin dayatmasıyla 'içselleştirme' evresinin başlaması, ardından devletlerin meşruiyet arayışıyla 'yaygınlaşma' aşamasına geçilmesi ve en son birey düzeyindeki norm girişimcileriyle 'doğuş' aşamasının tamamlanması şeklinde analiz edilmelidir.