Uluslararası sistemdeki bir kriz durumunda X devletinin, ciddi ekonomik yaptırımlara maruz kalmayı göze alarak uluslararası bir insan hakları rejiminin kurallarına uymaya devam etmesi kararı analiz edilmektedir.
Birinci analist bu durumu "uzun vadeli uluslararası itibarın getireceği dolaylı diplomatik ve ticari faydaların, kısa vadeli ekonomik yaptırım maliyetlerinden daha yüksek hesaplanması" ile açıklarken; ikinci analist aynı kararı "devletin kendini demokratik ve kural temelli bir uluslararası toplumun meşru bir üyesi olarak tanımlaması ve bu kimliğin gerektirdiği normatif beklentilere aykırı davranamaması" ile açıklamaktadır.
Bu tartışmadaki birinci analistin rasyonalist, ikinci analistin ise inşacı (konstrüktivist) metodolojiyi benimsediği göz önüne alındığında, bu iki teorik yaklaşımın temel ontolojik varsayımları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Rasyonalist yaklaşım devlet kimlik ve çıkarlarını etkileşim öncesi verili (dışsal) bir faktör olarak kabul edip 'sonuç odaklı mantık' üzerinden analiz yaparken; inşacı yaklaşım bunları sosyal etkileşimle oluşan (içsel) olgular olarak değerlendirip analizin merkezine 'uygunluk mantığını' yerleştirir.Cevap
- Bİnşacılık, anarşiyi rasyonalistlerin iddia ettiği gibi merkezi bir otoritenin yokluğu olarak değil, uluslararası sistemde hiçbir kuralın işlemediği mutlak bir kaos ve düzensizlik durumu olarak tanımlayarak farklılaşır.
- CDisiplindeki büyük tartışmalar kronolojisine göre inşacılık, İkinci Büyük Tartışma'da davranışsalcılara karşı gelenekselci safı temsil ederek rasyonalizmin yapısalcı yöntemlerine karşı çıkmıştır.
- DRasyonalizm ve inşacılık arasındaki ontolojik uyuşmazlığın kökeni; rasyonalistlerin devlet eylemlerini mutlak kazanç hedefiyle açıklaması, inşacıların ise güvenliği sağlamak için yalnızca göreli kazanca odaklanmasıdır.
- ERasyonalist ana akım Alexander Wendt'in 'anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' tezini benimseyerek yapısal esnekliği kabul ederken, inşacılık anarşiyi devletlere çatışmayı dayatan verili bir maddi ortam olarak tanımlar.