Soru

Zorluk: OrtaKlasik Realizm'in Kökenleri ve Temel Düşünürleri

Klasik Realist düşünce geleneğinin temel dayanaklarından biri olan Thomas Hobbes'un 'doğa durumu' (statestate ofof naturenature) tasviri, uluslararası ilişkilerin doğasını anlamlandırmada merkezi bir rol oynar. Hobbes'a göre insanlar arasındaki eşitlik ve güvensizlik hali, 'herkesin herkesle savaşına' yol açar. Klasik Realist düşünürler bu felsefi temeli uluslararası düzleme uyarlarken, devletler arasındaki çatışmanın ve rekabetin sürekliliğini temelde aşağıdakilerden hangisine dayandırmaktadır?

  1. A
    Uluslararası sistemin merkezi bir otoriteden yoksun olması sonucu oluşan anarşik yapıya
  2. İnsan doğasının bencil, değişmez ve güç elde etme hırsıyla dolu olan ontolojik yapısınaCevap
  3. C
    Devletlerin rasyonel aktörler olarak sadece ekonomik refahlarını ve mutlak kazançlarını artırma isteğine
  4. D
    Uluslararası hukuk ve kurumsal mekanizmaların devlet davranışlarını kısıtlamadaki tarihsel yetersizliğine
  5. E
    Siyasal karar alıcıların analiz düzeyleri arasındaki etkileşimi yanlış değerlendirmesi sonucu oluşan algı hatalarına

Cevap

Klasik Realist düşünürler, devletler arası çatışmanın kaynağını insanın bencil ve güç arayışında olan doğasına dayandırırlar.
Klasik Realizm, uluslararası ilişkilerdeki güç mücadelesini ve savaşların kaçınılmazlığını insanın biyolojik ve psikolojik yapısına, yani değişmeyen bencil doğasına dayandırır. Thucydides, Machiavelli ve Hobbes'tan miras alınan bu gelenekte, devletler sadece 'büyütülmüş insan' (manman writwrit largelarge) olarak görülür; dolayısıyla insanın güç hırsı devletin güç hırsına dönüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Thomas Hobbes'un doğa durumu kavramının kapsamını belirlemek
Hobbes, 'Leviathan' eserinde insanların merkezi bir otorite (devlet) olmaksızın yaşadıkları doğal hallerinde bencil ve rekabetçi olduklarını, bunun da sürekli bir güvensizlik ve savaş haline yol açtığını savunur.
Klasik Realizmin kökenindeki insan doğası varsayımının temelini anlamak için gereklidir.
2
Bu kavramın Klasik Realizm tarafından uluslararası ilişkilere nasıl uyarlandığını analiz etmek
Klasik Realistler (özellikle Hans Morgenthau), devletlerin de tıpkı insanlar gibi hareket ettiğini; çünkü devletlerin insanların bir araya gelmesiyle oluştuğunu ve bu yüzden çatışmanın temelinde sistemin yapısından ziyade insanın 'güç arayışı' (animusanimus dominandidominandi) olduğunu savunurlar.
Teorinin analiz düzeyini (birey odaklı ontoloji) netleştirmek için gereklidir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak Neorealizm ile ayrımı netleştirmek
Uluslararası sistemin anarşik yapısı (merkezi otorite yokluğu) Neorealizmin temeliyken; insan doğasının bencilliği Klasik Realizmin temelidir. Dolayısıyla doğru yanıt insan doğası vurgusu içeren seçenektedir.
Öğrencinin iki temel realist okul arasındaki farkı ayırt etmesini sağlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İnsan Doğası ve Klasik Realizmin Ontolojik Temelleri

İpuçları

1
Klasik Realizm, devletleri 'büyük birer insan' gibi düşünür ve analize insanın niteliklerinden başlar.
2
Hobbes'un 'insan insanın kurdudur' (homohomo hominihomini lupuslupus) sözünün uluslararası ilişkilere nasıl yansıtıldığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Hans Morgenthau'nun 'Siyasal Gerçekçiliğin Altı İlkesi'ni inceleyerek, siyasetin köklerinin insan doğasına dayandığına dair birinci ilkeyi detaylandırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Bu soruyu puanla