Uluslararası ilişkiler disiplininin kurucu teorisi kabul edilen İdealizm (Ütopik Liberalizm), iki savaş arası dönemde kalıcı barışın sağlanabileceğine dair güçlü bir inanç taşımıştır. Bu teorinin barışa ulaşmak için önerdiği temel yöntem olan ve devletler arasındaki ilişkilerin 'güç' yerine 'hukuk ve ahlak' zeminine oturtulmasını öngören yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi en iyi özetler?
- ADevletlerin iç işlerindeki egemenlik haklarını mutlaklaştırarak dış müdahaleleri engellemek
- Uluslararası hukuk, örgütlenme ve ahlaki normlar aracılığıyla çatışma yerine iş birliğine dayalı bir dünya düzeni inşa etmekCevap
- CHükümetler dışı aktörlerin ve ulusötesi ağların rasyonel çıkarlar doğrultusunda kurumsallaşmasını sağlamak
- DUluslararası sistemdeki anarşik yapının kaçınılmazlığına karşı güç dengesi mekanizmasını işletmek
- EDevletlerin güvenlik arayışında askeri güç kullanımını rasyonel bir maliyet-fayda analiziyle optimize etmek
Cevap
Uluslararası hukuk, örgütlenme ve ahlaki normlar aracılığıyla çatışma yerine iş birliğine dayalı bir dünya düzeni inşa etmeyi öngören seçenek doğrudur.
İdealist teori, uluslararası ilişkilerin anarşik ve çatışmacı yapısının değiştirilebilir olduğunu savunur. Bu dönüşümün yolu; devletlerin davranışlarını uluslararası hukukla düzenlemek, anlaşmazlıkları uluslararası örgütler (Milletler Cemiyeti gibi) aracılığıyla çözmek ve demokratik değerleri yayarak bir dünya kamuoyu oluşturmaktır. Doğru cevap olan ifade, bu normatif (hukuki ve ahlaki) dönüşümü en kapsamlı şekilde özetlemektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İdealizmin Normatif ve Hukukçu Karakteri
İpuçları
1
Bu teori, I. Dünya Savaşı'nın dehşetinden sonra 'bir daha asla' sloganıyla ortaya çıkmış ve hukukun üstünlüğüne odaklanmıştır.
2
Realistlerin 'güç' vurgusuna karşı, bu yaklaşımın 'ahlak' ve 'kamuoyu denetimi' kavramlarını ön plana çıkardığını hatırlayın.
Daha Fazla Pratik
İdealizmin 'İçsel Benzeşim' (Domestic Analogy) kavramı ile uluslararası hukuku ulusal hukuka nasıl benzettiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s