Soru

Zorluk: Çok zorUluslararası İlişkilerde Eleştirel Teori

Uluslararası İlişkiler (Uİ) disiplininde Frankfurt Okulu'nun normatif eleştirilerinden beslenen Eleştirel Teori, ana akım yaklaşımların ontolojik ve epistemolojik varsayımlarını derinden sorgular. Bu bağlamda Robert Cox, teorinin her zaman 'birisi için ve bir amaca yönelik' olduğunu belirterek, anarşi ve güç dengesi gibi kavramları verili kabul edip sistemin pürüzlerini gidermeyi amaçlayan 'sorun çözücü teoriler' ile düzenin eşitsiz tarihsel kökenlerini sorunsallaştıran 'eleştirel teoriler' arasında net bir ayrım yapar. Andrew Linklater ise bu eleştirel ontolojiyi bir adım öteye taşıyarak, uluslararası politikanın nihai amacını Uİ disiplininin sınırlarını aşan normatif bir çerçevede yeniden tanımlar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Linklater'ın Eleştirel Teori ekseninde savunduğu ve egemen devletin tikelciliğine (particularism) karşı geliştirdiği 'özgürleşme' (emancipation) vizyonunun temel niteliğini en doğru şekilde ifade etmektedir?

  1. Dışlayıcı egemenlik pratiklerinin ve ulusal sınırların aşılması yoluyla siyasal topluluğun ahlaki ufkunun genişletilmesi ve Habermasçı iletişimsel etik çerçevesinde evrensel bir dayanışmanın inşa edilmesiCevap
  2. B
    Özgürleşmenin, anarşik uluslararası sistemde devletlerin bekasını garanti altına almak ve dış tehditlere karşı ulusal güvenlik maksimizasyonunu sağlamak üzere rasyonel güç dengesi mekanizmalarının işletilmesi olarak tanımlanması
  3. C
    Kimlik ve çıkarların karşılıklı inşası sürecinde fail ve yapının birbirini tek yönlü olarak belirlediği varsayımıyla, uluslararası anarşi kültürünün rekabetçi yapıdan işbirliğine dayalı bir yapıya dönüştürülmesi
  4. D
    Özgürleşmenin, uluslararası sistemde hegemonik gücün yalnızca ekonomik ve askeri kapasiteye dayalı zorlayıcı tahakkümünün kırılarak sınıf çatışmalarının evrensel düzeyde sonlandırılmasıyla mümkün görülmesi
  5. E
    Sorun çözücü teorilerin dışlanarak, devletlerin karşılıklı bağımlılık koşullarında mutlak kazanç elde etme hedeflerinin uluslararası rejimler aracılığıyla kurumsallaştırılması ve normatif idealizme ulaşılması

Cevap

Linklater'ın özgürleşme (emancipation) anlayışı, dışlayıcı egemenlik pratiklerinin aşılarak siyasal topluluğun ahlaki ufkunun genişletilmesi ve Habermasçı iletişimsel etik çerçevesinde evrensel bir dayanışmanın kurulmasını öngörür.
Andrew Linklater, uluslararası ilişkilerde Eleştirel Teori'yi Jürgen Habermas'ın iletişimsel eylem (diyalojik etik) kuramıyla harmanlamıştır. Linklater'a göre modern egemen devlet, vatandaşlarını içeride birleştirirken dışarıda kalanları dışlayan 'tikelci' (particularist) ve ahlaki sınırları daraltan bir yapıdır. Özgürleşme (emancipation), bu dışlayıcı sınırların aşılarak, tüm insanların eşit biçimde katılabileceği evrensel bir ahlaki siyasal topluluğun ve dayanışmanın inşa edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kavramsal çerçeveyi analiz etme
Robert Cox'un sorun çözücü/eleştirel teori ayrımının ve Andrew Linklater'ın bu temelde inşa ettiği normatif çerçevenin tespit edilmesi.
Sorunun sadece genel bir eleştirel teori bilgisi değil, spesifik olarak Linklater'ın 'özgürleşme' kavramına yönelik olduğunu kavramak için.
2
Seçeneklerdeki teorik yaklaşımları ayrıştırma
Seçeneklerde sırasıyla Eleştirel Teori (Habermasçı), Realizm, İnşacılık, İndirgemeci Marksizm/Gramscicilik ve Neoliberalizm argümanlarının yer aldığının belirlenmesi.
Yanlış seçeneklerin hangi ana akım veya alternatif kuramlara ait olduğunu bularak eleme yapabilmek için.
3
Linklater'ın 'tikelcilik' (particularism) eleştirisini kavramsallaştırma
Egemen devletin sınırlarını ahlaki sınır kabul eden tikelciliğe karşı, evrensel (universal) bir ahlaki topluluk inşasının doğru yanıt olarak seçilmesi.
Linklater'ın uluslararası ilişkiler disiplinine en büyük katkısı olan 'diyalojik etik' ve ahlaki sınırların genişlemesi fikrini doğru teşhis etmek için.

Anahtar Kavram

Uluslararası İlişkilerde Eleştirel Teori ve Özgürleşme (Emancipation)
Bu soruyu puanla