Soru

Zorluk: Çok zorUluslararası Yargı Kararları (İçtihatlar)

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 38. maddesinde yargı kararlarının 'hukuk kurallarının belirlenmesinde yardımcı araç' olarak nitelendirilmesi ile 59. maddesindeki 'kararların yalnızca davanın tarafları ve o dava için bağlayıcı olması' kuralı arasındaki ilişki bağlamında, yargı kararlarının uluslararası hukukun kaynakları arasındaki yeri ve etkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. UAD kararları, Statü gereği yeni bir hukuk normu yaratma yetkisine sahip olmasa da, mevcut olan uluslararası yapılageliş (teamül) kurallarının varlığını ve kapsamını otoriter bir şekilde saptayarak bu kuralların belirlenmesinde en yetkin kanıt işlevi görür.Cevap
  2. B
    Divan tarafından verilen kararlar, Statü'nün 38. maddesi uyarınca 'hukukun genel ilkeleri' ile aynı hiyerarşik düzeyde yer alan asli bir hukuk kaynağıdır ve benzer nitelikteki tüm uyuşmazlıklarda tüm devletler için genel bir emsal teşkil eder.
  3. C
    Uluslararası hukukta 'stare decisis' ilkesi temel bir kural olduğundan, Divan'ın bir uyuşmazlıkta ulaştığı hukuki sonuç, Statü'nün 59. maddesine bakılmaksızın tüm uluslararası toplum için bağlayıcı bir norm haline gelir.
  4. D
    Yargı kararlarının bir hukuk kaynağı olarak kabul edilebilmesi ve Divan'ın önceki içtihatlarına atıf yapabilmesi için, uyuşmazlığın taraflarının Divan'a 'hakkaniyet ve nisfet' çerçevesinde karar verme yetkisini tanımış olması şarttır.
  5. E
    Statü'nün 59. maddesindeki sınırlama sadece çekişmeli davalar için geçerli olduğundan, Divan'ın danışma görüşleri (advisory opinions) uluslararası hukukun asli kaynakları arasında yer alır ve genel bağlayıcılığa sahiptir.

Cevap

Uluslararası Adalet Divanı kararları, hukuk normu yaratma yetkisine sahip olmasa da mevcut kuralların (özellikle teamülün) tespiti ve belirlenmesinde en yetkin kanıt aracını oluşturmaktadır.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 38(1)(d) maddesi, yargı kararlarını hukukun 'asli' değil 'yardımcı' bir kaynağı olarak tanımlar. Bu, Divan'ın bir yasama organı gibi davranıp yeni hukuk kuralları yaratamayacağı anlamına gelir. Ancak Divan, uyuşmazlıkları çözerken mevcut antlaşmaları yorumlar ve özellikle devlet uygulamaları ile 'opinio juris' unsurlarını analiz ederek bir kuralın uluslararası yapılageliş (teamül) hukuku haline gelip gelmediğini saptar. Statü'nün 59. maddesi, bir kararın hukuki sonucunun sadece o davanın taraflarını bağlamasını öngörerek 'stare decisis' ilkesini dışlar. Dolayısıyla, doğru cevapta belirtildiği üzere yargı kararları, mevcut hukuk kurallarının içeriğini ve varlığını belirleyen en yüksek otoriteye sahip 'kanıt' araçlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
UAD Statüsü Madde 38 ve 59 analizi
Madde 38 yargı kararlarını 'yardımcı kaynak' (subsidiary), Madde 59 ise kararın bağlayıcılığını sadece 'taraflar ve o dava' ile sınırlı kılar.
Uluslararası hukukta yasama organı benzeri bir merkezi otorite olmadığından, yargının norm yaratma (law-making) yetkisi reddedilmiştir.
2
Yardımcı kaynak kavramının işlevini belirleme
Yargı kararları yeni bir kural koymaz, ancak mevcut kuralların (antlaşma veya teamül) yorumunu ve içeriğini netleştirir.
Hukukun 'belirlenmesinde yardımcı araç' ifadesi, kararların kural koyucu değil, kuralı tespit edici (declaratory) olduğunu gösterir.
3
Teamül hukuku ile ilişkiyi kurma
Divan, kararlarında bir kuralın teamül haline geldiğini saptadığında, o kural artık tüm devletler için teamül olarak bağlayıcıdır; ancak bu bağlayıcılık karardan değil, teamülün kendisinden kaynaklanır.
Yargı kararı, bir teamülün 'kanıtı' (evidence of custom) niteliğini taşıdığı için uluslararası hukuk sisteminde çok güçlü bir otoriteye sahiptir.

Anahtar Kavram

Yargı kararlarının tespit edici (declaratory) niteliği ve yardımcı kaynak işlevi
Bu soruyu puanla