Küresel iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında, devletlerin büyük bir çoğunluğu deniz seviyesindeki yükselmelere karşı yapay adaların inşasını sınırlayan belirli bir uygulamayı istikrarlı biçimde sürdürmekte ve bu uygulamaya hukuki bir zorunluluk inancıyla (opinio juris) uymaktadır. Ancak Delta Devleti, kuralın oluşum sürecinin en başından itibaren bu uygulamaya açıkça, tutarlı ve kesintisiz olarak karşı çıkmıştır.
Uluslararası teâmül (yapılageliş) hukuku bağlamında, bu durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AÇoğunluk uygulamasının opinio juris ile birleşmesi bu kuralı doğrudan emredici kural (jus cogens) hâline getireceğinden, Delta Devleti'nin baştan beri süregelen itirazı hukuki sonuç doğurmaz.
- BTeâmül, uluslararası hukukta yargı kararları gibi yalnızca yardımcı bir kaynak niteliği taşıdığından, devletlerin bu ortak uygulaması hiçbir devlet açısından asli bir bağlayıcılık oluşturmaz.
- Delta Devleti, kuralın gelişim aşamasından itibaren ortaya koyduğu istikrarlı itirazları nedeniyle 'sürekli itirazcı' (persistent objector) konumundadır ve söz konusu teâmül kuralı ile bağlı tutulamaz.Cevap
- DBu tür yaygın devlet uygulamaları zamanla 'hukukun genel ilkeleri' statüsü kazanacağından, Delta Devleti'nin itirazına bakılmaksızın hakkaniyet kuralları çerçevesinde tüm uluslararası toplumu bağlar.
- EDelta Devleti'nin sürekli itirazcı sayılarak bu kuraldan muaf tutulabilmesi için, Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisini önceden ve zorunlu olarak kabul etmiş olması şarttır.
Cevap
Delta Devleti, kuralın gelişim aşamasından itibaren gösterdiği tutarlı itirazlar sebebiyle sürekli itirazcı (persistent objector) konumundadır ve bu kural ile bağlı olmaz.
Uluslararası teâmül (yapılageliş) hukuku, devletlerin istikrarlı ve ortak uygulaması (maddi unsur) ile bu uygulamanın hukuken zorunlu olduğu yönündeki inanç (opinio juris - manevi unsur) birleştiğinde ortaya çıkar. Kural olarak tüm devletleri bağlayıcı niteliktedir. Ancak, uluslararası hukukta bir teâmül kuralının oluşum aşamasının ilk anından itibaren bu kurala diplomatik ve hukuki yollarla açık, tutarlı ve kesintisiz bir biçimde karşı çıkan devletler 'sürekli itirazcı' (persistent objector) statüsü elde ederler. Bu statü, ilgili devletin oluşan teâmül kuralından muaf tutulmasını sağlar. Soruda Delta Devleti'nin itirazının en baştan beri istikrarlı biçimde devam ettiği vurgulandığı için kural ile bağlı olmaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Uluslararası Teâmül Hukukunun Unsurları ve Sürekli İtirazcı (Persistent Objector) Kuralı