Bir uluslararası ilişkiler sempozyumunda sunum yapan bir akademisyen, disiplinin gelişimini anlatırken şu ifadeleri kullanmıştır: "Uluslararası politikadaki güç mücadelesini anlamak için Thomas Hobbes'un *Leviathan* eserindeki doğa durumuna veya Niccolò Machiavelli'nin *Prens* eserinde liderlere verdiği tavsiyelere bakmamız yeterlidir. Bu düşünürlerin ortaya koyduğu karamsar ontolojik perspektif, klasik realizmin de temelini oluşturmuştur."
Akademisyenin konuşmasında vurguladığı ve klasik realizmin uluslararası arenadaki çatışmaları açıklarken dayandığı bu temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
- Çatışmaların temelinde insanın doğuştan gelen bencil, rekabetçi ve güce aç doğasının yatmasıCevap
- BUluslararası sistemin merkezi bir otoriteden yoksun, anarşik bir yapıya sahip olması
- CDevletlerin dış politika kararlarının bürokratik mekanizmaların psikolojik hatalarından etkilenmesi
- DUluslararası alandaki anarşinin, kelime anlamıyla her an sıcak savaşın yaşandığı bir kaos ortamı yaratması
- EDevletleri barışa yönlendirecek uluslararası hukukun ve ahlaki normların henüz yeterince kurumsallaşamaması
Cevap
Çatışmaların temelinde insanın doğuştan gelen bencil, rekabetçi ve güce aç doğasının yatması
Klasik realizm, devletlerin davranışlarını insan doğasının büyük ölçekli bir yansıması olarak kabul eder. Hobbes'un 'insan insanın kurdudur' anlayışı ve Machiavelli'nin çıkara dayalı insan tasviri, klasik realizmin güç mücadelesini insanın doğuştan gelen bencil, kusurlu ve güce aç özellikleri ile açıklamasına zemin hazırlamıştır. Bu nedenle akademisyenin bahsettiği ontolojik varsayım insan doğasının karamsar yorumudur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Klasik Realizmde İnsan Doğası Varsayımı