Bir dış politika analisti, yükselen bir küresel gücün denizaşırı askeri üsler kurma ve silahlanma yarışını hızlandırma stratejisini şu sözlerle değerlendirmiştir:
'Bu devletin yayılmacı askeri doktrini, karar alıcıların emperyal hırslarından veya ülkenin içsel rejim tipinden bağımsızdır. Temel kriz, üzerinde bir üst otoritenin bulunmadığı bu sistemde hiçbir aktörün diğerlerinin gelecekteki niyetlerinden asla tam olarak emin olamamasıdır. En kötü senaryoya hazırlıklı olmak zorunda olan rasyonel bir devlet için hayatta kalmanın tek garantili yolu, gücünü durmaksızın maksimize etmek ve nihayetinde bölgesel hegemonya kurarak rakiplerinin saldırma ihtimalini yapısal olarak ortadan kaldırmaktır.'
Bu analistin değerlendirmesi dikkate alındığında, devletlerin uluslararası arenadaki davranışlarını açıklamak için merkeze aldığı teorik yaklaşım ve temel argümanı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
- Saldırgan Realizm - Anarşik yapıdaki mutlak niyet belirsizliği nedeniyle devletler güvenliklerini ancak sürekli güç maksimizasyonu ve bölgesel hegemonya kurarak sağlayabilirler.Cevap
- BSavunmacı Realizm - Anarşi devletleri güvenlik arayışına itse de aşırı güçlenme diğer aktörlerin dengeleyici ittifaklar kurmasına yol açacağından devletler statükoyu korumaya çalışır.
- CKlasik Realizm - Uluslararası siyasetteki genişlemeci eğilimler, yapısal zorunluluklardan ziyade insan doğasındaki bitmek bilmeyen güç ve tahakküm arzusuyla şekillenir.
- DSosyal İnşacılık - Devletlerin silahlanma yarışına girmesi ve yayılmacı politikalar izlemesi, maddi zorunluluklardan değil, karşılıklı etkileşimle inşa edilen Hobbesçu düşmanlık kültüründen kaynaklanır.
- ENeoliberal Kurumsalcılık - Devletler anarşinin yarattığı belirsizlik ve güvenlik tehditlerini askeri kapasite artırımıyla değil, mutlak kazanç sağlayan uluslararası rejimler kurarak aşmayı hedefler.