Uluslararası hukukta devletlerin tek taraflı işlemleri, bir devletin başka bir süjenin rızasına veya katılımına ihtiyaç duymaksızın, tek taraflı irade beyanıyla hukuki sonuç doğurmasını ifade eder. Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) özellikle 1974 tarihli Nükleer Denemeler Davası'ndaki (Nuclear Tests Case) kararıyla netleşen ilkelere göre, bir devletin tek taraflı bir beyanının uluslararası hukukta bağlayıcı bir yükümlülük yaratabilmesi için aranan en temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?
- Beyanda bulunan devletin bu işlemle hukuken bağlanma niyetine (animus obligandi) sahip olmasıCevap
- Bİşlemin, bir devletin mevcut bir hukuki durumun geçerliliğini kabul etmediğini bildirdiği 'protesto' niteliğinde olması
- CBeyanın, bir devletin kendi lehine olan bir haktan veya iddiadan vazgeçtiğini bildirdiği 'feragat' işleminin usuli şartlarını taşıması
- DYapılan işlemin, diğer devletlerin yeni bir hukuki durumu veya oluşumu resmen kabul ettiğini bildiren 'tanıma' niteliği taşıması
- Eİrade beyanının, diğer devletlerin belirli bir olaydan veya durumdan haberdar edilmesi amacıyla yapılan resmi bir 'tebliğ' (bildirim) ile sınırlı kalması
Cevap
Beyanda bulunan devletin bu işlemle hukuken bağlanma niyetine (animus obligandi) sahip olması ve beyanın kamuya açık yapılması
Uluslararası hukukta bir devletin tek taraflı irade beyanının bağlayıcı bir yükümlülük yaratabilmesi için beyanda bulunan devletin bu işlemle hukuken bağlanma niyetine (animus obligandi) sahip olması esastır. Bu ilke, 1974 tarihli Nükleer Denemeler Davası'nda UAD tarafından açıkça ortaya konulmuştur. Divan'a göre, eğer devlet bu beyanıyla gelecekte belirli bir şekilde davranmayı vaat ediyor ve bu beyanıyla bağlanmayı amaçlıyorsa, başka bir süjenin rızasına veya karşı edime gerek olmaksızın bu beyan bağlayıcıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Devletlerin Tek Taraflı İşlemlerinde Animus Obligandi (Bağlanma Niyeti)
Tahmini Süre:1m 30s