Bir devlet yetkilisinin, kontrolsüz göç dalgasını ülkenin kültürel kimliğine yönelik "varoluşsal bir tehdit" olarak tanımlaması ve bu durumla mücadele için normal demokratik prosedürlerin dışına çıkan olağanüstü önlemler talep etmesi, Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme (securitization) kuramı çerçevesinde analiz edilmektedir. Bu teorik yaklaşıma göre, bir meselenin güvenlik alanına taşınmasını sağlayan ve "bir şeyi söylemenin aslında o şeyi yapmak olduğu" fikrine dayanan kurucu eylem aşağıdakilerden hangisidir?
- Söz eylemiCevap
- BFonksiyonel aktör
- CGüvenliksizleştirme
- DGüvenlik ikilemi
- EKarşılıklı bağımlılık
Cevap
Güvenlikleştirme sürecini başlatan ve dili kurucu bir araç olarak kullanan eylem "Söz eylemi" (speech act) kavramıdır.
Söz eylemi (speech act), Kopenhag Okulu'nun temelini oluşturur. Bu kavrama göre, güvenlik bir aktörün bir konuyu tehdit olarak isimlendirmesi ve izleyici tarafından kabul edilmesiyle inşa edilen söylemsel bir süreçtir. Tehdit ilan edilmesi, konunun normal siyasetin dışına çıkarılmasını sağlayan kurucu bir eylemdir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Söz Eylemi (Speech Act)
İpuçları
1
Bu kavram, dil felsefesinden (J.L. Austin) ödünç alınmıştır.
2
Bir şeyi söylemenin aslında bir eylem gerçekleştirmek (örneğin 'Seni tehdit olarak görüyorum' demekle bir güvenlik alanı yaratmak) olduğunu ifade eder.
3
Güvenliğin nesnel bir durum değil, dille inşa edilen bir süreç olduğunu belirten temel terimdir.
Daha Fazla Pratik
Güvenlikleştirmenin başarılı olması için gereken 'izleyici onayı' (audience acceptance) kavramına göz atabilirsiniz.
Alternatif Yöntem
Kopenhag Okulu'nda 'güvenlik' kelimesinin kendisinin bir 'anahtar' işlevi görerek konuyu normal siyasetten acil durum siyasetine taşıdığını düşünmek cevaba götürür.
Tahmini Süre:1m 15s