Soru

Zorluk: ZorSaldırgan Realizm (Ofansif Realizm)

John Mearsheimer, "Büyük Güç Siyasetinin Trajedisi" adlı eserinde sistemleştirdiği Saldırgan Realizm teorisinde; uluslararası sistemin yapısının, devletleri hayatta kalabilmek için sürekli olarak güçlerini artırmaya ve nihai olarak hegemonya kurmaya zorladığını ileri sürer. Bu yaklaşıma göre, rasyonel devletlerin durmaksızın güç maksimizasyonu peşinde koşmaları ve revizyonist politikalara yönelmeleri bireysel bir tercih değil, sistemik bir zorunluluktur.

Buna göre, devletlerin mevcut güç dağılımıyla yetinmeyip sürekli bir güç artırma eğilimi içinde olmalarının ve niyetlerinden emin olsalar dahi birbirlerine güvenememelerinin ardındaki temel mantıksal dayanak aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Anarşik yapının merkezi bir otorite yokluğu nedeniyle devletleri sürekli bir fiili savaş ve kaos durumuna mahkûm etmesi.
  2. B
    İnsan doğasındaki doğuştan gelen hükmetme arzusunun, devletlerin dış politika kararlarını sistemik baskılardan daha fazla şekillendirmesi.
  3. Devletlerin birbirlerinin niyetleri hakkındaki bilgi eksikliği ve mevcut niyetlerin gelecekte değişmeyeceğine dair hiçbir garantinin bulunmaması.Cevap
  4. D
    Güvenlik ikileminin (security dilemma) devletleri sadece mevcut durumu (statüko) korumaya ve savunmacı bir pozisyon almaya zorlaması.
  5. E
    Devletlerin mutlak kazanç elde etme arzusunun, göreli kazanç endişelerini tamamen ortadan kaldırarak iş birliğini teşvik etmesi.

Cevap

Saldırgan realizmde devletlerin güç maksimizasyonu yapmasının temel nedeni, diğer devletlerin niyetleri hakkındaki belirsizlik ve bu niyetlerin gelecekte değişmeyeceğine dair bir garantinin bulunmamasıdır.
Saldırgan Realizm'in (Ofansif Realizm) en temel argümanlarından biri, devletlerin birbirlerinin niyetlerinden asla tam olarak emin olamamalarıdır. John Mearsheimer'a göre, bir devletin bugünkü barışçıl niyetleri, gelecekte (lider değişimi, kapasite artışı vb. nedenlerle) saldırgan bir niyetle yer değiştirebilir. Bu durum, rasyonel devletleri hayatta kalabilmek için rakipleri karşısında mümkün olan en yüksek güce ulaşmaya ve hatta bölgesel hegemon olmaya iter. Dolayısıyla revizyonizm, devletlerin kötü niyetinden değil, sistemin yarattığı belirsizlikten kaynaklanan yapısal bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Saldırgan realizmin (Mearsheimer) sistemik varsayımlarını analiz etme.
Anarşi, hayatta kalma arzusu, saldırı kapasitesi, rasyonellik ve niyet belirsizliği olmak üzere beş temel varsayım belirlenir.
Teorinin mantıksal işleyişini anlamak için temel taşlarını bilmek gerekir.
2
"Niyetlerin belirsizliği" kavramını derinleştirme.
Devletlerin birbirlerinin niyetlerini asla %100 bilemeyeceği ve bugün barışçıl olan bir devletin gelecekte saldırganlaşabileceği sonucuna varılır.
Teorideki 'trajedi' kavramının kalbinde bu öngörülemezlik yatar.
3
Güvenlik ve güç arasındaki ilişkiyi saptama.
Eğer rakibin gelecekte ne yapacağı bilinemiyorsa, güvenliği sağlamanın tek yolu rakibin sizi alt edemeyeceği kadar güçlü olmaktır.
Bu mantık, devletleri statükoyu korumak yerine sistemdeki güç dengesini kendi lehlerine değiştirmeye (revizyonizme) iter.

Anahtar Kavram

Niyetlerin Belirsizliği ve Güç Maksimizasyonu

Daha Fazla Pratik

Mearsheimer'ın 'dengeleme' (balancing) yerine 'sorumluluğu başkasına yıkma' (buck-passing) stratejisini neden tercih ettiğini incelemek konuyu derinleştirebilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla