İngiliz Okulu

259 soru

Soru 21Soru

İngiliz Okulu (English School) teorisinin kurucu figürlerinden Hedley Bull, 'Anarşik Toplum' (The Anarchical Society) adlı eserinde uluslararası toplumun sürekliliğini sağlayan beş temel 'birincil kurum' (primary institutions) tanımlamıştır. Bu kurumlardan biri olan 'savaş' (war), çoğu zaman bir yıkım veya kural dışılık olarak algılansa da Bull tarafından bir 'kurum' olarak nitelendirilir. Buna göre, Hedley Bull'un savaşı uluslararası toplumun bir 'kurumu' olarak tanımlamasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savaşın, belirli kural ve normlar çerçevesinde yürütülen ve uluslararası düzenin korunması veya hukukun dayatılması gibi toplumsal amaçlara hizmet edebilen organize bir pratik olması

Cevap

Savaşın belirli kurallar dahilinde yürütülen ve uluslararası düzeni korumaya yönelik işlevleri olan organize bir pratik olması
Doğru yanıt olan seçenek, Hedley Bull'un rasyonalist (Grotiusçu) yaklaşımını tam olarak yansıtmaktadır. Bull'a göre savaş, devletler arası ilişkilerde sadece yıkıcı bir kuvvet değil, aynı zamanda uluslararası hukukun bir yaptırım aracı veya güç dengesinin korunması için başvurulan meşru bir yoldur. Bu toplumsal amaçlar ve beraberindeki kurallar (savaş ilanı, dokunulmazlıklar vb.), savaşı bir 'kurum' yapar.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'nun kurum anlayışını analiz etme
İngiliz Okulu'nda kurumlar BM gibi resmi örgütler (ikincil) değil, diplomasi ve hukuk gibi yerleşik pratiklerdir (birincil).
Teorik çerçeveyi belirlemek için birincil ve ikincil kurum ayrımını yapmak gerekir.
2
Savaşın kurum olma niteliğini sorgulama
Savaş, belirli kural (jus in bello) ve meşruiyet zemininde gerçekleştirildiğinde bir 'kurum' haline gelir.
Savaşın neden bir 'kaos' değil de 'kurum' olarak görüldüğünü anlamak sorunun kilit noktasıdır.
3
Bull'un işlevsel analizini uygulama
Savaşın; hukuku dayatmak, güç dengesini korumak veya düzeni sağlamak için bir 'araç' olarak kullanılması onun kurumsal yönüdür.
Doğru seçeneğe ulaşmak için Bull'un 'Anarşik Toplum'daki temel argümanını (savaşın düzen sağlama amacı) belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Hedley Bull'un Birincil Kurumları

İpuçları

1
Hedley Bull için kurumlar 'resmi binalar' değil, 'alışılagelmiş davranış kalıpları'dır.
2
Savaşın bir kurum olabilmesi için devletlerin savaşırken bile uyması gereken kuralların (jus in bello) olması gerekir.
3
Savaşın düzeni yıkmak yerine, düzeni korumak (örneğin güç dengesini bozan bir devlete karşı savaşmak) için kullanıldığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

İngiliz Okulu'nun 'çoğulcu' ve 'dayanışmacı' kanatlarının insani müdahale konusundaki görüş farklılıklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

Barry Buzan’ın İngiliz Okulu teorisine getirdiği yapısalcı yorumda, klasik dönem düşünürlerinin (Wight ve Bull gibi) "çoğulculuk" (pluralism) ve "dayanışmacılık" (solidarism) arasında kurduğu ikili karşıtlığa yönelik temel yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu iki kavramı birbirini dışlayan kategoriler yerine, uluslararası toplumun "yoğunluğunu" (thickness) belirleyen bir süreklilik (spectrum) üzerindeki dereceler olarak ele alması

Cevap

Barry Buzan'ın yaklaşımı, çoğulculuk ve dayanışmacılığı birbirini dışlayan zıt kutuplar değil, uluslararası toplumun kurumsal yoğunluğunu (thickness) gösteren bir süreklilik üzerindeki farklı dereceler olarak görmektir.
Barry Buzan, 20042004 tarihli *Uluslararası Toplumdan Dünya Toplumuna* adlı eserinde, çoğulculuk ve dayanışmacılığı klasik teorideki gibi katı bir dikotomi (ikili ayrım) olarak değil, bir süreklilik (spectrum) olarak ele almıştır. Buna göre uluslararası toplumlar, paylaştıkları ortak kurumların niteliği ve niceliğine göre "ince" (çoğulcu) yapıdan "kalın" (dayanışmacı) yapıya doğru evrilebilirler. Bu yaklaşım, teoriyi normatif bir tartışmadan çıkarıp daha gözlemlenebilir ve yapısal bir çerçeveye oturtmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik İngiliz Okulu ile Yeni İngiliz Okulu arasındaki farkı belirle.
Klasik okulda bu iki kavram genellikle normatif birer pozisyon (ne olması gerektiği) olarak görülürken, Buzan bunu yapısal bir analiz aracına dönüştürür.
Teorik dönüşümü anlamak sorunun temelidir.
2
Buzan'ın "yoğunluk" (thickness) kavramını analiz et.
Uluslararası toplumun paylaştığı ortak kural ve kurumların sayısı arttıkça toplum "kalınlaşır" (dayanışmacılığa yaklaşır), azaldıkça "incelir" (çoğulculuğa yaklaşır).
Süreklilik (spectrum) argümanının dayanağını belirlemek gerekir.
3
Seçeneklerdeki kavramsal eşleştirmeleri kontrol et.
Doğru yanıt olan seçenek, bu iki kavramın bir süreklilik (spectrum) üzerinde yer aldığını ve bir "derece" meselesi olduğunu vurgulamaktadır.
Kavramsal netlik sağlamak için.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nda Çoğulculuk-Dayanışmacılık Sürekliliği

İpuçları

1
Klasik İngiliz Okulu'nda çoğulculuk devlet egemenliğine, dayanışmacılık ise birey haklarına vurgu yapar. Buzan bu ayrımı bir 'ya-da' meselesi olmaktan çıkarır.
2
Buzan'ın teorisinde 'yoğunluk' (thickness) kavramı, uluslararası toplumun ne kadar kural paylaştığını ölçer. Bu durum kavramların bir çizgi üzerinde yer almasını sağlar.

Daha Fazla Pratik

Buzan'ın 'Birincil Kurumlar' (Primary Institutions) tasnifini ve bunların 'Usta Kurumlar' (Master Institutions) ile ilişkisini incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru

Hedley Bull'un *Anarşik Toplum* (1977) adlı eserinde yaptığı kavramsallaştırma çerçevesinde; iki veya daha fazla devletin birbirleriyle yeterli temasta bulunması ve birbirlerinin kararları üzerinde etkili olması "uluslararası sistem" olarak tanımlanırken, bu yapının bir "uluslararası toplum" (international society) niteliği kazanması için gereken temel belirleyici aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletlerin ortak çıkar ve değerlerin bilincine vararak kendilerini belirli kurallar ve ortak kurumlarla bağlı hissetmeleri

Cevap

Devletlerin ortak çıkar ve değerlerin bilincine vararak kendilerini belirli kurallar ve ortak kurumlarla bağlı hissetmeleri
Hedley Bull, *Anarşik Toplum* kitabında devletlerin sadece fiziksel etkileşim içinde olmasını 'sistem' olarak görürken; bu devletlerin ortak bazı değer ve çıkarları paylaşarak kendilerini karşılıklı ilişkilerde belirli kurallarla bağlı saymalarını 'uluslararası toplum' olarak tanımlar. Bu rasyonalist (Grotiusçu) bir yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası sistem kavramını tanımla
Devletlerin birbirleriyle temas halinde olması ve birbirlerinin hesaplamalarında birer faktör haline gelmesidir.
Sistem, topluma geçişin ön koşuludur ancak normatif bir derinliği yoktur.
2
Uluslararası toplumun ayırt edici unsurlarını belirle
Ortak çıkarlar, ortak değerler, ortak kurallar ve ortak kurumlar.
Bull'a göre bir yapının 'toplum' olabilmesi için aktörlerin bu kurallarla bağlı olduklarına dair bir bilinç (consciousness) geliştirmesi gerekir.
3
Bull'un 'Anarşik Toplum' paradoksunu analiz et
Merkezi bir otorite (hükümet) yokken bile (anarşi), kurallar ve kurumlar aracılığıyla düzenin sağlanabileceği sonucuna ulaşılır.
Bu, İngiliz Okulu'nun realizm ile idealizm arasındaki orta yol (rasyonalizm) konumunu belirler.

Anahtar Kavram

Uluslararası Sistem ve Uluslararası Toplum Ayrımı

İpuçları

1
Hedley Bull'un rasyonalist (Grotiusçu) gelenekten geldiğini ve realizm ile idealizm arasında bir 'orta yol' aradığını hatırlayın.
2
Bull için sadece 'etkileşim' yeterli değildir; devletlerin ortak kurallara duyduğu 'bilinçli bağlılık' ayırt edici unsurdur.

Daha Fazla Pratik

Hedley Bull'un uluslararası toplumun temel amaçlarını korumak için saydığı beş kurumu (güç dengesi, hukuk, diplomasi, savaş, büyük güçler) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 24Soru

İngiliz Okulu (Uluslararası Toplum Yaklaşımı) düşünürleri, uluslararası ilişkilerin incelenmesinde "Klasik Yaklaşım" (Classical Approach) olarak adlandırılan bir metodolojiyi benimsemişlerdir. Özellikle Hedley Bull tarafından savunulan bu yaklaşım, disiplinin 1960'lı yıllarda ivme kazanan "bilimsel" bir kimlik kazanma ve katı pozitivist yöntemler kullanma çabalarına karşı eleştirel bir duruş sergiler. Buna göre, İngiliz Okulu’nun metodolojik tercihlerini yansıtan Klasik Yaklaşım ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası ilişkilerin karmaşıklığını anlamak için tarihsel tecrübe, hukuk kuralları, felsefi muhakeme ve araştırmacının sezgilerine dayanan yorumlayıcı bir metodolojiyi benimser.

Cevap

İngiliz Okulu'nun benimsediği Klasik Yaklaşım, uluslararası ilişkilerin karmaşıklığını anlamak için tarihsel tecrübe, hukuk kuralları, felsefi muhakeme ve araştırmacının sezgilerine dayanan yorumlayıcı (interpretive) bir metodolojiyi esas alır.
İngiliz Okulu, özellikle Hedley Bull'un öncülüğünde, uluslararası ilişkilerin doğa bilimleri gibi katı yasalarla açıklanamayacağını savunur. Onlara göre gerçek anlamda bir kavrayış; tarihsel süreçlerin, hukuki normların, diplomatik teamüllerin ve felsefi tartışmaların bir senteziyle mümkündür. Bu metodolojik duruş, araştırmacının sezgisini ve entelektüel yargısını ön plana çıkaran "yorumlayıcı" bir karaktere sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Metodolojik ayrımı tanımlama
İngiliz Okulu, 1960'lardaki davranışsalcı (behavioralist) ve katı bilimsel yönteme karşı "Klasik Yaklaşım"ı savunur.
Teorinin sadece ölçülebilir verilerle değil, derinlemesine yorumlama ile kurulabileceğine inanırlar.
2
Klasik Yaklaşım'ın bileşenlerini belirleme
Bu yaklaşım; tarih, hukuk, felsefe ve diplomasi tecrübesini temel analiz araçları olarak kabul eder.
Uluslararası ilişkilerin insan davranışları ve toplumsal kurallar üzerine kurulu sosyal bir gerçeklik olması.
3
Doğru yargıya ulaşma
Araştırmacının sübjektif yargılarının ve tarihsel birikimin önemini vurgulayan yorumlayıcı (interpretive) yöntem en temel ayırt edici özelliktir.
Matematiksel modellerin uluslararası ilişkiler gibi karmaşık ve ahlaki boyutu olan bir alanı açıklamada yetersiz kalacağı düşüncesi.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nun Klasik Yaklaşımı (Classical Approach)

İpuçları

1
İngiliz Okulu'nun 1960'lardaki metodoloji tartışmalarında hangi tarafta yer aldığını hatırlayın.
2
Hedley Bull'un 'Classical Approach' (Klasik Yaklaşım) kavramı, modern bilimsel yöntemlere mi yoksa geleneksel beşeri bilimlere mi yakındır?
3
Bu yaklaşım; tarih, hukuk ve felsefe gibi disiplinlerin analiz sürecine dahil edilmesini savunur.

Daha Fazla Pratik

İngiliz Okulu'nun 'Uluslararası Sistem' ve 'Uluslararası Toplum' ayrımını temel alan kavramsal soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

Hedley Bull, "Anarşik Toplum" (1977) adlı çalışmasında düzeni, "toplumsal yaşamın birincil, elementer veya evrensel hedeflerini sürdüren bir faaliyet örüntüsü" olarak tanımlar. Bull'a göre her toplum, hangi amaçla kurulmuş olursa olsun, bu üç temel hedefi gerçekleştirmek zorundadır. Bu kuramsal çerçeveye göre; uluslararası toplumda devletler arasında yapılan antlaşmaların bağlayıcılığının (pacta sunt servanda) kabul edilmesi, toplumsal yaşamın hangi elementer hedefini gerçekleştirmeye yöneliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Verilen sözlerin tutulması (Karşılıklı güvenin tesisi)

Cevap

Antlaşmaların bağlayıcılığı (pacta sunt servanda), Hedley Bull'un tanımladığı toplumsal yaşamın elementer hedeflerinden biri olan 'verilen sözlerin tutulması' (truth/promises) ilkesinin uluslararası düzeydeki karşılığıdır.
Doğru seçenek olan 'verilen sözlerin tutulması', Bull'un kuramında toplumsal istikrarın üç sacayağından biridir. Uluslararası toplumda merkezi bir yaptırım gücü olmasa da, düzenin sağlanabilmesi için devletlerin imzaladıkları antlaşmalara (sözlerine) sadık kalmaları (pacta sunt servanda) bu elementer hedefin bir gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Bull'un 'Düzen' tanımını analiz etme
Bull düzeni, birincil (elementer) hedefleri koruyan bir örüntü olarak tanımlar.
Uluslararası toplumun hangi temeller üzerine yükseldiğini anlamak için bu hedeflerin bilinmesi gerekir.
2
Elementer hedefleri (Yaşam, Doğruluk, Mülkiyet) uluslararası pratiklerle eşleştirme
Yaşam -> Şiddetin sınırlanması; Doğruluk -> Antlaşmalar; Mülkiyet -> Egemenlik.
Antlaşmaların (pacta sunt servanda) bir toplumda güveni sağlayan 'sözlerin tutulması' gerekliliğiyle eşleştiği görülür.

Anahtar Kavram

Hedley Bull'un Düzen ve Elementer Hedefler Kavramsallaştırması

İpuçları

1
Bull'a göre düzenin üç temel hedefi vardır: Şiddetin sınırlanması, sözlerin tutulması ve mülkiyetin istikrarı.
2
'Pacta sunt servanda' (ahde vefa) ilkesi, verilen bir sözün veya imzalanan bir belgenin hukuki ve ahlaki bağlayıcılığını ifade eder.

Daha Fazla Pratik

Uluslararası düzenin korunmasında 'Büyük Güçler' kurumunun Bull'a göre üstlendiği 'yöneticilik' (managerial) rolünü inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 26Soru

İngiliz Okulu (English School) kuramsal tartışmalarında; uluslararası toplumun asli amacının devletler arasındaki istikrar ve 'düzeni' (order) korumak olduğunu, bireysel haklar temelindeki 'adalet' (justice) taleplerinin mevcut düzeni istikrarsızlaştırabileceği gerekçesiyle devlet egemenliğinin gerisinde tutulması gerektiğini savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çoğulculuk (Plüralizm)

Cevap

İngiliz Okulu'nda düzeni, egemenliği ve müdahale karşıtlığını adaletin önünde tutan yaklaşım Çoğulculuk (Plüralizm) olarak adlandırılır.
Çoğulculuk (Plüralizm) yaklaşımı, uluslararası toplumun temel amacının devletlerin farklılıklarını koruyarak bir arada yaşamasını (coexistence) sağlamak olduğunu savunur. Bu doğrultuda, devletler arasındaki düzenin (order) korunması, evrensel adalet (justice) taleplerinden daha önceliklidir çünkü adaletin zorla tesisi mevcut uluslararası düzeni bozabilir.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu içerisindeki temel ayrımı analiz etme
Çoğulculuk ve Dayanışmacılık arasındaki 'düzen-adalet' gerilimi tespit edildi.
Soruda sorulan 'düzenin adaletten üstün tutulması' ifadesi bu iki yaklaşım arasındaki ana farktır.
2
Egemenlik ve müdahale kriterlerini değerlendirme
Devlet egemenliğini mutlak gören ve iç işlerine karışmamayı savunan kanat belirlendi.
Çoğulcu kanat, uluslararası toplumun 'minimalist' kurallar (egemenlik, barış içinde bir arada yaşama) üzerine kurulması gerektiğini savunur.
3
Kavramları eşleştirme
Çoğulculuk (Plüralizm) yaklaşımına ulaşıldı.
Hedley Bull gibi teorisyenlerin de vurguladığı üzere, düzenin korunması uluslararası toplumun birincil işlevidir.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nda Çoğulculuk (Order vs. Justice)

İpuçları

1
İngiliz Okulu'nda 'Düzen mi yoksa Adalet mi daha önemlidir?' sorusuna verilen cevap bu ayrımı belirler.
2
Devlet egemenliğini her koşulda korumayı amaçlayan ve insani müdahaleye mesafeli duran yaklaşımı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' (The Anarchical Society) eserinde düzen ve adalet arasındaki gerilime dair argümanlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 27Soru

İngiliz Okulu'nun geleneksel metodolojik belirsizliklerini aşarak teoriye daha sistematik bir yapı kazandırmayı hedefleyen "Yeni İngiliz Okulu"nun en önemli temsilcilerinden biri Barry Buzan'dır. Buzan, *Uluslararası Toplumdan Dünya Toplumuna* adlı eserinde ve teorik yaklaşımında, okulun miras aldığı kavramları yeniden ele almıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Barry Buzan'ın Yeni İngiliz Okulu yaklaşımının temel teorik özelliklerinden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İngiliz Okulu'nun kavramsal çerçevesini yapısal realizm ve inşacılık (konstrüktivizm) ile sentezleyerek; 'uluslararası sistem', 'uluslararası toplum' ve 'dünya toplumu' kavramlarına daha katı bir analitik ve yapısal temel kazandırması

Cevap

İngiliz Okulu'nun kavramsal çerçevesini yapısal realizm ve inşacılık (konstrüktivizm) ile sentezleyerek; 'uluslararası sistem', 'uluslararası toplum' ve 'dünya toplumu' kavramlarına daha katı bir analitik ve yapısal temel kazandırması
Doğru seçenek, Barry Buzan'ın Yeni İngiliz Okulu'na yaptığı temel teorik katkıyı kesin ve doğru bir şekilde ifade etmektedir. Buzan, klasik İngiliz Okulu'nun aşırı tarihselci ve zaman zaman yöntemsel olarak belirsiz kalan yapısını eleştirmiştir. Bu eksikliği gidermek için Kenneth Waltz'un yapısal realizminden ve Alexander Wendt'in sosyal inşacılığından (konstrüktivizm) geniş ölçüde yararlanmıştır. Bu bağlamda 'uluslararası sistem', 'uluslararası toplum' ve 'dünya toplumu' arasındaki ayrımları analitik bir netliğe kavuşturmuş ve teoriyi sağlam bir yapısal çerçeveye oturtmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Barry Buzan'ın Yeni İngiliz Okulu projesindeki temel amacını belirlemek.
Buzan'ın temel amacı, klasik İngiliz Okulu'nun esnek ve bazen muğlak olan metodolojisini daha sağlam, yapısal ve sistematik bir temele oturtmaktır.
Soru kökünde Buzan'ın teoriye daha sistematik bir yapı kazandırma hedefi açıkça vurgulanmaktadır.
2
Buzan'ın bu amaca ulaşmak için kullandığı temel teorik araçları ve kavramları hatırlamak.
Buzan, klasik İngiliz Okulu kavramlarını (sistem, toplum, dünya toplumu) neorealizmin yapısal analiz düzeyi ve inşacılığın sosyal inşa süreçleriyle entegre etmiştir.
Yeni İngiliz Okulu'nun ayırt edici özelliği, geleneksel tarihi-sosyolojik yaklaşımı modern yapısal ve inşacı teorilerle sentezlemesidir.
3
Seçenekleri, Buzan'ın teorik sentezi bağlamında değerlendirmek.
Doğru ifade, Buzan'ın yapısal realizm ve inşacılık senteziyle kavramlara analitik temel kazandırdığını belirten seçenektir. Çeldiriciler ise Buzan'ın fikirlerini yanlış analiz düzeylerine çeken veya diğer teorilerle (neoliberalizm vb.) karıştıran ifadeler içerir.
Özellikle 'dünya toplumu' kavramının geliştirilmesi, analiz düzeylerinin birbirini dışlamadan (devletleri reddetmeden) genişletilmesi üzerine kuruludur.

Anahtar Kavram

Barry Buzan'ın Yeni İngiliz Okulu Sentezi
Soru 28Soru

İngiliz Okulu teorisi kapsamında, uluslararası düzende devletlerin egemenlik hakları ile evrensel insan hakları arasındaki gerilim, disiplin içindeki en önemli teorik tartışmalardan birine zemin hazırlamıştır. Kendi sınırları içerisinde ağır insan hakları ihlallerine imza atan bir devlete karşı uluslararası bir gücün müdahale edip edemeyeceği sorunu bu tartışmanın merkezinde yer alır. Birinci görüş, egemenlik ve içişlerine karışmama ilkelerinin uluslararası düzenin asgari şartı olduğunu belirterek insani gerekçelerle dahi olsa müdahaleye karşı çıkarken; ikinci görüş, uluslararası toplumun evrensel insani değerleri koruma sorumluluğu bulunduğunu ve ağır ihlaller durumunda insani müdahalenin meşru olduğunu savunur.

Buna göre, İngiliz Okulu yaklaşımına ait olan bu tartışmada birinci ve ikinci görüşü savunan kanatlar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çoğulculuk (Plüralizm) – Dayanışmacılık (Solidarizm)

Cevap

Birinci görüşü (egemenlik ve içişlerine karışmamayı) savunan yaklaşım Çoğulculuk (Plüralizm), ikinci görüşü (insan hakları ve müdahaleyi) savunan yaklaşım ise Dayanışmacılık (Solidarizm) olarak adlandırılır.
İngiliz Okulu teorisinde 'Çoğulculuk' (Plüralizm), uluslararası toplumda devletlerin farklı kültürel ve ahlaki değerlere sahip olduğunu, bu nedenle bir arada barış içinde yaşayabilmeleri için en temel kuralın birbirlerinin egemenliğine saygı duymak (içişlerine karışmamak) olduğunu savunur. 'Dayanışmacılık' (Solidarizm) ise uluslararası toplumun evrensel insan hakları gibi ortak ahlaki normlar etrafında birleşebileceğini, bir devlet kendi halkına zulmettiğinde uluslararası toplumun bu duruma müdahale etme (insani müdahale) sorumluluğu ve hakkı olduğunu ileri sürer. Bu nedenle sıralama Çoğulculuk ve Dayanışmacılık şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki birinci görüşün temel özelliklerini belirle.
Birinci görüş, egemenlik ve içişlerine karışmama ilkelerini temel alarak 'düzen' (order) kavramını öncelemektedir.
İngiliz Okulu'nda devletlerin farklı değerlere sahip olduğu varsayımıyla, bir arada yaşamanın asgari şartı olarak egemenliğe saygıyı gören kanadın hangisi olduğunu tespit etmek için.
2
Soru metnindeki ikinci görüşün temel özelliklerini belirle.
İkinci görüş, evrensel insan haklarını ve 'adalet' (justice) kavramını merkeze alarak meşru bir uluslararası müdahaleyi savunmaktadır.
Uluslararası toplumun ortak ahlaki değerlere dayandığını ve insan hakları ihlallerine sessiz kalınamayacağını savunan kanadın tespit edilmesi için.
3
Belirlenen özellikleri İngiliz Okulu literatüründeki kavramlarla eşleştir.
Birinci görüş 'Çoğulculuk' (Plüralizm), ikinci görüş ise 'Dayanışmacılık' (Solidarizm) ile eşleşir.
İngiliz Okulu'ndaki en büyük iç tartışma, düzen ve adalet ikilemi üzerinden şekillenen çoğulcu-dayanışmacı tartışmasıdır.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nda Düzen ve Adalet İkilemi: Çoğulculuk ve Dayanışmacılık
Soru 29Soru

İngiliz Okulu'nun temel eserlerinden biri olan Hedley Bull'un "Anarşik Toplum" (The Anarchical Society) çalışması, devletlerin merkezi bir otoritenin yokluğunda dahi salt mekanik bir "sistem" oluşturmakla kalmayıp, ortak çıkar ve kurallar etrafında bir "uluslararası toplum" inşa ettiklerini savunur. Bull'a göre bu toplumun düzeni, neoliberalizmin anladığı manada modern uluslararası örgütlerle değil; devletlerin anarşik yapıyı sürdürürken aynı zamanda istikrarı sağladıkları pratikler olan "temel kurumlar" (fundamental institutions) aracılığıyla sağlanır.

Buna göre, aşağıdaki senaryolardan hangisi Hedley Bull'un uluslararası toplumda "düzeni sağlayan temel kurumlardan biri" olarak kavramsallaştırdığı pratiklerle bağdaşmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletlerin, ulusal egemenlik yetkilerinin bir kısmını ulusüstü (supranasyonel) bir otoriteye devrederek anarşinin yapısal etkilerini büsbütün ortadan kaldırmaya çalışması.

Cevap

Egemenlik yetkilerinin ulusüstü (supranasyonel) bir otoriteye devredilerek anarşinin etkilerinin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ifade eden seçenek, Hedley Bull'un kavramsallaştırmasıyla bağdaşmaz.
Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' modelinde uluslararası düzen; egemenliğin ortadan kalkmasıyla veya yetkilerin bir üst otoriteye devredilmesiyle sağlanmaz. Tam aksine devletler egemen ve sistem anarşik kalmaya devam eder. Düzen, bu anarşik yapı içinde devletlerin Savaş, Diplomasi, Uluslararası Hukuk, Güç Dengesi ve Büyük Güçlerin Rolü gibi beş temel kurumu işletmesiyle korunur. Ulusüstü bir otoriteye yetki devri, anarşik toplumun bir gereği değil, İngiliz Okulu'nun eleştirdiği Neoliberal ve entegrasyoncu teorilerin temel tezidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki Hedley Bull ve 'Anarşik Toplum' kavramının analiz edilmesi
Bull'a göre uluslararası alanın 'anarşik' kalmaya devam ettiği, ancak anarşinin kaos anlamına gelmediği, egemen devletlerin bir arada yaşamak için kurallar (toplum) oluşturduğu tespit edilir.
İngiliz Okulu'nun ontolojik temelini doğru belirlemek.
2
Bull'un 'kurum' (institution) kavramının özelliklerinin hatırlanması
Bull için kurumlar somut örgütler (BM, AB gibi) değil; Diplomasi, Uluslararası Hukuk, Savaş, Güç Dengesi ve Büyük Güçlerin Rolü gibi yerleşik pratiklerdir.
Seçeneklerdeki senaryoların hangi kurumu temsil ettiğini eşleştirebilmek.
3
Seçeneklerdeki pratiklerin Bull'un temel kurumlarıyla eşleştirilmesi
Savaş, büyük güçlerin rolü, diplomasi ve uluslararası hukuk senaryoları Bull'un saydığı temel kurumlar ile birebir uyuşmaktadır.
Yanlış (bağdaşmayan) olan seçeneği izole etmek.
4
Ulusüstü otoriteye yetki devri kavramının İngiliz Okulu ile uyuşmazlığının tespiti
Ulusüstü (supranasyonel) yapıya yetki devri ve anarşinin aşılması fikri, anarşik toplumu savunan İngiliz Okulu'na değil, Neoliberal Kurumsalcılık ve Entegrasyon teorilerine aittir.
Doğru cevabı kesin ve teorik bir temele oturtmak.

Anahtar Kavram

Hedley Bull'un Uluslararası Toplum ve Kurumlar (Institutions) Kavramsallaştırması
Soru 30Soru

İngiliz Okulu'nun kurucu figürlerinden Hedley Bull, *Anarşik Toplum* adlı eserinde uluslararası düzenin 'temel kurumlar' (güç dengesi, uluslararası hukuk, diplomasi, savaş ve büyük güçler) aracılığıyla sürdürüldüğünü öne sürer. Bu yaklaşım, uluslararası ilişkilerdeki kurum kavramını formel örgütlere (Birleşmiş Milletler vb.) indirgeyen ana akım rasyonalist teorilerden epistemolojik ve ontolojik olarak ayrılır. Buna göre, İngiliz Okulu'nun 'temel kurumlar' ve uluslararası toplum kavramsallaştırması dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İngiliz Okulu içindeki çoğulcu (pluralist) kanat, temel kurumların asli işlevini evrensel insan hakları temelinde kozmopolit adaleti sağlamak olarak tanımlarken; dayanışmacı (solidarist) kanat bu kurumları egemenlik ve asgari düzenin korunmasıyla sınırlar.

Cevap

İngiliz Okulu içindeki çoğulcu (pluralist) ve dayanışmacı (solidarist) kanatların görüşlerinin tam tersi şekilde tanımlandığı seçenek yanlıştır.
Doğru cevap olan ifadede, İngiliz Okulu içindeki çoğulcu (pluralist) ve dayanışmacı (solidarist) yaklaşımların görüşleri kasten yer değiştirilerek verilmiştir. Gerçekte çoğulcu yaklaşım, farklı değerlere sahip devletlerin bir arada yaşayabilmesi için temel kurumların amacının asgari düzeni (egemenlik, içişlerine karışmama) sağlamak olduğunu savunur. Dayanışmacı yaklaşım ise uluslararası toplumda ortak evrensel değerlerin bulunduğunu ve temel kurumların evrensel insan hakları gibi kozmopolit adaleti güvence altına alması gerektiğini öne sürer. Seçenek bu tanımları tam tersi şeklinde sunduğu için yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'nun 'temel kurumlar' (primary institutions) kavramının mahiyetini analiz et.
Bu kurumların formel örgütler değil, tarihsel süreçte gelişen ve düzeni sağlayan yerleşik davranış kalıpları (savaş, diplomasi, büyük güçler vb.) olduğu görülür.
Teorinin ontolojik zeminini diğer rasyonalist teorilerden ayırmak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki kurum işlevlerini Hedley Bull'un tanımlarıyla karşılaştır.
Savaşın, diplomasinin, uluslararası hukukun ve büyük güçlerin 'düzen koruyucu' işlevlerinin doğru tanımlandığı teyit edilir.
Temel kurumların anarşi içindeki düzen sağlayıcı işlevlerini doğrulamak için gereklidir.
3
İngiliz Okulu içerisindeki alt tartışmaları (Çoğulculuk vs. Dayanışmacılık) incele.
Çoğulcuların asgari düzeyde bir arada yaşama ve egemenlik ilkesini (düzeni) savunduğu; dayanışmacıların ise insan hakları ve müdahaleyi kapsayan evrensel değerleri (adaleti) savunduğu saptanır.
Sorudaki kavramsal saptırmayı (yer değiştirmeyi) tespit edebilmek için teorik iç tartışmalara hakimiyet şarttır.
4
Kavramların yer değiştirildiği yanlış seçeneği belirle.
Çoğulcuların adalet, dayanışmacıların asgari düzen aradığını iddia eden ifadenin yanlış olduğu kesinleşir.
Soruda istenen 'yanlış' ifadeyi bulmak için nihai test aşamasıdır.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu: Temel Kurumlar ve Çoğulculuk-Dayanışmacılık Ayrımı
Soru 31Soru

İngiliz Okulu'nun metodolojisi ve temel kavramları üzerine yapılan analizlerde, okulun pozitivist ve davranışsalcı Amerikan uluslararası ilişkiler yaklaşımını reddederek tarih, felsefe ve uluslararası hukuku merkeze alan "klasik yaklaşım"ı benimsediği görülür. Martin Wight ve Hedley Bull gibi düşünürler, uluslararası yapıyı anlamlandırmak için ontolojik ayrımlara ve tarihsel geleneklere başvurmuşlardır.

Buna göre, İngiliz Okulu'nun metodolojik yaklaşımı ve ontolojik varsayımları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası alanda düzen, salt güç dağılımının yarattığı mekanik bir dengeyle değil; devletlerin ortak çıkarlar ve değerler etrafında bilinçli olarak inşa ettikleri kurallar, diplomasi ve uluslararası hukuk gibi kurumlar aracılığıyla sağlanır.

Cevap

Doğru cevap, uluslararası düzenin ortak değerler, kurallar ve diplomasi gibi kurumlar aracılığıyla bilinçli olarak inşa edildiğini belirten ifadedir.
Hedley Bull ve İngiliz Okulu düşünürlerine göre düzen, Neorealizmin iddia ettiği gibi yapısal anarşinin dayattığı kör ve mekanik bir güç dengesiyle değil; egemen devletlerin bilinçli olarak uluslararası hukuk, diplomasi, büyük güçlerin yönetimi ve savaşın sınırlandırılması gibi temel kurumları işletmesiyle sağlanır. Okulun temel metodolojisi (klasik yaklaşım), devletlerin eylemlerinin arkasındaki bu normatif ve tarihsel derinliği incelemeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'nun ontolojik dayanağı olan 'Uluslararası Toplum' kavramının analiz edilmesi.
Okul, devletlerin sadece mekanik olarak çarpıştığı bir 'sistem' yerine, ortak kuralları ve kurumları paylaştığı bir 'toplum' içinde var olduğunu savunur.
Okulun temel varsayımı, anarşinin kaosa yol açmadığı ve düzenin bilinçli olarak inşa edilebileceğidir.
2
Seçeneklerdeki kavramsal eşleştirmelerin (Sistem-Toplum, Çoğulculuk-Dayanışmacılık, Wight'ın Gelenekleri) kontrol edilmesi.
Diğer seçeneklerde bu kavramların zıt anlamlarıyla veya diğer teorilerin (örn. Neorealizm'in güç maksimizasyonu) argümanlarıyla karıştırılarak verildiği tespit edilmiştir.
Zeldiriciler, İngiliz Okulu'na özgü terminolojinin yüzeysel veya yanlış okunması üzerine kurulmuştur.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu, Uluslararası Toplum ve Klasik Yaklaşım
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

İngiliz Okulu'nun tarihsel sosyolojik analizlerine göre, 19. yüzyılda Avrupa merkezli uluslararası düzenin küresel bir nitelik kazanması salt fiziki veya ekonomik bir yayılmadan ibaret değildir. Bu süreçte, Avrupalı olmayan aktörlerin (örneğin Osmanlı Devleti veya Japonya) sadece ticari ve askeri etkileşimde bulunulan bir ağın parçası olmaktan çıkıp, eşit egemen statüde diplomatik tanınma elde ettikleri ortak bir kurallar bütününe dâhil olmaları belirli kurumsal ön şartlara bağlanmıştır.

Buna göre, İngiliz Okulu yaklaşımında söz konusu aktörlerin "uluslararası sistem" düzeyinden "uluslararası toplum" üyeliğine geçişini sağlayan temel kavramsal mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygarlık standardı kriterlerinin karşılanması

Cevap

Avrupa dışı devletlerin uluslararası topluma tam üye olarak kabul edilmesini sağlayan mekanizma 'uygarlık standardı' (standard of civilization) kriterleridir.
İngiliz Okulu teorisinde uluslararası toplumun genişlemesi (expansion of international society), Avrupa dışı aktörlerin Avrupalı güçlerce belirlenmiş olan 'uygarlık standardı'na uyum sağlamaları neticesinde gerçekleşmiştir. Bu standartlar, bir devletin medeni uluslar ailesine katılabilmesi için gerekli görülen mülkiyet haklarının tesisi, elçilik kabiliyeti, rasyonel bürokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi yasal/kurumsal kapasiteleri ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'ndaki temel kavramsal ayrımı belirle.
Teori, mekanik temaslardan oluşan 'uluslararası sistem' ile ortak yasal ve kurumsal bağlarla kurulan 'uluslararası toplum'u birbirinden ayırır.
Soruda aktörlerin sistemden topluma geçiş süreci sorulmaktadır.
2
19. yüzyıldaki tarihsel genişleme sürecinin şartlarını analiz et.
Avrupalı devletler, diğer devletleri kendi diplomatik ve hukuki topluluklarına eşit üye olarak dâhil etmek için belirli asgari modernite ve hukuk şartları aramıştır.
Etkileşim ağında bulunmak (savaş, ticaret) yeterli görülmemiş, kurumsal benzerlik talep edilmiştir.
3
Bu şartları ifade eden kavramı tespit et.
Söz konusu geçişi sağlayan yasal, idari ve diplomatik şartlar bütünü literatürde 'uygarlık standardı' (standard of civilization) olarak adlandırılır.
Osmanlı veya Japonya gibi ülkelerin Batı hukuku temelinde reformlar yapması bu standardı yakalama amacı taşımıştır.

Anahtar Kavram

Uluslararası Toplumun Genişlemesi ve Uygarlık Standardı
Soru 33Soru

İngiliz Okulu teorisyenlerine göre, uluslararası ilişkiler ontolojik olarak farklı yapısal düzeylerden oluşur ve bu düzeyler aktörlerin niteliği ile aralarındaki bağların doğasına göre ayrışır. Günümüz küresel siyasetinde gözlemlenen iki farklı olgu şu şekildedir:

I. Olgu: Devletlerin, salt egemenliğe saygı ve bir arada yaşama (co-existence) kurallarının ötesine geçerek; evrensel insan haklarını korumak amacıyla uluslararası mahkemeler gibi ortak kurumlar ihdas etmesi ve gerektiğinde bu kurumlar aracılığıyla ihlalci devletlere yönelik ortak müdahalelerde bulunması.
II. Olgu: Küresel çevre krizlerine karşı çözüm arayışlarında, devletlerin diplomatik tekelinin aşılarak; ulusötesi sivil toplum kuruluşları, aktivist ağları ve yerel halkların doğrudan birbiriyle etkileşime girmesi ve evrensel bir insanlık kimliği etrafında sınır aşan eylemlilikler geliştirmesi.

İngiliz Okulu'nun kavramsal çerçevesi dikkate alındığında, bu iki olgunun temsil ettiği yapısal düzeyler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Olgu: Dayanışmacı Uluslararası Toplum / II. Olgu: Dünya Toplumu

Cevap

İngiliz Okulu'na göre devletlerin evrensel normları korumak için kurumlar aracılığıyla ortak hareket etmesi (I. Olgu) 'Dayanışmacı Uluslararası Toplum'u, sivil toplum ve bireylerin devlet sınırlarını aşan eylemliliği (II. Olgu) ise 'Dünya Toplumu'nu ifade eder.
Doğru yanıt, İngiliz Okulu'nun aktör ve kural derinliği bağlamındaki ontolojik ayrımlarını eksiksiz yansıtmaktadır. Birinci olguda eylemi gerçekleştirenler devletler olduğu için bu durum bir 'uluslararası toplum' pratiğidir. Ancak bu toplum, içişlerine karışmamayı ilke edinen çoğulcu (plüralist) yapıyı aşmış; evrensel değerleri koruma adına ortak eylem üreten dayanışmacı (solidarist) bir nitelik kazanmıştır. İkinci olguda ise devletlerin aradan çekilerek yerini ulusötesi sivil yapılara ve doğrudan insan kimliğine bırakması, Kantçı geleneğe dayanan 'dünya toplumu' kavramının tam karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci olgudaki aktörleri ve bu aktörlerin dayandığı kuralları analiz etmek.
Aktörler devletlerdir, ancak salt egemenlik (çoğulculuk) yerine evrensel insan haklarını (dayanışmacılık) önceliklendirmekte ve gerektiğinde egemenliğe müdahale edebilmektedirler.
Devletlerin başrolde olduğu ancak değer bazlı ortak müdahaleyi savunan yapı, İngiliz Okulu'nda 'Dayanışmacı (Solidarist) Uluslararası Toplum' olarak kavramsallaştırılır.
2
İkinci olgudaki aktör profilini ve eylem mekanizmasını incelemek.
Aktörler devlet dışı sivil toplum kuruluşları, aktivistler ve bireylerdir. Devletlerin diplomatik mekanizmaları baypas edilmiştir.
Uluslararası ilişkilerin analiz merkezine devleti değil, doğrudan insanı ve ulusötesi sivil bağları yerleştiren yapısal düzey 'Dünya Toplumu'dur.
3
İngiliz Okulu'nun ontolojik ayrımlarını bu tespitlerle eşleştirmek.
I. Olgu Dayanışmacı Uluslararası Toplum'a, II. Olgu ise Dünya Toplumu'na karşılık gelir.
Çoğulcu toplum mutlak egemenliği, uluslararası sistem ise kuralsız etkileşimi savunduğu için bu olguları açıklamakta yetersiz kalır.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nda Çoğulcu-Dayanışmacı Toplum ve Dünya Toplumu Ayrımı
Soru 34Soru

İngiliz Okulu düşünürleri, uluslararası ilişkiler disiplininde özellikle 1960'larda Amerikan akademisine hâkim olan davranışsalcı ve pozitivist dalgaya sert eleştiriler getirerek 'Klasik Yaklaşım'ı savunmuşlardır. Okulun önde gelen isimlerinden Hedley Bull ve Martin Wight, uluslararası alanın salt mekanik bir etkileşim uzayı olarak formüle edilemeyeceğini ileri sürerek ontolojik bir genişlemeye gitmişlerdir.

Buna göre, İngiliz Okulu'nun benimsediği metodolojik tercih ile temel ontolojik varsayımları (özellikle sistem, toplum ve anarşi kavramlarına bakışı) arasındaki ilişkiyi en doğru şekilde açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası alanın salt güç dengesine dayalı bir 'sistem' olmaktan çıkıp, ortak değer ve kurallarla örülü bir 'toplum'a dönüşmesinin, pozitivist nicel yöntemlerle değil; diplomatik tarih, hukuk ve felsefeyi merkeze alan Grotiusçu (rasyonalist) bir yaklaşımla anlaşılabileceğinin savunulması.

Cevap

İngiliz Okulu'nun metodolojik tercihini ve ontolojik varsayımlarını en doğru yansıtan ifade; alanın salt bir 'sistem' olmaktan çıkıp 'toplum'a dönüşmesinin pozitivist değil, tarih, hukuk ve felsefeyi merkeze alan Grotiusçu (rasyonalist) bir yaklaşımla anlaşılabileceğini belirten seçenektir.
İngiliz Okulu'nun (özellikle Hedley Bull ve Martin Wight ekseninde) temel argümanı, devletlerin salt bilardo topları gibi çarpışan varlıklar olmadığı, aksine ortak değerler ve kurallar inşa eden bir 'Uluslararası Toplum' yarattıklarıdır. Bu rasyonalist (Grotiusçu) ontolojik kavrayış, doğası gereği ampirik/pozitivist Amerikan davranışsalcılığı ile ölçülemez. Bunun yerine, okulun 'Klasik Yaklaşım' olarak adlandırdığı uluslararası hukuk, diplomatik tarih ve siyaset felsefesi yöntemleriyle incelenmesi gerekir. İlgili seçenek bu metodolojik ve ontolojik bütünselliği eksiksiz yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'nun metodolojik duruşunu belirleme.
Amerikan davranışsalcılığı (nicel, pozitivist yöntemler) reddedilerek; tarih, hukuk ve felsefe odaklı 'Klasik Yaklaşım' benimsenmiştir.
Toplumsal olguların ve kuralların sayısal verilerle ölçülemeyeceği, anlamaya ve yorumlamaya dayalı bir inceleme gerektirdiği savunulur.
2
İngiliz Okulu'nun ontolojik kavramlarını (sistem ve toplum) analiz etme.
Sistem (Machiavellici) salt fiziksel temas ve mekanik etkileşim iken; Toplum (Grotiusçu) devletlerin ortak çıkarlar, kurallar ve kurumlar etrafında bir araya geldiği yapıdır.
Okul, devletlerin anarşik düzende dahi bir 'Anarşik Toplum' oluşturduğunu savunarak Neorealizmin mekanik sistem anlayışından ayrılır.
3
Seçenekleri bu iki temel (metodoloji ve ontoloji) eşleşmesine göre değerlendirme.
Doğru seçeneğin, hem tarih/hukuk/felsefe vurgusunu (metodoloji) hem de sistemden topluma geçiş ile Grotiusçu rasyonalizmi (ontoloji) kusursuz bir şekilde birleştirdiği görülür.
Diğer seçeneklerde yer alan anarşiyi kaos sanma, nicel metodoloji önerme, rasyonalizmi dışlama veya sistem-toplum ayrımını yok sayma gibi ifadeler teoriyle taban tabana zıttır.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nda Klasik Metodoloji ve Uluslararası Toplum (Grotiusçu Rasyonalizm) İlişkisi
Soru 35Soru

Uluslararası ilişkiler teorisinde yapısalcılık ile İngiliz Okulu'nun sosyal ontolojisini sentezleme çabası, Barry Buzan'ın çalışmalarında belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Buzan, klasik düşünürler olan Martin Wight ve Hedley Bull'un triadında (sistem, uluslararası toplum, dünya toplumu) yer alan ancak teorik alt yapısı yeterince doldurulamamış olan bir kavramı merkeze alarak yeniden formüle etmiştir. Bu yeniden formülasyon, "Yeni İngiliz Okulu"nun en önemli teorik sıçramalarından biri kabul edilir.

Buna göre, Barry Buzan'ın "Dünya Toplumu" (World Society) kavramına getirdiği temel teorik müdahale aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dünya toplumu kavramını, Kantçı bir ebedi barış ideali veya salt normatif bir hedef olmaktan çıkarıp; bireylerin ve ulus-ötesi devlet-dışı ağların etkileşimini kapsayan analitik, yapısal ve gözlemlenebilir bir alana dönüştürmesi

Cevap

Doğru yanıt, Barry Buzan'ın dünya toplumu kavramını salt normatif ve ütopik bir hedeften çıkararak, onu devlet-dışı aktörleri ve ulus-ötesi ilişkileri kapsayan analitik ve yapısal bir kategori haline getirdiğini ifade eden seçenektir.
Klasik İngiliz Okulu yazarları (özellikle Bull), 'Dünya Toplumu'nu Kantçı devrimcilikle ilişkilendirmiş ve daha çok devlet merkezli uluslararası toplum aşamasından sonra gelinebilecek veya gelinemeyecek ütopik, normatif bir nihai hedef olarak ele almıştır. Barry Buzan'ın 'Yeni İngiliz Okulu' inşasındaki en büyük başarısı, bu kavramı ayakları yere basan analitik bir çerçeveye oturtmasıdır. Buzan, dünya toplumunu günümüz küreselleşmesinde halihazırda işleyen, bireyler (inter-human) ve devlet-dışı aktörler (transnational) arasındaki yoğun sosyal yapı ve etkileşim ağı olarak yeniden tanımlayarak teoriye yapısal bir bütünlük kazandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik İngiliz Okulu'nun zayıf noktasını tespit etme
Hedley Bull ve Martin Wight gibi klasik düşünürlerde 'Uluslararası Sistem' ve 'Uluslararası Toplum' kavramları net bir şekilde ayrılıp tanımlanmışken, 'Dünya Toplumu' kavramı daha çok Kantçı, devrimci ve ulaşılması zor normatif bir ideal (insanlığın evrensel toplumu) olarak bırakılmıştır.
Teorinin ontolojik temellerindeki boşlukları anlamak, Buzan'ın müdahalesinin nerede olduğunu görmek için gereklidir.
2
Barry Buzan'ın (Yeni İngiliz Okulu) temel eserindeki tezini analiz etme
Buzan, 'From International to World Society' adlı eserinde, dünya toplumunu gelecekte ulaşılacak bir ütopya olmaktan çıkarır. Onu günümüzde devletlerarası toplumla eşzamanlı olarak var olan, çok uluslu şirketler, STK'lar, bireyler ve ulus-ötesi kimliklerin oluşturduğu sosyo-yapısal bir zemin olarak yeniden tanımlar.
Buzan'ın teorik katkısının özünün 'normatif/teleolojik' olandan 'analitik/yapısal' olana geçiş olduğunu kavramak sorunun çözüm anahtarıdır.
3
Çeldiricileri İngiliz Okulu'nun diğer kavramlarıyla eleyerek doğrulama yapma
Buzan, İngiliz Okulunu neorealizm (Waltz) ile sentezlemeye çalışsa da 'toplum' kavramını 'sistem'e indirgemez. Marksist yaklaşımlarla (Wallerstein) veya saf devlet-merkezli hegemonik varsayımlarla hareket etmez.
Kavramsal kargaşa yaratmayı hedefleyen çeldiricilerin, teorinin gerçek savlarıyla uyuşmadığını teyit etmek.

Anahtar Kavram

Barry Buzan'ın Dünya Toplumu (World Society) Kavramsallaştırması
Soru 36Soru

Küresel bir krizin çözümüne yönelik oluşturulan uluslararası bir zirvede iki farklı yaklaşım öne çıkmıştır:

I. Yaklaşım: 'Uluslararası düzenin bekası, devletlerin egemenlik haklarına ve içişlerine karışmama prensibine mutlak saygı gösterilmesine bağlıdır. İnsan hakları ihlalleri endişe verici olsa da, diplomasi ve uluslararası hukuk gibi ortak kurumlarımızın temel amacı devletler arası asgari bir bir arada yaşama zeminini korumaktır.'
II. Yaklaşım: 'Devlet merkezli sınırlar ve ulusal çıkarlar, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin gerisinde kalmalıdır. Asıl olan; devlet dışı aktörlerin, sivil toplum örgütlerinin ve bireylerin oluşturduğu evrensel aidiyet ağıdır.'

İngiliz Okulu'nun kavramsal çerçevesi dikkate alındığında, bu iki yaklaşım sırasıyla aşağıdaki kavramlardan hangilerine karşılık gelmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çoğulcu Uluslararası Toplum - Dünya Toplumu

Cevap

Birinci yaklaşım Çoğulcu Uluslararası Toplum, ikinci yaklaşım ise Dünya Toplumu kavramlarına karşılık gelmektedir.
İngiliz Okulu'na göre devletlerin asgari bir düzen, diplomasi ve uluslararası hukuk kurallarında anlaştığı ancak egemenliğin ve içişlerine karışmamanın en üstün ilke kabul edildiği yapı 'Çoğulcu Uluslararası Toplum'dur (I. Yaklaşım). Devletlerin tek aktör olmaktan çıktığı, sivil toplumun ve bireylerin evrensel haklarının devlet egemenliğinin üstünde tutulduğu transnasyonel (sınır aşan) yapı ise 'Dünya Toplumu' olarak adlandırılır (II. Yaklaşım). Doğru eşleştirme bu sırayı takip etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. Yaklaşımın analiz edilmesi
Yaklaşımın devlet egemenliğini, içişlerine karışmamayı ve diplomasi gibi asgari kurumları vurguladığı tespit edilir.
İngiliz Okulu'nda düzeni ve egemenliği adalete önceleyen, ancak ortak kurumların varlığını kabul eden yapı Çoğulcu (Plüralist) Uluslararası Toplum'dur.
2
II. Yaklaşımın analiz edilmesi
Yaklaşımın devlet sınırlarını önemsizleştirdiği, bireyleri ve sivil toplum örgütlerini merkeze aldığı tespit edilir.
İngiliz Okulu'nda devlet merkezli yapıyı aşarak bireyleri ve evrensel değerleri temel alan yapı (Kantçı gelenek) Dünya Toplumu kavramıyla ifade edilir.
3
Kavramların doğru sırayla eşleştirilmesi
I. Yaklaşım = Çoğulcu Uluslararası Toplum, II. Yaklaşım = Dünya Toplumu olarak eşleştirilir.
Soruda yaklaşımların sırasıyla hangi kavramlara karşılık geldiği istenmektedir.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nda Çoğulcu/Dayanışmacı Toplum ve Dünya Toplumu Ayrımları
Soru 37Soru

Devletlerin uluslararası alanda yalnızca birbirlerinin davranışlarını ve kapasitelerini dikkate alarak stratejik etkileşimde bulunmaları, aralarında salt mekanik bir temasın varlığına işaret eder. Ancak merkezi bir otoritenin yokluğuna (anarşiye) rağmen devletler; diplomasi, uluslararası hukuk, savaşın sınırlandırılması ve büyük güçlerin özel sorumlulukları gibi ortak kurumları ve kuralları paylaştıklarının bilincine varıp bu çerçevede hareket ettiklerinde, salt etkileşim alanının ötesine geçerek bir düzen inşa ederler.

Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' eserindeki temel kavramsallaştırmasına göre, metinde ifade edilen bu iki aşama veya durum sırasıyla aşağıdaki kavramlardan hangileriyle tanımlanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası Sistem – Uluslararası Toplum

Cevap

Doğru yanıt, ilk durum için 'Uluslararası Sistem' ve ikinci durum için 'Uluslararası Toplum' kavramlarının verildiği seçenektir.
Hedley Bull, 'Anarşik Toplum' (The Anarchical Society) adlı eserinde uluslararası ilişkileri kademeli olarak inceler. Devletlerin yalnızca birbirlerinin kararlarını etkileyecek düzeyde temas halinde olmalarını ve stratejik etkileşimde bulunmalarını 'Uluslararası Sistem' olarak adlandırır. Ancak devletler, merkezi bir otoritenin yokluğunda (anarşi) bile ortak çıkarları ve değerleri korumak için birleşip; diplomasi, uluslararası hukuk, savaş kuralları, güç dengesi ve büyük güçlerin rolü gibi temel kurumları oluşturduklarında bir 'Uluslararası Toplum' meydana getirirler. Metin sırasıyla bu mekanik etkileşim ve kurumsal düzen aşamalarını betimlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde anlatılan ilk aşamanın teorik karşılığını belirlemek.
Devletlerin birbirlerini hesaba katarak oluşturdukları salt mekanik etkileşim ağı, Hedley Bull tarafından 'Uluslararası Sistem' (International System) olarak adlandırılır.
Sorunun ilk kısmı, devletlerin sadece temas halinde olduğu asgari ilişki düzeyini sormaktadır.
2
Metinde anlatılan ikinci aşamanın teorik karşılığını belirlemek.
Diplomasi, uluslararası hukuk ve büyük güçlerin yönetimi gibi kurumlar aracılığıyla ortak kuralların bilincine varılması durumu 'Uluslararası Toplum' (International Society) olarak tanımlanır.
Sorunun ikinci kısmı, anarşi altında düzeni sağlayan kurumsal yapıyı sormaktadır.
3
Bulunan kavramları metindeki sıraya göre birleştirmek.
Sıralama 'Uluslararası Sistem – Uluslararası Toplum' şeklinde olmalıdır.
Soru kökü 'sırasıyla' ifadesini içerdiğinden doğru eşleştirme gereklidir.

Anahtar Kavram

Uluslararası Sistem ve Uluslararası Toplum Ayrımı
Soru 38Soru

Uluslararası ilişkiler disiplinindeki bir sempozyumda iki akademisyen arasında şu diyalog geçmektedir:

I. Akademisyen: 'Devletler, aralarında hiyerarşik bir üst otorite bulunmamasına rağmen, salt bir hayatta kalma mücadelesi içinde değillerdir. Ortak çıkarlar ve değerler etrafında birleşerek diplomasi, uluslararası hukuk ve güç dengesi gibi kurumlar aracılığıyla bir düzen oluştururlar. Odak noktamız bu kurumsal yapı olmalıdır.'

II. Akademisyen: 'Devlet merkezli bu bakış açısı, asıl ahlaki gerçekliği gözden kaçırmaktadır. Nihai referans noktamız devletler değil, insanlığın kendisidir. Mevcut eşitsiz sistemin aşılarak evrensel insan haklarına dayalı, sınırların önemini yitirdiği bir dünya topluluğunun inşa edilmesi temel hedefimiz olmalıdır.'

Martin Wight'ın İngiliz Okulu bağlamında geliştirdiği üç gelenek tasnifi dikkate alındığında, bu akademisyenlerin yaklaşımları sırasıyla aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rasyonalizm (Grotiusçu) – Devrimcilik (Kantçı)

Cevap

Birinci akademisyen Rasyonalizm (Grotiusçu), ikinci akademisyen ise Devrimcilik (Kantçı) geleneğini temsil etmektedir.
I. Akademisyenin görüşü, devletlerin birbiriyle salt çatışma içinde olmadığını; diplomasi ve hukuk gibi kurumlar aracılığıyla bir 'uluslararası toplum' (international society) oluşturduklarını belirtir. Bu durum Martin Wight'ın Rasyonalizm (Grotiusçu) geleneğini ifade eder. II. Akademisyen ise devletleri referans almayı reddederek asıl odak noktasının insanlık olması gerektiğini ve mevcut sistemin aşılarak bir 'dünya toplumu' (world society) kurulması gerektiğini savunur. Bu görüş de Devrimcilik (Kantçı) geleneğiyle birebir eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. Akademisyenin savunduğu temel argümanı belirlemek.
Görüşün 'uluslararası toplum' ve kurumsal düzen odaklı olduğu tespit edilir.
Bu vurgu, Martin Wight'ın tasnifindeki Rasyonalist (Grotiusçu) geleneğin merkezinde yer alır.
2
II. Akademisyenin savunduğu temel argümanı belirlemek.
Görüşün evrensel insan hakları ve devlet dışı 'dünya toplumu' inşası odaklı olduğu tespit edilir.
Bu evrenselci ve dönüşümcü vizyon, Devrimci (Kantçı) geleneğin belirleyici özelliğidir.
3
Elde edilen verileri seçeneklerle eşleştirmek.
Sırasıyla Rasyonalizm ve Devrimcilik yaklaşımlarına ulaşılır.
Soruda 'sırasıyla' ifadesi kullanıldığı için akademisyenlerin argümanları Wight'ın doğru gelenekleriyle eşleştirilmelidir.

Anahtar Kavram

Martin Wight'ın Üç Geleneği (Realizm, Rasyonalizm, Devrimcilik) ve Sistem/Toplum/Dünya Toplumu Ayrımı
Soru 39Soru

Birleşmiş Milletler Şartı gibi antlaşmaların devletler tarafından bağlayıcı kabul edilmesi ve diplomatik temsilciliklerin dokunulmazlığının kriz durumlarında dahi gözetilmeye çalışılması, uluslararası politikanın salt bir güç mücadelesinden ibaret olmadığını gösterir. Bu durum, merkezi bir otoritenin yokluğuna rağmen egemen aktörlerin belirli ortak çıkarlar ve değerler etrafında bilinçli bir düzen inşa ettiklerinin kanıtıdır.

Hedley Bull'un kuramsal yaklaşımına göre, egemen devletlerin salt mekanik bir etkileşim ağının ötesine geçerek oluşturdukları bu kural temelli yapısal durum aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası Toplum

Cevap

Uluslararası Toplum
Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' yaklaşımındaki en temel teorik ayrım, devletler arasındaki ilişkinin niteliğine dayanır. Devletlerin yalnızca birbirlerinin kararlarını hesaba kattıkları ve basit bir temas içinde oldukları yapı 'uluslararası sistem' iken; ortak çıkarlar, kurallar (uluslararası hukuk vb.) ve kurumlar (diplomasi, güç dengesi vb.) etrafında şekillenen bilinçli birliktelik 'uluslararası toplum' olarak adlandırılır. Soru kökünde bahsedilen diplomatik dokunulmazlık ve bağlayıcı kurallar, devletlerin salt bir sistemin ötesine geçerek bir uluslararası toplum oluşturduklarının en açık kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kavramsal ipuçlarını analiz etme
Devletlerin anarşi altında salt bir güç mücadelesi vermek (mekanik etkileşim) yerine; ortak değerler, kurallar (uluslararası antlaşmalar) ve kurumlar (diplomasi) vasıtasıyla bilinçli bir düzen kurdukları tespit edilir.
Uluslararası ilişkiler teorilerindeki farklı ontolojik yapıları ayırt edebilmek için.
2
Tespit edilen yapıyı Hedley Bull'un tipolojisiyle eşleştirme
İngiliz Okulu'nun önde gelen temsilcisi Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' eserinde, bu bilinçli ve kural temelli ortaklık yapısının 'uluslararası toplum' (international society) kavramıyla açıklandığı belirlenir.
Teorinin kendine özgü terimlerini doğru kullanmak için.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nun Uluslararası Sistem ve Uluslararası Toplum Ayrımı
Soru 40Soru

Barry Buzan, "Uluslararası Toplumdan Dünya Toplumuna" (2004) adlı eserinde klasik İngiliz Okulu'nun kavramsal çerçevesini yeniden yapılandırırken; toplumsal dünyayı üç farklı etkileşim alanına (domain) ayırmıştır. Buzan'ın bu analitik ayrımına göre, "Dünya Toplumu" (World Society) kavramı aşağıdaki etkileşim alanlarından hangilerinin birleşimini ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ulusötesi (transnational) ve insanlar arası (interhuman) alanlar

Cevap

Dünya toplumu kavramı, ulusötesi (transnational) ve insanlar arası (interhuman) etkileşim alanlarının birleşiminden oluşur.
Barry Buzan, İngiliz Okulu'nu daha sistematik bir yapıya kavuştururken toplumsal dünyayı üç analitik alana böler. Bu modelde 'Uluslararası Toplum' (International Society) sadece devletler arası (interstate) etkileşimleri kapsarken; 'Dünya Toplumu' (World Society) ise sivil toplum kuruluşları, şirketler gibi devlet dışı aktörlerin etkileşimlerini (ulusötesi/transnational) ve bireylerin doğrudan etkileşimlerini (insanlar arası/interhuman) kapsar. Dolayısıyla ulusötesi ve insanlar arası alanların birleşimi dünya toplumunu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Barry Buzan'ın 2004 tarihli yeniden kavramsallaştırmasını hatırla.
Buzan, klasik teorideki 'Dünya Toplumu' kavramının muğlak olduğunu belirterek onu analitik alanlara ayırır.
Teorik netlik sağlamak için aktör türlerine göre bir ayrım yapılması gerekir.
2
Tanımlanan üç alanı (domain) gruplandır.
1. Devletler arası (Interstate), 2. Ulusötesi (Transnational), 3. İnsanlar arası (Interhuman).
Bu alanlar, uluslararası ilişkilerdeki farklı aktör ve etkileşim düzeylerini temsil eder.
3
Hangi alanların 'Dünya Toplumu' şemsiyesi altında toplandığını belirle.
Devletler arası alan 'Uluslararası Toplum'u; ulusötesi ve insanlar arası alanlar ise 'Dünya Toplumu'nu oluşturur.
Buzan, devlet merkezli toplumu (International Society) devlet dışı ve birey merkezli toplumdan (World Society) bu şekilde ayırır.

Anahtar Kavram

Yeni İngiliz Okulu'nda Üç Alan (Domain) Kuramı

İpuçları

1
Buzan'ın 2004 yılındaki 'From International to World Society' kitabında önerdiği üçlü alan ayrımını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Buzan'ın uluslararası sistemi, uluslararası toplumun 'ince' (thin) bir versiyonu olarak tanımlayarak neorealizmi nasıl entegre ettiğini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 2 / 13Sonraki