İngiliz Okulu

259 soru

Soru 61Soru

İngiliz Okulu'nun kuramsal çerçevesini oluşturan Martin Wight, uluslararası ilişkiler düşünce tarihini Realizm (Machiavellici), Rasyonalizm (Grotiusçu) ve Devrimcilik (Kantçı) olarak üç temel gelenek üzerinden tasnif etmiştir. Bu gelenekler arasındaki temel ontolojik ayrım; uluslararası yapının bir 'sistem', bir 'toplum' veya bir 'dünya toplumu' olarak görülmesi noktasında düğümlenmektedir.

Buna göre, Wight’ın tasnifinde yer alan 'uluslararası toplum' (international society) ve 'dünya toplumu' (world society) kavramlarının merkezde olduğu gelenekler ile bu geleneklerin temel odak noktaları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rasyonalizm (Grotiusçu): Egemen devletlerin ortak kural ve kurumlar etrafında oluşturduğu hukuk düzeni - Devrimcilik (Kantçı): Devlet sınırlarını aşan evrensel insanlık birliği ve bireysel haklar

Cevap

Rasyonalizm geleneği (Grotiusçu) devletlerin oluşturduğu 'uluslararası toplum' kavramını, Devrimcilik geleneği (Kantçı) ise tüm insanlığı kapsayan 'dünya toplumu' kavramını esas alır.
Doğru yanıt olan seçenek, Martin Wight'ın teorik tasnifindeki ontolojik farkı net bir şekilde koymaktadır. Rasyonalist gelenek (Grotiusçu), uluslararası ilişkilerin temel aktörünün devletler olduğunu kabul eder ancak bu devletlerin ortak hukuk ve kurumlar (diplomasi, uluslararası hukuk vb.) aracılığıyla bir 'uluslararası toplum' oluşturduğunu savunur. Devrimci gelenek (Kantçı) ise devlet merkezli yapıyı eleştirerek, devletlerin ahlaki sınırlarının ötesinde bir 'dünya toplumu' ve 'insanlık birliği' vizyonuna odaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Martin Wight'ın üç gelenek tasnifini analiz et.
Realizm (Sistem), Rasyonalizm (Toplum), Devrimcilik (Dünya Toplumu) eşleşmesi bulunur.
Bu geleneklerin her biri uluslararası alanın farklı bir derinlikte örgütlendiğini varsayar.
2
'Uluslararası Toplum' (International Society) kavramını tanımla.
Egemen devletlerin bir arada yaşamasını sağlayan ortak kural, norm ve kurumların varlığı.
Rasyonalizm (Grotiusçu gelenek), devletlerin anarşi altında bile iş birliği yapabileceğini savunur.
3
'Dünya Toplumu' (World Society) kavramını tanımla.
Devlet sınırlarının ahlaki olarak önemsizleştiği, odağın bireyler ve tüm insanlık olduğu yapı.
Devrimcilik (Kantçı gelenek), kozmopolit bir ahlaki topluluğu ve insanlığın birliğini hedefler.

Anahtar Kavram

Martin Wight ve Üç Gelenek
Soru 62Soru

Hedley Bull, İngiliz Okulu'nun başucu eseri kabul edilen *Anarşik Toplum* (The Anarchical Society) adlı çalışmasında, uluslararası ilişkilerde düzenin (order) mahiyetini ve bu düzenin adalet (justice) ile olan ilişkisini derinlemesine analiz eder. Bull'un bu teorik çerçevesi dikkate alındığında, uluslararası toplumda düzen ve adalet arasındaki hiyerarşik ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi Bull'un temel yaklaşımını en doğru şekilde yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası toplumda düzen, diğer tüm toplumsal değerlerin ve adalet taleplerinin gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan bir ön koşul olarak kabul edilir ve bu nedenle mantıksal bir önceliğe sahiptir.

Cevap

Uluslararası toplumda düzen, diğer tüm toplumsal değerlerin ve adalet taleplerinin gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan bir ön koşul olarak kabul edilir ve bu nedenle mantıksal bir önceliğe sahiptir.
Hedley Bull, *The Anarchical Society* eserinde düzenin, toplumsal yaşamın diğer amaçlarının (adalet gibi) gerçekleştirilebilmesi için mantıksal ve tarihsel bir önceliğe sahip olduğunu savunur. Düzen olmadan ne haklardan ne de adaletin dağıtımından bahsedilebilir; bu nedenle uluslararası toplumda devletlerin öncelikli görevi anarşik yapı içindeki düzeni korumaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Hedley Bull'un düzen ve adalet kavramlarını nasıl tanımladığını hatırla.
Bull, düzeni toplumsal hayatın birincil amaçlarını (yaşamın korunması, sözlerin tutulması, mülkiyetin istikrarı) gerçekleştiren bir model olarak tanımlar.
Teorik çerçevenin temel taşlarını belirlemek için gereklidir.
2
Düzen ve adalet arasındaki öncelik sonralık ilişkisini analiz et.
Bull'a göre düzen, adaletin de dahil olduğu tüm diğer değerlerin gerçekleşmesi için gerekli olan 'ön koşul'dur (precondition).
Soruda sorulan hiyerarşiyi anlamak için kritiktir.
3
Seçenekleri bu hiyerarşik ilişkiye göre değerlendir.
Düzenin önceliğini vurgulayan ifade, Bull'un plüralist ve rasyonalist yaklaşımıyla tam uyumludur.
Doğru cevaba ulaşmak için seçeneklerin teorik doğruluğu test edilir.

Anahtar Kavram

Hedley Bull'un Düzenin Önceliği (Primacy of Order) Tezi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

Martin Wight’ın "Üç Gelenek" tasnifinde yer alan Rasyonalist gelenek, uluslararası sistemi bir "toplum" (societas) olarak nitelendirirken; Devrimci gelenek bu yapıyı daha çok bireylerin oluşturduğu bir "insanlık birliği" (civitas maxima) olarak görme eğilimindedir. Buna göre, Wight’ın tasnifinde devletlerin birer "hukuki kişi" olarak kabul edildiği ve aralarındaki ilişkinin "uluslararası toplum" (international society) kavramıyla açıklandığı gelenek ve bu geleneğin temel düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rasyonalizm - Hugo Grotius

Cevap

Rasyonalizm - Hugo Grotius
Martin Wight'ın tasnifinde Rasyonalizm (Grotiusçu gelenek), uluslararası ilişkilerde 'orta yolu' temsil eder. Bu gelenek, uluslararası ilişkileri ne Hobbesçu bir 'herkesin herkesle savaşı' ne de Kantçı bir 'evrensel kardeşlik' olarak görür. Bunun yerine, egemen devletlerin ortak çıkarlar, kurallar ve kurumlar etrafında bir 'uluslararası toplum' (societas) oluşturduğunu ve bu yapı içerisinde devletlerin hukuki birer kişi olarak hareket ettiğini savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Martin Wight'ın üç temel geleneğinin (Realizm, Rasyonalizm, Devrimcilik) ana odak noktalarını karşılaştırın.
Realizm çatışmaya, Rasyonalizm işbirliği ve topluma, Devrimcilik ise ahlaki birliğe odaklanır.
Soruda istenen 'uluslararası toplum' kavramının hangi geleneğe ait olduğunu belirlemek için bu ayrım gereklidir.
2
Uluslararası toplum (international society) kavramının teorik kökenini ve temsilci düşünürünü belirleyin.
Bu kavram Grotiusçu gelenek (Rasyonalizm) ile özdeşleşmiştir.
Grotius, devletlerin egemenliklerini korurken hukuki normlarla birbirlerine bağlı olduklarını savunur.

Anahtar Kavram

Martin Wight'ın Üç Gelenek Tasnifi (Via Media)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 64Soru

İngiliz Okulu (English School) kuramı içerisinde uluslararası toplumun mahiyeti üzerine yürütülen tartışmalarda; uluslararası toplumun temel işlevinin farklı siyasal ve kültürel değerlere sahip devletlerin egemenlik haklarını koruyarak asgari düzeyde bir düzen kurmak olduğunu savunan, bu doğrultuda insani müdahale gibi pratikleri mevcut düzeni bozma riski taşıdığı gerekçesiyle reddeden yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çoğulculuk (Plüralizm)

Cevap

Çoğulculuk (Plüralizm)
Çoğulculuk (Plüralizm) yaklaşımı, uluslararası toplumu devletlerin kendi siyasal ve ahlaki değerlerini koruyarak bir arada yaşamasını sağlayan 'fonksiyonel bir ortaklık' olarak görür. Bu görüşe göre egemenlik ve müdahale etmeme ilkesi esastır; çünkü insani müdahale gibi eylemler uluslararası sistemdeki hassas güç dengesini ve barış ortamını bozabilir.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu içerisindeki temel tartışma eksenini belirleyin.
İngiliz Okulu'nda 'Uluslararası Toplum'un kapsamı üzerine çoğulculuk ve dayanışmacılık arasında bir gerilim vardır.
Tartışmanın taraflarını belirlemek, doğru kavramın seçilmesi için temel adımdır.
2
Soru kökündeki anahtar kavramları (egemenlik, asgari düzen, müdahale karşıtlığı) analiz edin.
Egemenliği mutlak gören ve düzeni adalet arayışına (insani müdahale gibi) tercih eden görüşün karakteristik özelliklerine ulaşıldı.
Çoğulcu kanat, devletlerin bir arada yaşayabilmesi için 'müdahale etmeme' kuralının hayati olduğunu savunur.
3
Doğru yaklaşımı diğer seçeneklerden ayırt edin.
Çoğulculuk seçeneği, devlet odaklı ve statükocu yapısıyla soru kökündeki tanıma tam olarak uymaktadır.
Dayanışmacılık birey odaklıyken, diğer seçenekler İngiliz Okulu'nun farklı geleneklerini veya kavramlarını temsil eder.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nda Çoğulculuk: Egemenlik ve Düzen Odaklılık
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 65Soru

İngiliz Okulu'nun uluslararası ilişkiler disiplinine kazandırdığı en temel kavramlardan biri olan 'Anarşik Toplum' (The Anarchical Society) kavramsallaştırması, metodolojik olarak uluslararası düzenin analizinde aşağıdaki varsayımlardan hangisini esas almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası sistemin merkezi bir otoriteden yoksun olmasına (anarşi) rağmen, devletlerin belirli ortak çıkar, kural ve kurumlar etrafında bir 'toplum' oluşturabileceği

Cevap

Uluslararası sistemin merkezi bir otoriteden yoksun olmasına (anarşi) rağmen, devletlerin belirli ortak çıkar, kural ve kurumlar etrafında bir 'toplum' oluşturabileceği varsayımı İngiliz Okulu'nun temelidir.
Doğru yanıt olan seçenek, Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' kavramsallaştırmasının özünü ifade eder. Bu varsayıma göre, uluslararası ilişkilerde üstün bir otorite olmaması (anarşi), devletlerin kendi aralarında diplomasi, hukuk ve büyük güç yönetimi gibi kurumlar aracılığıyla düzenli ve toplumsal bir ilişki kurmasına engel değildir.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'nun temel ontolojisini tanımlama
Teori, realizmin 'sistem' (mekanik etkileşim) ve liberalizmin 'iş birliği' vurgularını sentezleyerek 'Uluslararası Toplum' kavramını geliştirmiştir.
Soruda istenen 'Anarşik Toplum' kavramının kökenini anlamak için toplum ve sistem ayrımını bilmek gerekir.
2
Anarşi ve Düzen arasındaki ilişkiyi kurma
Hedley Bull'a göre anarşi (merkezi otorite yokluğu), düzenin (order) kurulmasına engel değildir; devletler ortak çıkarları için kurallar koyar.
Anarşik Toplum kavramı, çatışma ve iş birliğinin aynı anda var olabileceği bir yapıyı metodolojik olarak analiz eder.
3
Metodolojik sonucu belirleme
Bu yaklaşım, uluslararası ilişkileri analiz ederken sadece askeri güce değil; diplomasi, uluslararası hukuk ve ortak kurumlara odaklanmayı gerektirir.
Teorinin metodolojik varsayımı, uluslararası siyasetin toplumsal bir doğaya sahip olduğu sonucuna varır.

Anahtar Kavram

Anarşik Toplum (The Anarchical Society)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru

Barry Buzan, 2004 yılında yayımlanan 'Uluslararası Toplumdan Dünya Toplumuna' (From International to World Society) adlı eserinde İngiliz Okulu'nun geleneksel kavramlarını yapısal realizmin sistemik yaklaşımıyla bütünleştirmiştir. Buzan bu çalışmasında, klasik teoride yeterince geliştirilmediğini savunduğu 'dünya toplumu' kavramını analitik olarak üç farklı düzeye/toplum türüne ayırmıştır.

Buna göre Barry Buzan'ın kavramsallaştırmasında; devletlerden veya kurumsal yapılardan bağımsız olarak, 'fiziksel kişiler' (bireyler) arasında paylaşılan ortak kimlik, norm ve değerlere dayanan toplumsal alan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanlararası toplum

Cevap

İnsanlararası toplum (Interhuman society)
Barry Buzan, 'From International to World Society' (2004) eserinde dünya toplumunu analitik olarak üç parçaya böler. 'İnsanlararası toplum' (interhuman society), bireylerin (fiziksel kişilerin) devlet yapıları dışında kalan, paylaşılan kimlik ve normlara dayalı toplumsal alanını ifade eder. Bu, Buzan'ın İngiliz Okulu'nu daha yapısal ve test edilebilir bir zemine çekme çabasının bir parçasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Barry Buzan'ın 2004 yılındaki Yeni İngiliz Okulu yaklaşımı incelenmelidir.
Buzan, 'dünya toplumu' kavramının analitik olarak yetersiz olduğunu belirleyerek onu üç alt alana ayırır.
Klasik İngiliz Okulu'ndaki 'dünya toplumu' kavramının muğlaklığını gidermek.
2
Buzan'ın tanımladığı üç analitik alanın aktörleri belirlenmelidir.
1. Devletlerarası (Aktör: Devletler), 2. Uluslarötesi (Aktör: Gruplar/STK'lar), 3. İnsanlararası (Aktör: Bireyler).
Analiz düzeylerini netleştirerek yapısal bir çerçeve oluşturmak.
3
Soruda istenen 'bireyler arası paylaşılan kimlik' vurgusuyla bu alanlar eşleştirilmelidir.
İnsanlararası toplum kavramı, bireylerin (fiziksel kişilerin) devlet sınırlarını aşan ortak kimliklerini tanımlar.
Doğru analitik kavramın seçilmesi.

Anahtar Kavram

Buzan'ın Üçlü Toplum Tipolojisi (Interstate, Transnational, Interhuman)
Soru 67Soru

Martin Wight’ın uluslararası ilişkiler teorisindeki "Üç Gelenek" (Three Traditions) yaklaşımına dair şu özellikler verilmiştir:

NoTanımlayıcı Özellik
IUluslararası alanı, merkezi bir otoritenin yokluğu nedeniyle devletlerin sürekli güç ve güvenlik mücadelesi içinde olduğu bir "çatışma" alanı olarak görür.
IIUluslararası ilişkileri, devletlerin egemenliklerine saygı duydukları, ortak kurallar ve kurumlar (hukuk, diplomasi vb.) aracılığıyla bir "toplum" oluşturdukları bir alan olarak tanımlar.
IIIMevcut devletler sistemini ahlaki açıdan yetersiz bulur ve "insanlığın birliği" idealine odaklanarak devletlerin ötesinde bir "dünya toplumu" vizyonunu savunur.

Buna göre; I, II ve III numaralı özelliklerin temsil ettiği gelenekler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Realizm - Rasyonalizm - Devrimcilik

Cevap

I numaralı özellik Realizm, II numaralı özellik Rasyonalizm ve III numaralı özellik Devrimcilik geleneklerini temsil etmektedir.
Doğru yanıt olan seçenek, Wight'ın tasnifindeki ontolojik farkları tam olarak karşılar: Realizm çatışmayı (Hobbes), Rasyonalizm düzenli toplumu (Grotius), Devrimcilik ise insanlık idealini (Kant) merkeze alır.

Adım Adım Çözüm

1
I numaralı maddeyi analiz et.
Realizm
Güç mücadelesi, çatışma ve anarşi vurgusu Martin Wight'ın Realizm (Hobbesçu/Machiavellici) geleneğinin temel özelliğidir.
2
II numaralı maddeyi analiz et.
Rasyonalizm
Ortak kurallar, kurumlar ve 'uluslararası toplum' (societas) kavramı Rasyonalizm (Grotiusçu) geleneğine aittir.
3
III numaralı maddeyi analiz et.
Devrimcilik
İnsanlığın birliği, devletlerin ötesindeki 'dünya toplumu' ve kozmopolit ahlak vurgusu Devrimcilik (Kantçı) geleneğinin ayırt edici özelliğidir.

Anahtar Kavram

Martin Wight'ın Üç Gelenek Tasnifi
Soru 68Soru

İngiliz Okulu (English School) teorisinde uluslararası toplumun niteliği üzerine yapılan tartışmalarda; devletlerin yalnızca bir arada yaşama (coexistence) ve egemenliğin korunması gibi "usuli" (procedural) kurallarda uzlaştığı yapıdan, insan hakları ve insani müdahale gibi "maddi" (substantive) değerleri merkeze alan bir yapıya evrilmesi ve bu sürecin bireyi uluslararası hukukun öznesi haline getirerek devlet merkezli yapıyı dönüştürmesi, aşağıdaki kavramsal eşleşmelerden hangisiyle en doğru şekilde tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası toplumun "çoğulcu" (pluralist) anlayıştan "dayanışmacı" (solidarist) anlayışa kayarak "dünya toplumu" (world society) unsurlarını içselleştirmesi

Cevap

Doğru yanıt, uluslararası toplumun çoğulcu (pluralist) yapıdan dayanışmacı (solidarist) yapıya evrilerek dünya toplumu (world society) dinamiklerini bünyesine katmasıdır.
İngiliz Okulu'nda Hedley Bull ve sonrasındaki teorisyenlerin (Vincent, Wheeler, Buzan) tartıştığı 'Çoğulculuk' ve 'Dayanışmacılık' ayrımı, uluslararası toplumun niteliğini belirler. Çoğulcular devletlerin egemenlik haklarını koruyan asgari (usuli) kurallar etrafında birleştiğini söylerken; Dayanışmacılar devletlerin insan hakları gibi maddi değerler etrafında daha derin bir iş birliği yapabileceğini savunur. Soruda betimlenen evrilme, uluslararası toplumun (International Society) devlet merkezli usuli kurallardan, dünya toplumunun (World Society) insan odaklı maddi değerlerine doğru bir kayma yaşadığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki kavramsal ayrımı analiz et
"Usuli kurallar" ve "bir arada yaşama" (coexistence) kavramları İngiliz Okulu'ndaki Çoğulcu (Pluralist) uluslararası toplum modeline aittir.
Çoğulcular, devletlerin ahlaki değerlerde değil, sadece egemenlik ve diplomasi gibi teknik kurallarda uzlaşabileceğini savunur.
2
"Maddi değerler" ve "insan hakları" vurgusunu değerlendir
Bu vurgular Dayanışmacı (Solidarist) uluslararası toplum modeline aittir.
Dayanışmacılar, devletlerin bireylerin korunması gibi ortak ahlaki amaçlar etrafında birleşebileceğini savunur.
3
Bireyin özneleşmesi ve devlet merkezli yapının dönüşümü arasındaki ilişkiyi kur
Bireyin merkeze alınması, İngiliz Okulu'nun üçüncü ayağı olan "Dünya Toplumu" (World Society) ile ilişkilidir.
Uluslararası toplumun dayanışmacı bir yöne evrilmesi, dünya toplumunun (insanlık odaklı) unsurlarının uluslararası topluma (devlet odaklı) nüfuz etmesi anlamına gelir.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nda Çoğulculuk-Dayanışmacılık Tartışması ve Dünya Toplumu İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Barry Buzan'ın 'From International to World Society?' adlı eserindeki uluslararası toplumun yapısal değişim analizini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 69Soru

Hedley Bull, İngiliz Okulu'nun temel metni kabul edilen *Anarşik Toplum* (The Anarchical Society) adlı eserinde uluslararası sistem ve uluslararası toplum arasında kuramsal bir ayrım yapmaktadır. Bull'un bu kavramsallaştırmasına göre, bir "uluslararası sistem"in ötesine geçilerek bir "uluslararası toplum"un (international society) oluşabilmesi için temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletlerin belirli ortak çıkar ve değerlerin bilincinde olması, birbirleriyle olan ilişkilerinde ortak bir kurallar dizisine bağlı olduklarını kabul etmesi ve ortak kurumlar içinde yer almaları

Cevap

Uluslararası toplumun oluşması için devletlerin ortak çıkar ve değerlerin bilincinde olarak ortak kural ve kurumlarla bağlı olduklarını kabul etmeleri gerekir.
Doğru yanıt olan seçenek, Hedley Bull'un uluslararası toplumu tanımlarken kullandığı üç temel unsuru (ortak çıkar/değerler, ortak kurallar ve ortak kurumlar) eksiksiz içermektedir. Bull'a göre devletler sadece birbirleriyle çarpışan bilardo topları değil, ortak bir yaşamı sürdürmek için belirli normlara uymayı kabul eden bir topluluğun üyeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası sistem ve toplum tanımlarını karşılaştırın.
Sistem sadece devletlerin birbirini etkileyecek düzeyde temasta olmasıyken; toplum, bu etkileşime ortak kural, değer ve kurumların eklenmiş halidir.
Bull'un 'Anarşik Toplum' eserindeki temel ayrımı anlamak sorunun çözüm anahtarıdır.
2
Seçeneklerdeki kavramsal vurguları analiz edin.
Ortak çıkar, kural ve kurumlardan bahseden seçeneğin Bull'un 'uluslararası toplum' (Grotiusçu gelenek) tanımıyla birebir örtüştüğünü tespit edin.
Doğru tanım, mekanik bir etkileşimin ötesinde sosyal ve hukuki bir bağlılık gerektirir.

Anahtar Kavram

Uluslararası Sistem ve Uluslararası Toplum Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Bull'un düzeni korumak için saydığı 5 temel kurumu (Güç Dengesi, Uluslararası Hukuk, Diplomasi, Savaş ve Büyük Güçlerin Yönetimi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 70Soru

Martin Wight’ın uluslararası ilişkiler düşüncesini sınıflandırdığı "Üç Gelenek" (Three Traditions) yaklaşımında, bazı kuramsal yaklaşımlar devletler arasındaki ilişkileri salt güç mücadelesi veya mutlak bir ahlaki birlik üzerinden değil, ortak değerler ve kurallar bütünü üzerinden tanımlar. Wight, bu yaklaşımı çatışmacı güç siyaseti ile evrenselci devrimci yaklaşımlar arasında bir "orta yol" (via media) olarak nitelendirir.

Buna göre; devletlerin egemenliklerini korurken aynı zamanda ortak hukuk ve kurumlar etrafında bir "uluslararası toplum" (societas) oluşturduğunu savunan ve Grotiusçu mirasla ilişkilendirilen gelenek aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rasyonalizm

Cevap

Martin Wight’ın tasnifinde devletlerin ortak kurallar ve kurumlar etrafında oluşturduğu toplumu savunan gelenek Rasyonalizmdir.
Rasyonalizm (Grotiusçu gelenek), Martin Wight tarafından Realizm ve Devrimcilik arasındaki 'orta yol' (via media) olarak tanımlanmıştır. Bu gelenek, devletlerin sadece mekanik bir 'sistem' oluşturmadığını; ortak çıkarlar, değerler ve kurumlar aracılığıyla bir 'uluslararası toplum' (societas) meydana getirdiğini savunur. Bu toplumsal yapı, anarşi içinde düzenin mümkün olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Wight'ın üç geleneğinin temel kabullerini analiz et.
Realizm (çatışma/güç), Rasyonalizm (iş birliği/toplum), Devrimcilik (evrensellik/insanlık) ayrımı görülür.
Soruda istenen 'orta yol' ve 'uluslararası toplum' kavramlarının hangi geleneğe ait olduğunu belirlemek için bu ayrım gereklidir.
2
Anahtar kavramları (Grotiusçu, via media, societas) eşleştir.
Bu kavramlar doğrudan Hugo Grotius'un fikirlerine dayanan Rasyonalist gelenekle örtüşmektedir.
Rasyonalizm, devletlerin egemenliklerini korurken aynı zamanda hukuk temelinde bir düzen kurabileceğini savunur.

Anahtar Kavram

Martin Wight'ın Üç Gelenek Tasnifi

Daha Fazla Pratik

Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' kavramı ile Rasyonalist gelenek arasındaki ilişkiyi incelemek konuyu derinleştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 71Soru

İngiliz Okulu'nun önde gelen temsilcilerinden Hedley Bull'a göre "Savaş" (War), yıkıcı doğasına rağmen uluslararası toplumun temel (birincil) kurumlarından biri olarak kabul edilir. Bull, savaşın kontrolsüz bir şiddet sarmalı değil, belirli kurallara ve sınırlamalara tabi olan toplumsal bir olgu olduğunu vurgular.

Buna göre, Hedley Bull'un kavramsallaştırmasında "Savaş" kurumunun uluslararası toplum düzeyinde yerine getirdiği temel işlev aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası hukukun uygulanmasını sağlamak ve güç dengesinin bozulmasını engellemek.

Cevap

Savaş kurumunun temel işlevi, uluslararası hukukun uygulanmasını sağlamak ve güç dengesinin bozulmasını engellemektir.
Hedley Bull'a göre savaş, uluslararası toplumun düzenini korumak için hayati bir işlev görür. Uluslararası hukuk ihlal edildiğinde cezalandırıcı bir güç olarak veya bir devletin diğer tüm devletlere hükmetmesini (hegemoni kurmasını) engellemek amacıyla güç dengesini yeniden tesis etmek için kullanılır. Bu durum, savaşın kontrolsüz şiddetten ziyade, toplumun bekası için kurumsallaşmış bir araç olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'ndaki 'kurum' kavramını tanımla.
Kurumlar, devletlerin ortak çıkarları doğrultusunda geliştirdikleri yerleşik uygulama ve kurallardır.
Uluslararası toplumun asgari düzenini sağlayan mekanizmaların ne olduğunu anlamak gerekir.
2
Savaşın bu kurumsal yapıdaki yerini analiz et.
Savaş, her ne kadar şiddet içerse de, uluslararası hukuk tarafından kısıtlanmış ve belirli amaçlar (dengeyi korumak gibi) için meşru kılınmış bir kurumdur.
Savaşın sadece bir yıkım aracı değil, düzeni koruyucu bir fonksiyonu olduğunu saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Hedley Bull'un Uluslararası Toplumun Beş Birincil Kurumu

Daha Fazla Pratik

Hedley Bull'un 'Büyük Güçler' (Great Powers) kurumu ile 'Güç Dengesi' arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 72Soru

Martin Wight, uluslararası ilişkiler teorisini "Üç Gelenek" (Realizm, Rasyonalizm ve Devrimcilik) üzerinden kurgularken her bir geleneğin uluslararası alanın doğasına ve temel aktörlerine dair farklı ontolojik varsayımlar taşıdığını belirtir.

Wight'ın bu tasnifine göre; uluslararası alanı devletlerin salt güç mücadelesi verdiği çatışmacı bir arena olarak değil, aksine ortak çıkar ve değerlere dayalı, hukuk ve diplomasi kurumlarıyla işleyen bir "uluslararası toplum" (societas) olarak nitelendiren gelenek ve bu geleneğin Wight tarafından temel figürü olarak kabul edilen düşünür aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rasyonalizm - Hugo Grotius

Cevap

Rasyonalizm - Hugo Grotius
Martin Wight'ın tasnifinde Rasyonalizm (Grotian gelenek), Realizm'in anarşi/çatışma odaklı bakışı ile Devrimcilik'in sınırları kaldıran evrenselciliği arasında bir 'via media' (orta yol) teşkil eder. Bu gelenek, uluslararası alanı devletlerin egemenliklerini korurken aynı zamanda ortak normlar, hukuk ve diplomasi aracılığıyla bir 'uluslararası toplum' (societas) oluşturduğu bir yapı olarak görür. Wight, bu düşünceyi sistemleştiren temel figürün Hugo Grotius olduğunu savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Martin Wight'ın üç geleneği arasındaki temel ontolojik farkları analiz et.
Realizm 'sistem' (çatışma), Rasyonalizm 'toplum' (iş birliği/kurallar), Devrimcilik 'dünya toplumu' (insanlık/evrensellik) kavramlarını merkeze alır.
Soruda istenen 'uluslararası toplum' (societas) kavramı rasyonalist geleneğe aittir.
2
Rasyonalist geleneğin Wight tarafından hangi düşünürle özdeşleştirildiğini belirle.
Wight, rasyonalist geleneği 'Grotian gelenek' olarak da adlandırır ve Hugo Grotius'u temel figür olarak seçer.
Grotius, egemen devletler arasında hukuki ve ahlaki bir bağın varlığını savunmasıyla rasyonalizmin öncüsüdür.
3
Doğru eşleştirmeyi seçeneklerden onayla.
Rasyonalizm ve Hugo Grotius eşleşmesi sorudaki tüm kriterleri karşılar.
Diğer seçenekler ya yanlış kavram (sistem/dünya toplumu) ya da yanlış düşünür eşleştirmesi içermektedir.

Anahtar Kavram

Martin Wight'ın Üç Gelenek (Via Media) Tasnifi

Daha Fazla Pratik

Wight'ın rasyonalizm için kullandığı 'via media' kavramının İngiliz Okulu'ndaki 'plüralizm-solidarizm' tartışmasıyla olan ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 73Soru

İngiliz Okulu (English School) teorisyenlerinden Hedley Bull'a göre 'birincil kurumlar', uluslararası toplumun üyeleri olan devletlerin ortak amaçlarını gerçekleştirmek için başvurdukları yerleşik davranış kalıpları ve kurallardır. Bu kurumlardan biri olan 'Büyük Güçler' (Great Powers), sadece askeri ve ekonomik kapasitenin bir sonucu olarak değil, uluslararası düzenin yönetiminde üstlendikleri belirli roller üzerinden bir 'kurum' olarak nitelendirilir.

Buna göre, İngiliz Okulu perspektifinden 'Büyük Güçler' kurumunun temel işleyiş mantığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyük güçlerin, uluslararası toplumun genelinin çıkarları doğrultusunda düzeni sağlama ve krizleri yönetme konusunda yönetimsel bir sorumluluk üstlenmeleridir.

Cevap

Büyük güçlerin, uluslararası toplumun genelinin çıkarları doğrultusunda düzeni sağlama ve krizleri yönetme konusunda yönetimsel bir sorumluluk üstlenmeleridir.
Doğru cevap, İngiliz Okulu'nun kurucularından Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' adlı eserindeki temel argümanı yansıtmaktadır. Bull'a göre büyük güçler, uluslararası toplumda düzenin sürdürülmesi için aralarındaki ilişkileri yönetmek, bölgesel krizlere müdahale etmek ve statükoyu korumak gibi özel görevler üstlenerek toplumsal bir kurum işlevi görürler.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'ndaki 'birincil kurum' kavramını tanımla.
Birincil kurumlar; devletler arasındaki ilişkileri düzenleyen, tarihsel süreçte evrilmiş diplomasi, savaş, uluslararası hukuk gibi soyut ama yerleşik uygulamalardır.
Sorunun temelini oluşturan kuramsal çerçeveyi belirlemek için.
2
Hedley Bull'un beş temel kurumunu hatırla.
Güç Dengesi, Uluslararası Hukuk, Diplomasi, Savaş ve Büyük Güçler.
Hedeflenen kurumun (Büyük Güçler) diğerleri arasındaki yerini görmek için.
3
Büyük güçlerin bir 'kurum' olarak işlevini analiz et.
Büyük güçler sadece 'güçlü' oldukları için değil, uluslararası toplum adına düzeni yönetme (managerial responsibility) sorumluluğu aldıkları için bir kurumdur.
Realist 'güç odağı' kavramı ile İngiliz Okulu 'kurum' kavramı arasındaki farkı ortaya koymak için.
4
Seçenekleri bu perspektifle değerlendir.
Büyük güçlerin yönetimsel sorumluluk ve rıza temelli düzen sağlama rolünü vurgulayan ifade doğru kabul edilir.
Analizi nihai cevaba dönüştürmek için.

Anahtar Kavram

Büyük Güçlerin Yönetimsel Sorumluluğu (Managerial Responsibility of Great Powers)

Daha Fazla Pratik

İngiliz Okulu'nda 'Savaş' kurumunun, realizmdeki 'güç kullanımı' kavramından farkını incelemek bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 74Soru

İngiliz Okulu (English School) teorisi içerisinde 'uluslararası toplum'un mahiyeti üzerine yürütülen tartışmalarda; çoğulcu (pluralist) ve dayanışmacı (solidarist) kanatlar arasındaki temel ayrışma noktalarından biri egemenlik kurumunun ahlaki ve hukuki sınırlarıdır. Buna göre, dayanışmacı kanadın uluslararası toplumu 'maksimalist' bir perspektifle ele alırken egemenlik ve insan hakları ilişkisine dair öne sürdüğü temel sav aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Egemenlik, devletlerin kendi vatandaşlarına karşı koruma sorumluluğunu yerine getirmesi şartına bağlı 'koşullu' bir hak olup; bu sorumluluk ihlal edildiğinde uluslararası toplumun ortak ahlaki yükümlülükleri devletin iç işlerine karışmama ilkesinden üstün tutulmalıdır.

Cevap

Doğru yanıt, egemenliğin koşullu bir hak olduğunu ve insani sorumluluklar ihlal edildiğinde müdahalenin meşru sayıldığını belirten ifadedir.
İngiliz Okulu'ndaki dayanışmacı (solidarist) kanat, uluslararası toplumun sadece devletlerin çıkarlarını değil, insanlığın ortak ahlaki değerlerini de koruması gerektiğini savunur. Nicholas Wheeler gibi isimlerin geliştirdiği bu yaklaşımda egemenlik, devletlere verilmiş 'emanet' bir yetkidir. Devlet bu emanete ihanet edip halkına zarar verirse, 'müdahale etmeme' ilkesi askıya alınır ve adalet arayışı düzenin önüne geçer. Bu durum, egemenliğin koşullu bir nitelik kazandığı anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu içerisindeki çoğulculuk ve dayanışmacılık ayrımını tanımla.
Çoğulculuk devlet merkezli 'düzen'i, Dayanışmacılık ise insan merkezli 'adalet'i savunur.
Tartışmanın temel eksenini anlamak için bu dikotomi şarttır.
2
Dayanışmacıların (Solidarists) egemenlik kavramına yaklaşımını analiz et.
Egemenlik artık mutlak bir zırh değil, halkın güvenliği ve hakları için devlete verilmiş bir 'emanet' (stewardship) olarak görülür.
Bu, dayanışmacılığın ontolojik olarak 'insan'ı devletin önüne koyma sürecidir.
3
İnsancıl müdahale ve uluslararası toplum arasındaki bağı kur.
Eğer bir devlet kendi halkına zulmediyorsa, uluslararası toplumun 'insanlık adına' müdahale etme yükümlülüğü doğar (Nicholas Wheeler ve R.J. Vincent'ın argümanları).
Çoğulculardan ayrılan en keskin normatif fark budur.

Anahtar Kavram

Egemenliğin Sorumluluk Olarak Görülmesi (Sovereignty as Responsibility)
Soru 75Soru

İngiliz Okulu (English School) yaklaşımına göre, bir grup devletin birbirlerinin kararlarında "hesaba katılması gereken bir faktör" haline geldiği, aralarında stratejik bir etkileşimin bulunduğu ancak henüz bu ilişkileri düzenleyen ortak bir kural ve kurumlar dizisinin oluşmadığı yapısal durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası Sistem

Cevap

Uluslararası Sistem kavramı, devletler arasında kural ve kurumlardan yoksun, sadece güç dengesi ve etkileşime dayalı ilişki biçimini tanımlar.
Uluslararası sistem (international system), Martin Wight ve Hedley Bull gibi teorisyenler tarafından devletlerin birbirlerinin varlığını ve gücünü stratejik kararlarında hesaba kattıkları ancak aralarında ortak hukuk, diplomasi gibi kurumların gelişmediği başlangıç aşaması olarak tanımlanır. Bu aşama realizmin 'anarşi' ve 'güç dengesi' mantığına en yakın duran seviyedir.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'nun üçlü sacayağını (sistem, toplum, dünya toplumu) analiz et.
Bu üç kavramın 'etkileşim', 'ortak kurallar' ve 'insanlık' temelinde ayrıştığı görülür.
Soruda istenen tanımın hangi ontolojik düzeye ait olduğunu belirlemek için bu ayrım gereklidir.
2
Sorudaki anahtar ifadeleri (stratejik etkileşim, kural ve kurum yokluğu) değerlendir.
Bu tanımlar Hobbesçu gelenekle ilişkilendirilen 'uluslararası sistem' aşamasına karşılık gelir.
Uluslararası sistemde devletlerin birbirini dikkate alması (interaction) yeterlidir, ortak değerlerin (normative) olması gerekmez.

Anahtar Kavram

Uluslararası Sistem ve Toplum Ayrımı

İpuçları

1
İngiliz Okulu'ndaki 'sistem' ve 'toplum' arasındaki temel farkın 'kural ve kurumlar' olduğunu hatırlayın.
2
Soruda devletlerin birbirini sadece stratejik bir faktör olarak gördüğü vurgulanıyor. Bu durum realizmin güç siyasetine benzer.

Daha Fazla Pratik

Uluslararası toplumun 'çoğulcu' ve 'dayanışmacı' kanatları arasındaki egemenlik-insan hakları tartışmasına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 76Soru

İngiliz Okulu'nun temel teorisyenlerinden Hedley Bull, uluslararası toplumun "birincil kurumlarını" (primary institutions) düzenin tesis edilmesini sağlayan yerleşik uygulamalar olarak görür. Ancak Bull'a göre bu kurumlar her zaman mükemmel bir uyum içerisinde değildir; zira bir kurumun işlevi, diğer bir kurumun dayandığı temel ilkeyi zayıflatabilir. Özellikle "Büyük Güçler" (Great Powers) kurumunun üstlendiği yönetimsel sorumluluklar ile "Uluslararası Hukuk"un (International Law) üzerine inşa edildiği normatif zemin arasında doğal bir gerilim mevcuttur.

Buna göre, Bull'un kuramsal perspektifinden hareketle, "Büyük Güçler" kurumunun "Uluslararası Hukuk" kurumuyla çelişen ve düzen adına meşrulaştırılan temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistemsel istikrarın ve güç dengesinin korunması adına, devletlerin egemen eşitliği ilkesini ihlal ederek nüfuz alanları (spheres of influence) oluşturmak ve hiyerarşik bir yönetim sergilemek

Cevap

Büyük güçler kurumunun sistemsel istikrar ve güç dengesini korumak adına egemen eşitlik ilkesini ihlal ederek nüfuz alanları oluşturması ve hiyerarşik bir yönetim sergilemesidir.
Hedley Bull'a göre büyük güçler, uluslararası toplumda düzeni sağlamak adına özel bir sorumluluğa sahiptir. Bu yönetimsel rol; krizlerin yönetilmesi, güç dengesinin korunması ve bazen küçük devletlerin rızası olmadan nüfuz alanlarının belirlenmesini içerir. Bu durum, uluslararası hukukun en temel normu olan devletlerin egemen eşitliği ilkesiyle doğrudan çelişir. Bull'un teorisinde düzen (order) genellikle adalet (justice) ve eşitlikten önce geldiği için bu çelişki uluslararası toplumun işleyişinin bir parçası olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hedley Bull'un birincil kurumlarını hatırla.
Güç Dengesi, Uluslararası Hukuk, Diplomasi, Savaş ve Büyük Güçler.
Sorunun kuramsal çerçevesini belirlemek için.
2
"Büyük Güçler" kurumunun yönetimsel (managerial) rolünü analiz et.
Büyük güçler; kendi aralarında savaştan kaçınmak, krizleri yönetmek ve nüfuz alanları (spheres of influence) belirlemek gibi sorumluluklar üstlenir.
Kurumun spesifik işlevini anlamak için.
3
Uluslararası Hukuk kurumunun temel dayanağını belirle.
Hukuk, tüm devletlerin egemen eşitliği ilkesi üzerine inşa edilmiştir.
Çelişkinin kaynağını bulmak için.
4
İki kurum arasındaki gerilimi sentezle.
Büyük güçlerin düzeni sağlamak için hiyerarşik davranması (nüfuz alanları), hukukun eşitlik ilkesiyle çelişir.
Bull'un "düzen mi adalet mi?" (order vs justice) tartışmasındaki düzen önceliğini teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Büyük Güçlerin Yönetimsel Rolü ve Egemen Eşitlik Çelişkisi

Daha Fazla Pratik

Büyük güçlerin yönetimsel rolü ile 'Büyük Güçler Uyumu' (Concert of Powers) kavramı arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 77Soru

Barry Buzan, İngiliz Okulu’nun klasik "birincil kurumlar" (primary institutions) analizini geliştirmiş ve bu kurumları kendi içlerinde yapısal bir hiyerarşiye tabi tutmuştur. Buzan, bu kurumları daha geniş ve kalıcı olan "üst kurumlar" (master institutions) ile onlardan beslenen veya onların özel bir görünümü olan daha dar kapsamlı kurumlar olarak ikiye ayırır.

Buna göre; "egemenlik" veya "diplomasi" gibi üst kurumların aksine, daha spesifik ve tarihsel bir uygulama alanını temsil eden "nükleer caydırıcılık" (nuclear deterrence) kavramı Buzan'ın sınıflandırmasında aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türev kurumlar

Cevap

Barry Buzan'ın sınıflandırmasına göre nükleer caydırıcılık bir 'türev kurum' (derivative institution) örneğidir.
Yeni İngiliz Okulu yaklaşımında Barry Buzan, kurumları sistematize ederken 'türev kurum' (derivative institution) terimini kullanır. Nükleer caydırıcılık, egemenlik veya savaş gibi temel (master) bir kurumun nükleer silahların varlığı altındaki özel ve türetilmiş bir biçimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Buzan'ın kurumlar hiyerarşisini analiz etme
Buzan, Hedley Bull'un kurumlar listesini 'üst kurumlar' (Master) ve 'türev kurumlar' (Derivative) olarak ikiye ayırır.
Kurumların derinliği ve kalıcılığı arasındaki farkı ortaya koymak.
2
Örnekleri yerleştirme
Egemenlik ve Diplomasi 'Üst Kurumlar' iken; Nükleer Caydırıcılık, Büyük Güç Yönetimi (Great Power Management) üst kurumunun altındaki bir 'Türev Kurum'dur.
Nükleer caydırıcılığın tarihsel ve teknolojik olarak daha spesifik bir pratik olması.

Anahtar Kavram

Buzan'ın Birincil Kurumlar Hiyerarşisi (Master vs. Derivative Institutions)

İpuçları

1
Buzan, Hedley Bull'un sunduğu karışık kurum listesini hiyerarşik bir düzene sokmaya çalışmıştır.
2
Diplomasi genel bir kurumken, nükleer caydırıcılık bu yapının tarihsel ve teknik bir 'alt dalı' olarak görülür.

Daha Fazla Pratik

Buzan'ın 'birincil kurumlar' ile 'ikincil kurumlar' (uluslararası örgütler) arasındaki temel farkı tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 78Soru

İngiliz Okulu (English School) teorisyeni Hedley Bull'a göre, uluslararası toplumun temel (birincil) kurumları sadece belli kurallar bütünü değil, aynı zamanda uluslararası düzenin korunmasına hizmet eden işlevsel araçlardır. Bull, bu kurumlardan birini sistemdeki anarşik yapının korunması ve herhangi bir devletin diğer tüm devletler üzerinde mutlak üstünlük (hegemonya) kurmasının engellenmesi amacıyla devletler tarafından ortaklaşa sürdürülen bir pratik olarak tanımlar. Buna göre, Bull tarafından hegemonya karşıtı bir 'kurum' olarak nitelendirilen bu yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güç Dengesi

Cevap

Güç Dengesi (Balance of Power)
Güç dengesi seçeneği doğrudur; çünkü Hedley Bull, güç dengesini uluslararası toplumun en temel beş kurumundan biri olarak tanımlar ve bu kurumun birincil amacının uluslararası sistemdeki devletlerin bağımsızlığını korumak ve herhangi bir devletin sistemi bir imparatorluğa (hegemonya) dönüştürmesini engellemek olduğunu savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Hedley Bull'un beş birincil kurumunu hatırla.
Güç Dengesi, Uluslararası Hukuk, Diplomasi, Savaş ve Büyük Güçler.
Soru bu listedeki bir kurumun spesifik işlevini sormaktadır.
2
Soru kökündeki 'hegemonya karşıtı' ve 'anarşik yapıyı koruyucu' vurgusunu analiz et.
Bu işlev, devletlerin birbirini dengeleyerek tek bir gücün sistemi ele geçirmesini önlemesiyle ilgilidir.
İngiliz Okulu'na göre bu durum sadece tesadüfi değil, bilinçli bir kurumdur.
3
Elde edilen veriyi 'Güç Dengesi' kavramıyla eşleştir.
Hegemonya oluşumunu engelleme işlevi doğrudan Güç Dengesi kurumuna aittir.
Bu kurum, uluslararası toplumun temel sütunlarından biri olarak düzeni sağlar.

Anahtar Kavram

Uluslararası Toplumun Birincil Kurumları

Daha Fazla Pratik

Hedley Bull'un 'Büyük Güçler' (Great Powers) kurumuna yüklediği 'özel sorumluluk' kavramını inceleyerek kurumlar arası farkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 79Soru

Hedley Bull ve Adam Watson gibi İngiliz Okulu düşünürleri tarafından ele alınan "uluslararası toplumun genişlemesi" (expansion of international society) sürecinde, 19.19. yüzyılda Batı dışı devletlere uygulanan "uygarlık standartı" (standard of civilization), bu devletlerin uluslararası topluma kabulü için bir tür "eşik" görevi görmüştür. Bu tarihsel süreç ve "uygarlık standartı" mekanizması dikkate alındığında, genişleme sürecinin temel karakteristiği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı dışı devletlerin, Avrupalı bireylerin can ve mal güvenliğini sağlayacak hukuki ve idari reformları gerçekleştirmesi, topluma kabulün ön şartı olarak belirlenmiştir.

Cevap

Batı dışı devletlerin, Avrupalı bireylerin can ve mal güvenliğini sağlayacak hukuki ve idari reformları gerçekleştirmesi, topluma kabulün ön şartı olarak belirlenmiştir.
İngiliz Okulu'na göre uluslararası toplumun genişlemesi sürecinde kullanılan 'uygarlık standartı', Batı dışı aktörlerin Avrupalı devletlerle 'eşit' statüde temsil edilebilmeleri için kendi iç hukuk ve idari yapılarını Batılı standartlara uydurmalarını gerektiren dışlayıcı/dahil edici bir kriterdir. Bu kriterin temelinde, Avrupalı vatandaşların o ülkelerdeki can ve mal güvenliğinin modern hukuk sistemleri aracılığıyla garanti altına alınması yatar.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz Okulu'nun genişleme kuramındaki temel kavramı belirle.
Genişleme, Avrupa-merkezli uluslararası toplumun (kurallar ve kurumlar bütünü) küreselleşmesidir.
Sürecin salt bir coğrafi büyüme değil, normatif bir yayılma olduğunu anlamak gerekir.
2
"Uygarlık Standartı" (Standard of Civilization) kavramını analiz et.
Bu standart; modern bir hukuk sistemi, etkin bir bürokrasi ve yabancıların haklarının korunması gibi somut beklentileri içerir.
Batı dışı devletlerin (Osmanlı, Japonya, Çin vb.) neden doğrudan üyeliğe alınmadığını, neden kapitülasyonlar gibi rejimlere tabi tutulduğunu açıklar.
3
Sistem ve Toplum ayrımını seçeneklere uygula.
Askeri güç veya etkileşim sıklığı 'sistem' ile ilgiliyken; hukuk, diplomasi ve ortak değerler 'toplum' ile ilgilidir.
İngiliz Okulu'nun ayırt edici özelliği olan uluslararası toplum kavramını yanlış seçeneklerden ayırmak için bu ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

Uygarlık Standartı (Standard of Civilization)

Daha Fazla Pratik

Osmanlı İmparatorluğu'nun 1856 Paris Antlaşması ile Avrupa Devletler Hukuku'ndan yararlanmaya başlaması, bu genişleme ve uygarlık standartı tartışmalarının en somut tarihsel örneğidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 80Soru

İngiliz Okulu düşünürleri, özellikle Hedley Bull, uluslararası ilişkilerde "bilimsel" (davranışsalcı) metodolojinin, devletler arasındaki ilişkilerin normatif ve kurumsal derinliğini kavrayamadığını savunur. Bull'a göre, uluslararası yapıyı anlamak ancak tarih, hukuk ve felsefe disiplinlerinin sunduğu yorumlamacı araçlarla mümkündür. Bu metodolojik duruş, Martin Wight'ın "üç gelenek" tasnifindeki Rasyonalist (Grotiusçu) damarın belirginleşmesini sağlayarak özgün bir toplum kavramsallaştırmasına kapı aralar. İngiliz Okulu'nun bu metodolojik perspektifi çerçevesinde, "uluslararası toplum" (international society) kavramını "uluslararası sistem"den (international system) ayıran temel ontolojik fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletlerin, merkezi bir otoritenin yokluğunda dahi, ortak çıkarlar ve değerler etrafında birleşerek belirli kurallar ve kurumlar çerçevesinde hareket etme bilinciyle oluşturdukları kurumsal ve normatif yapı.

Cevap

Uluslararası toplumun, devletlerin ortak kurallar ve kurumlar çerçevesinde hareket etme bilinciyle oluşturdukları kurumsal yapı olması
İngiliz Okulu'nun temel iddiası, uluslararası sistemin devletlerin birbiriyle kurduğu basit temaslardan (Hobbesçu/Realist) ibaret olmadığıdır. Klasik yaklaşım kullanılarak yapılan analizlerde; devletlerin ortak değerler, diplomasi, uluslararası hukuk ve büyük güçlerin sorumluluğu gibi kurumlar aracılığıyla bir 'toplum' (Grotiusçu/Rasyonalist) oluşturdukları görülür. Bu bilinçli ortaklık ve kurallara riayet, toplumu sistemden ayıran temel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik Yaklaşımın (Classical Approach) mahiyetini analiz etme
Bu metodoloji; tarih, hukuk ve felsefeyi kullanarak uluslararası ilişkilerin normatif yapısını anlamaya odaklanır.
Okulun metodolojik tercihi, salt güç verileri yerine devletlerin 'neden' ve 'nasıl' kurallara uyduğunu anlamayı sağlar.
2
Uluslararası Sistem ve Uluslararası Toplum kavramlarını ayrıştırma
Sistem sadece fiziksel etkileşimi (Hobbesçu), toplum ise bu etkileşimin kural ve kurumlara (Grotiusçu) dönüşmesini ifade eder.
Ontolojik fark, devletlerin birbirini tanıması ve ortak kurallara bağlılık hissetmesidir.
3
Martin Wight'ın Üç Gelenek sentezini değerlendirme
Rasyonalist geleneğin (Grotian), realizm ve devrimcilik arasında bir orta yol olarak toplumu var ettiği görülür.
Uluslararası toplum kavramı, Wight'ın rasyonalist geleneğinin kurumsallaşmış halidir.

Anahtar Kavram

İngiliz Okulu'nda Sistem ve Toplum Ayrımı (Ontolojik ve Metodolojik Sentez)
ÖncekiSayfa 4 / 13Sonraki
İngiliz Okulu Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 4 | Examkin