Liberalizm ve Neoliberalizm

366 soru

Soru 61Soru

Cumhuriyetçi Liberalizm çerçevesinde şekillenen ve uluslararası ilişkilerde devletlerin iç siyasal rejimlerinin dış politika pratiklerini belirlediğini savunan Demokratik Barış Teorisi'nin temel ampirik iddiası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demokratik rejimlere sahip devletlerin birbirleriyle savaşma ihtimalinin çok düşük olması

Cevap

Demokratik rejimlere sahip devletlerin birbirleriyle savaşma ihtimalinin çok düşük olması
Demokratik Barış Teorisi'nin temel iddiası, demokratik devletlerin kendi aralarında (diyadik düzeyde) savaşmama eğiliminde olduklarıdır. Bu durum; demokratik kurumlardaki denetleme-dengeleme mekanizmaları, kamuoyunun savaş maliyetlerinden kaçınması ve paylaşılan liberal değerler/normlar ile açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçi Liberalizm'in analiz düzeyini belirle.
Devlet düzeyi analiz; yani barışın kaynağı devletlerin iç siyasal yapısıdır.
Teori, sistemik anarşi yerine devletlerin rejim türüne (demokrasi vs. otokrasi) odaklanır.
2
Demokratik Barış Teorisi'nin 'diyadik' (ikili) ve 'monadik' (tekli) iddialarını karşılaştır.
Ampirik kanıtlar demokrasilerin birbirleriyle savaşmadığını (diyadik) desteklerken, genel olarak daha barışçıl oldukları (monadik) iddiasını desteklemez.
Michael Doyle gibi araştırmacıların çalışmaları, demokrasilerin sadece kendi aralarında barışçıl bir 'güvenlik topluluğu' oluşturduğunu kanıtlamıştır.

Anahtar Kavram

Diyadik Demokratik Barış
Tahmini Süre:45s
Soru 62Soru

Immanuel Kant, "Ebedi Barış" (Zum ewigen Frieden) adlı eserinde kalıcı bir barışın tesisi için üç temel "kesin madde" (definitive articles) öne sürmüştür. Bu maddelerin ilki olan "Cumhuriyetçi Anayasa" ilkesi, devletlerin iç siyasal yapısı ile dış politika pratikleri arasında doğrudan bir ilişki kurar. Michael Doyle gibi çağdaş düşünürler tarafından da geliştirilen Cumhuriyetçi Liberalizm yaklaşımına göre, cumhuriyetçi yönetimlerin (demokrasilerin) savaşa karar verme sürecinde monarşi veya otokrasilere göre daha temkinli davranmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savaşın getireceği mali yük, can kaybı ve yıkımın bizzat kararı veren halk tarafından üstlenilecek olması nedeniyle vatandaşların rızasını alma zorunluluğu

Cevap

Savaşın getireceği mali yük, can kaybı ve yıkımın bizzat kararı veren halk tarafından üstlenilecek olması nedeniyle vatandaşların rızasını alma zorunluluğu
Cumhuriyetçi Liberalizm'in ve Kant'ın temel argümanı, cumhuriyetlerde (demokrasilerde) savaşa karar verenlerin, savaşın getireceği vergi yükü, can kaybı ve fiziksel yıkıma bizzat maruz kalacak olan halk olmasıdır. Bu rasyonel maliyet-fayda analizi ve demokratik hesap verebilirlik, devletlerin savaşa girmesini zorlaştıran en temel kurumsal engeldir.

Adım Adım Çözüm

1
Kant'ın 'Ebedi Barış' eserindeki üç sütunu (republican constitution, international law, cosmopolitan law) hatırla.
Cumhuriyetçi Anayasa'nın iç siyaset-dış siyaset bağlantısını kurduğunu tespit et.
Sorunun odaklandığı mekanizmayı belirlemek için.
2
Cumhuriyetçi yönetimlerde kararın kimin rızasına dayandığını analiz et.
Karar vericinin (veya onay vericinin) halk olduğu ve halkın savaşın külfetine katlanacağı sonucuna var.
Demokratik barışın iç siyasal (kurumsal/maliyet) mantığını kavramak için.
3
Doyle'un diyadik (ikili) barış vurgusunu düşünerek seçenekleri ele.
Maliyet ve rıza vurgusu yapan seçeneğin, Cumhuriyetçi Anayasa ilkesinin doğrudan sonucu olduğunu onayla.
Teorinin spesifik gerekçesini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçi Liberalizm'in İç Siyasal Barış Mekanizması

İpuçları

1
Kant'ın 'Ebedi Barış'ında devletlerin iç yapısının neden önemli olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Demokratik Barış Teorisi'nin 'diyadik' ve 'monadik' iddiaları arasındaki farkı ve Michael Doyle'un ampirik bulgularını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 63Soru

Aydınlanma düşüncesinin uluslararası ilişkilere temel katkısı, rasyonel bireylerin 'doğa durumundan' bir toplumsal sözleşme ile çıkmalarına benzer bir sürecin, devletler arasında da hukuksal bir çerçevede yaşanabileceği inancıdır. Klasik liberalizmin en önemli temsilcilerinden Immanuel Kant, 'Ebedi Barış' (Perpetual Peace) adlı eserinde bu barışın tesisi için gerekli koşulları 'Hazırlık Maddeleri' ve 'Kesin Maddeler' olarak iki ana kategoriye ayırmıştır.

Buna göre; Kant'ın ebedi barış için öne sürdüğü üç 'Kesin Madde' (Definitive Articles) arasında yer alan ve devletlerin iç siyasal yapısının uluslararası barış üzerindeki belirleyici rolünü doğrudan vurgulayan ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her devletin sivil anayasası cumhuriyetçi olmalıdır.

Cevap

Her devletin sivil anayasasının cumhuriyetçi olması gerektiğini belirten ilke doğru cevaptır.
Kant'ın birinci kesin maddesi olan 'cumhuriyetçi anayasa' şartı, devletlerin iç siyasal yapısının barışçıl olmasının kalıcı uluslararası barışın temeli olduğunu savunur. Bu düşünce, modern 'Demokratik Barış Teorisi'nin de tarihsel kökenini oluşturur; zira cumhuriyetlerde halkın onayı olmadan savaşa girilmesi zordur.

Adım Adım Çözüm

1
Kant'ın 'Ebedi Barış' planındaki madde hiyerarşisini analiz etmek.
Planın 'Hazırlık Maddeleri' (savaşı durdurma/önleme) ve 'Kesin Maddeler' (kalıcı barışı inşa etme) olarak ikiye ayrıldığı görülür.
Soru kökünde özellikle 'Kesin Maddeler' kategorisi sorulmaktadır.
2
Kesin maddeler içerisinden 'devletin iç yapısı' vurgusunu bulmak.
Üç kesin maddeden birincisi (Cumhuriyetçi Anayasa) devletin iç yapısıyla, ikincisi (Federasyon) uluslararası yapıyla, üçüncüsü (Misafirperverlik) ise dünya vatandaşlığıyla ilgilidir.
Klasik liberalizmde iç yapı (domestic structure) ile dış davranış arasındaki nedensellik ilişkisi bu madde ile kurulur.

Anahtar Kavram

Kant'ın Ebedi Barış Planı ve Cumhuriyetçi Anayasa Maddesi

İpuçları

1
Kant'ın barış planındaki maddeleri 'Hazırlık' ve 'Kesin' olarak ayırmaya çalışın; soru özellikle 'Kesin' olanlardan birini istiyor.
2
Halkın rızasının savaşı zorlaştırdığı argümanı hangi devlet biçimi için geçerlidir?

Daha Fazla Pratik

Kant'ın bu maddesinin günümüzdeki 'Demokratik Barış Teorisi' ile olan benzerliklerini ve farklarını incelemek, konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 64Soru

Küresel bir hammadde krizinde, 'A Ülkesi' ithal ettiği kaynağın fiyat artışından hızla etkilenmiş ve üretim maliyetlerinde ciddi bir artış gözlenmiştir. Ancak A Ülkesi, elindeki stratejik rezervleri kullanarak ve alternatif tedarikçilere yönelerek bu durumun olumsuz etkilerini kısa sürede telafi edebilmiştir. 'B Ülkesi' ise aynı fiyat artışından benzer şekilde etkilenmiş; fakat elinde hiçbir alternatif politika seçeneği bulunmadığı için ekonomisinde uzun süreli ve yapısal bir daralma yaşamıştır.

Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından geliştirilen Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık kuramı çerçevesinde, A ve B ülkelerinin durumlarıyla ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: A ülkesinin duyarlılığı (sensitivity) yüksek iken, B ülkesinin kırılganlığı (vulnerability) daha yüksektir.

Cevap

A ülkesinin duyarlılığı yüksek iken, B ülkesinin kırılganlığı daha yüksektir.
Doğru cevap, kuramın temel ayrımını yansıtmaktadır. A ülkesi, fiyat artışından (dışsal değişimden) hızla etkilenmiştir; bu durum yüksek duyarlılığı ifade eder. Ancak, alternatif politikalar (rezerv kullanımı, yeni tedarikçiler) üreterek bu etkiyi telafi edebilmiştir, yani kırılganlığı düşüktür. B ülkesi ise aynı etkilenmeyi yaşamasına rağmen alternatif üretemediği için yapısal daralmaya (yüksek maliyete) maruz kalmıştır, bu da onun yüksek kırılganlığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Duyarlılık (Sensitivity) kavramını analiz etme
Duyarlılık, dışsal bir değişimin aktör üzerinde yarattığı etkinin hızı ve büyüklüğüdür. Her iki ülke de fiyat artışından hızla etkilendiği için duyarlılıkları yüksektir.
Duyarlılık, mevcut politika çerçevesi içinde dışsal değişimlere verilen tepkiyi ölçer.
2
Kırılganlık (Vulnerability) kavramını analiz etme
Kırılganlık, bir aktörün alternatif politikalar geliştirerek maliyetleri sönümleyememesi durumudur. B ülkesi alternatifi olmadığı için yapısal daralma yaşamıştır.
Kırılganlık, politika seçeneklerinin mevcudiyeti ve değişim maliyetiyle ilgilidir.
3
Sonuçları karşılaştırma
A ülkesi süreci yönetebildiği için duyarlı ancak az kırılgan; B ülkesi ise yönetemediği için hem duyarlı hem de çok kırılgandır.
Kuramsal çerçevede en temel ayrım, alternatif politika seçeneklerinin varlığıdır.

Anahtar Kavram

Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık: Duyarlılık ve Kırılganlık Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Karşılıklı bağımlılığın diğer iki temel özelliği olan 'çoklu kanalların varlığı' ve 'askeri gücün azalan önemi' konularını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 65Soru

Uluslararası sistemin anarşik yapısını kabul eden Neoliberal Kurumsalcılık, rasyonel ve kendi çıkarını düşünen devletlerin iş birliği yapmalarını zorlaştıran engellerin nasıl aşılabileceği üzerinde durur. Devletlerin sınır ötesi vergi kaçakçılığını önlemek için bankacılık bilgilerinin otomatik paylaşımına dayalı bir denetim rejimi oluşturmaları, bu teorik yaklaşıma göre aşağıdakilerden hangisiyle en iyi şekilde açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem maliyetlerini düşürerek ve bilgi asimetrisini gidererek iş birliğinden elde edilecek mutlak kazancı artırması

Cevap

İşlem maliyetlerini düşürerek ve bilgi asimetrisini gidererek iş birliğinden elde edilecek mutlak kazancı artırması
Neoliberal kurumsalcılığın temel argümanı, uluslararası rejimlerin ve kurumların devletler arasındaki bilgi asimetrisini gidererek hile yapma maliyetini artırması ve işlem maliyetlerini düşürerek iş birliğini kolaylaştırmasıdır. Sınır ötesi vergi denetimi rejiminde de devletler, tek başlarına elde edemeyecekleri bilgiyi kurum aracılığıyla edinerek mutlak bir kazanç (vergi gelirlerinin artması) sağlarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik varsayımların belirlenmesi
Neoliberal kurumsalcılık, anarşi altında rasyonel ve bencil devletlerin varlığını kabul eder.
Soruda verilen vergi rejimi senaryosunun hangi teorik zemine oturduğunu anlamak için temel varsayımlar hatırlanmalıdır.
2
İş birliği önündeki engellerin analizi
Devletler, diğerlerinin hile yapmasından korktuğu (bilgi asimetrisi) ve müzakere süreçleri maliyetli olduğu (işlem maliyetleri) için iş birliğinden kaçınabilir.
İş birliğinin neden zor olduğu ve kurumların hangi soruna çözüm sunduğu tespit edilmelidir.
3
Kurumların işlevinin değerlendirilmesi
Ortak denetim rejimleri, şeffaflığı artırarak bilgi akışını sağlar ve kurumsal kurallarla işlem maliyetlerini düşürür.
Denetim mekanizmasının rasyonel aktörler için yarattığı fayda, teorinin özünü oluşturur.

Anahtar Kavram

Neoliberal Kurumsalcılık ve İş Birliği Mekanizmaları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 66Soru

Karl Deutsch'un 'İşlemcilik' (Transactionalism) yaklaşımı çerçevesinde geliştirdiği Sosyolojik Liberalizm, uluslararası bütünleşmeyi sadece siyasi kurumların birleşmesi olarak değil, toplumsal bir iletişim ve etkileşim süreci olarak ele alır. Deutsch’a göre, üye devletlerin kendi egemenliklerini ve siyasi bağımsızlıklarını korumaya devam ettikleri, ancak aralarındaki savaşın bir çözüm yöntemi olmaktan çıktığı yapılar 'Çoğulcu Güvenlik Toplulukları' (Pluralistic Security Communities) olarak tanımlanır.

Buna göre, Deutsch'un kuramsal çerçevesinde bir 'Çoğulcu Güvenlik Topluluğu'nun başarısı ve sürekliliği için kurumsal birleşmeden daha kritik görülen temel sosyolojik gereklilik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumlar arasında gelişen yüksek düzeyde karşılıklı duyarlılık kapasitesi ve ortak bir kimlik bilincinin (biz duygusu) oluşması

Cevap

Toplumlar arasında gelişen yüksek düzeyde karşılıklı duyarlılık kapasitesi ve ortak bir kimlik bilincinin (biz duygusu) oluşması
Sosyolojik Liberalizm'in temel argümanı, uluslararası ilişkilerin sadece devletler arası değil, toplumlar arası olduğunu savunur. Karl Deutsch’a göre, çoğulcu bir güvenlik topluluğunda devletler ayrı birer birim olarak kalsalar bile, toplumlar arasında gelişen 'biz duygusu' (we-feeling) ve birbirlerinin ihtiyaçlarına duyarlı olma yeteneği (karşılıklı duyarlılık), savaşı imkansız kılan sosyolojik bir bağ oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Karl Deutsch'un 'Çoğulcu Güvenlik Topluluğu' kavramı, devletlerin siyasi olarak birleşmediği ancak barışın toplumsal düzeyde tesis edildiği yapıları ifade eder.
Deutsch, bütünleşmeyi sadece hukuki bir birleşme (kaynaşma) olarak değil, bir güvenlik cemaati oluşturma süreci olarak görür.
2
Gerekliliklerin Belirlenmesi
Bu toplulukların oluşması için toplumlar arası yoğun iletişim akışları (posta, ticaret, seyahat) gereklidir.
Yoğun iletişim, toplumların birbirlerini tanımasını ve karşılıklı güvenin oluşmasını sağlar.
3
Temel Faktörün Saptanması
Bütünleşmenin en üst sosyolojik aşaması olan 'karşılıklı duyarlılık' (mutual responsiveness) ve 'biz duygusu' (we-feeling) barışın kalıcılığını sağlar.
Kurumsal yapıların yokluğunda, savaşın bir seçenek olmaktan çıkması ancak ortak bir kimlik ve duyarlılıkla mümkündür.

Anahtar Kavram

İletişim Kuramı ve Güvenlik Toplulukları
Soru 67Soru

Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından geliştirilen 'Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık' modeline göre, devletlerin birbirlerine olan bağımlılıkları 'duyarlılık' ve 'kırılganlık' kavramları üzerinden analiz edilir. Bir devletin, küresel finansal piyasalardaki ani bir düzenleme değişikliği karşısında ekonomik göstergelerinin hızla ve yüksek maliyetle olumsuz etkilenmesine rağmen; sahip olduğu güçlü kurumsal altyapı ve alternatif finansal araçlar sayesinde kısa sürede yeni bir denge kurarak bu olumsuz etkileri minimize edebilmesi durumu söz konusudur.

Buna göre, söz konusu devletin durumu karşılıklı bağımlılık boyutları açısından aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duyarlılığın yüksek, kırılganlığın ise düşük olması

Cevap

Senaryodaki devletin durumu, dışsal şoka verdiği hızlı tepki nedeniyle yüksek duyarlılık, alternatif bulma kapasitesi nedeniyle ise düşük kırılganlık olarak tanımlanır.
Doğru cevap, devletin dışsal bir etkenden anında etkilenmesi (yüksek duyarlılık) ile bu etkiyi alternatif politikalarla aşabilme kapasitesini (düşük kırılganlık) birleştiren ifadedir. Keohane ve Nye modelinde, duyarlılık politika değişikliği öncesindeki maliyeti, kırılganlık ise politika değişikliği sonrasındaki maliyetli süreci temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Duyarlılık (Sensitivity) analizi yapılması
Devletin finansal düzenlemeden 'hızla ve yüksek maliyetle' etkilenmesi, duyarlılığın yüksek olduğunu gösterir.
Duyarlılık, bir sistem içindeki değişimlerin diğer aktörler üzerinde yarattığı etkinin hızı ve maliyetiyle ölçülür.
2
Kırılganlık (Vulnerability) analizi yapılması
Devletin 'alternatif araçlar' sayesinde 'kısa sürede etkileri minimize edebilmesi', kırılganlığın düşük olduğunu gösterir.
Kırılganlık, bir aktörün dışsal bir değişime uyum sağlamak için politika maliyetlerini karşılama ve alternatif bulma kapasitesidir.
3
Sonuçların birleştirilmesi
Yüksek duyarlılık + Düşük kırılganlık eşleşmesine ulaşılır.
Senaryoda verilen iki farklı zaman dilimi (şok anı ve sonrası) her iki kavramın da ayırt edilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Karşılıklı Bağımlılıkta Duyarlılık ve Kırılganlık Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 68Soru

İki Savaş Arası Dönem'de (1919-1939) uluslararası ilişkiler disiplininin kurucu teorisi kabul edilen İdealizm (Ütopik Liberalizm) yaklaşımında, savaşın önlenmesi için askeri güç dengesi yerine rasyonel düşünce, uluslararası hukuk ve kamuoyu vicdanına güven duyulmuştur. Bu dönemde Norman Angell tarafından kaleme alınan ve 'Büyük Yanılsama' (The Great Illusion) olarak adlandırılan tezin temel argümanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern sanayi toplumları arasındaki ekonomik karşılıklı bağımlılığın, savaşı kazanan taraf için dahi maliyetli ve kâr getirmeyen irrasyonel bir eylem haline getirmesi

Cevap

Modern sanayi toplumları arasındaki ekonomik karşılıklı bağımlılığın, savaşı kazanan taraf için dahi maliyetli ve kâr getirmeyen irrasyonel bir eylem haline getirmesi
Norman Angell, 'Büyük Yanılsama' (The Great Illusion) adlı eserinde, modern sanayileşmiş dünyada ekonomik karşılıklı bağımlılığın ulaştığı seviye nedeniyle savaşın artık kazanan taraf için bile ekonomik bir yıkım getireceğini savunmuştur. Bu görüş, savaşın rasyonel bir devlet politikası olamayacağı fikrini destekleyerek İki Savaş Arası Dönem idealizminin en temel dayanaklarından biri olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Yazar ve eser eşleşmesini belirle
Norman Angell ve 'The Great Illusion' (Büyük Yanılsama) eseri belirlendi.
Soruda sorulan tezin kime ve hangi döneme ait olduğunu anlamak için temel bilgidir.
2
İdealist (Ütopik Liberal) teorinin temel savaş perspektifini hatırla
Savaşın bir hata, yanlış anlama ve ekonomik bir irrasyonellik olduğu sonucuna varıldı.
İdealistlerin savaşı neden önlenebilir gördüğünü anlamak gerekir.
3
Angell'ın 'Büyük Yanılsama' argümanını analiz et
Devletlerin ekonomik olarak birbirlerine bağımlı olmalarının, savaştan elde edilecek ganimeti savaşın maliyetinin altına düşürdüğü belirlendi.
Doğru seçeneği diğer teorik yaklaşımlardan (Realizm, Neoliberalizm) ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdealist Teoride Ekonomik Karşılıklı Bağımlılık ve Savaşın İrrasyonelliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 69Soru

Klasik liberal düşüncenin köklerini oluşturan Aydınlanma felsefesi, insan aklının rasyonel kapasitesine ve toplumların sürekli bir "ilerleme" (progressprogress) içinde olduğuna dair sarsılmaz bir inanca sahiptir. Bu teorik perspektif, uluslararası ilişkilerin doğasını Realistlerin aksine statik ve değişmez bir çatışma alanı olarak görmez.

Buna göre, Klasik Liberalizmin "ilerleme" varsayımı çerçevesinde uluslararası çatışmaların kaynağına ve çözümüne dair yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savaşlar, insan doğasının kötücül olmasından değil; irrasyonel devlet yapılarından ve bilgisizlikten kaynaklanır; bu nedenle eğitim, ticaret ve uluslararası hukuk yoluyla barışa doğru evrilmek mümkündür.

Cevap

Savaşların irrasyonel yapılardan kaynaklandığını ve eğitim, ticaret ve hukuk yoluyla bu durumun aşılabileceğini savunan yaklaşım doğrudur.
Doğru seçenek, Klasik Liberalizmin Aydınlanma felsefesinden aldığı mirası en iyi özetleyen ifadedir. Bu teoriye göre insanlar akılcı varlıklardır ve eğer doğru eğitilirlerse ve demokratik (cumhuriyetçi) kurumlar altında yaşarlarsa, savaşın yıkıcılığını anlayıp kalıcı bir barış düzeni (Kantçı anlamda Ebedi Barış) inşa edebilirler. Savaş, bu rasyonaliteden bir sapma olarak görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Aydınlanma felsefesinin temel kavramlarını analiz et.
Akıl ve ilerleme kavramları, insanlığın daha iyiye gidebileceği inancını doğurur.
Klasik Liberalizm bu felsefi zeminde yükselir.
2
Klasik Liberalizmin savaş ve barış konusundaki temel varsayımını saptanması.
Savaş bir 'hastalık' veya 'irrasyonellik' olarak görülür; doğal bir zorunluluk değildir.
John Locke ve Immanuel Kant gibi düşünürler, barışın rasyonel kurumlarla tesis edilebileceğine inanır.
3
Çözüm araçlarını tanımlanması.
Uluslararası hukuk (Kant'ın ebedi barışı), serbest ticaret (ekonomik bağlar) ve demokratikleşme.
Bu araçlar, devletlerin çatışma yerine iş birliğini rasyonel bir tercih olarak görmesini sağlar.

Anahtar Kavram

İlerleme İnancı (Progress) ve Rasyonalizm

İpuçları

1
Aydınlanma düşüncesinin 'insan aklının her sorunu çözebileceği' varsayımını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Immanuel Kant'ın 'Ebedi Barış' eserindeki üç kesin maddeyi (cumhuriyetçilik, uluslararası hukuk federasyonu ve dünya vatandaşlığı) incelemek bu kavramları pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 70Soru

Uluslararası ilişkiler teorisinde "Neo-Neo Tartışması" olarak adlandırılan süreçte Neorealizm ve Neoliberalizm; anarşi, devlet-merkezcilik ve rasyonalite gibi temel ontolojik varsayımları paylaşmalarına rağmen iş birliğinin doğası ve sürdürülebilirliği konusunda ayrışmaktadırlar. Özellikle Robert Keohane ve Joseph Grieco arasındaki teorik diyalog, bu tartışmanın sınırlarını belirleyen temel metinleri oluşturmuştur.

Buna göre, Neorealist bir perspektifle, uluslararası kurumların bilgi şeffaflığı sağlayarak "hile yapma" (cheating) riskini azaltabileceği ve böylece iş birliğini kolaylaştırabileceği yönündeki Neoliberal iddiaya karşı getirilen temel itiraz aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş birliğinin önündeki asıl engelin teknik bilgi eksikliği değil, devletlerin kazançların dağılımındaki eşitsizliğin gelecekteki güvenlik dengesini bozacağı yönündeki göreli kazanç kaygısı olduğunu ileri sürmeleri

Cevap

Neorealistlerin temel itirazı, iş birliğinin önündeki asıl engelin teknik hile riskinden ziyade, kazançların oransal dağılımının (göreli kazanç) güvenlik dengesini bozma ihtimalidir.
Doğru cevap, Neorealistlerin uluslararası iş birliğine dair en temel skeptik argümanını yansıtmaktadır. Joseph Grieco tarafından formüle edilen bu eleştiriye göre, Neoliberallerin kurumların 'hile yapmayı' önleyerek iş birliğini mümkün kıldığı yönündeki tezi eksiktir. Çünkü anarşik bir sistemde devletler sadece kendi kazançlarının miktarını (mutlak kazanç) değil, partnerlerinin kendilerine kıyasla ne kadar kazandığını (göreli kazanç) gözetmek zorundadır. Bir ortağın iş birliğinden oransal olarak daha fazla pay alması, bu kazancın gelecekte askeri/siyasal bir avantaja dönüşmesi riskini doğurur.

Adım Adım Çözüm

1
Neoliberal varsayımı analiz et
Neoliberaller, kurumların bilgi şeffaflığı sağlayarak 'hile yapma' sorununu (Prisoner's Dilemma) çözebileceğini savunur.
Tartışmanın başlangıç noktasını anlamak için Neoliberal tezi belirlemek gerekir.
2
Neorealist karşı tezi belirle
Joseph Grieco gibi Neorealistler, devletlerin 'mutlak kazanç'tan ziyade 'göreli kazanç' (relative gains) odaklı olduğunu belirtir.
Hile sorunu çözülse bile, bir devletin iş birliğinden diğerine göre daha fazla kazanç sağlamasının güç dengesini bozacağı endişesini analiz etmek gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştır
Göreli kazanç vurgusu yapan ifadenin doğru cevap olduğu görülür.
Teorik kavramları (göreli vs mutlak kazanç) seçeneklerdeki argümanlarla eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Göreli Kazanç (Relative Gains) Eleştirisi

Daha Fazla Pratik

Joseph Grieco'nun 'Anarchy and the Limits of Cooperation' makalesindeki mutlak ve göreli kazanç formülasyonunu incelemek, bu sorunun mantığını pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 71Soru

Cumhuriyetçi liberalizm ve onun ampirik izdüşümü olan Demokratik Barış Teorisi çerçevesinde, Michael Doyle tarafından kavramsallaştırılan liberal devletlerin dış politika davranışlarındaki asimetrik tutumu (demokrasilerle barış, diğerleriyle çatışma) en iyi açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Liberal devletlerin kendi aralarında barışçıl bir 'barış kuşağı' oluşturmalarına karşın, liberal olmayan devletleri 'öteki' ve potansiyel tehdit olarak algılayarak onlara karşı çatışmacı bir tutum takınabilmeleri.

Cevap

Liberal devletlerin kendi aralarında barışçıl bir 'barış kuşağı' oluşturmalarına karşın, liberal olmayan devletleri 'öteki' ve potansiyel tehdit olarak algılayarak onlara karşı çatışmacı bir tutum takınabilmeleri.
Doğru cevap, Michael Doyle'un Demokratik Barış Teorisi'ne getirdiği en önemli açıklamalardan biri olan 'ayrı barış' (separate peace) mantığını vurgulamaktadır. Bu kavrama göre, liberal demokratik devletler kendi aralarında barışçıl ve iş birliğine dayalı bir 'liberal barış bölgesi' oluştururlar; ancak bu bölgenin dışındaki (liberal olmayan) devletleri güvenilmez, irrasyonel veya tehdit edici olarak algıladıkları için onlara karşı askeri güç kullanma eğilimi gösterebilirler. Bu durum, teorinin neden monadik (genel barış) değil, diyadik (ikili barış) bir nitelik taşıdığını ve neden 'demokratik haçlı seferleri' gibi agresif dış politika eylemlerinin liberalizmle çelişmediğini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Demokratik Barış Teorisi'nin temel ayrımını belirlemek.
Teori, demokrasilerin sadece 'kendi aralarında' (diyadik düzeyde) savaşmadığını, genel olarak (monadik düzeyde) barışçıl olmadıklarını savunur.
Teorinin ampirik başarısı, liberal devletlerin birbirlerine karşı davranışları ile otoriter devletlere karşı davranışları arasındaki farka dayanır.
2
Michael Doyle'un asimetri açıklamasını analiz etmek.
Doyle, liberal devletlerin bir 'ayrı barış' (separate peace) mantığıyla hareket ettiğini savunur.
Bu mantık, liberal devletlerin diğer liberal devletleri güvenilir ortaklar olarak görürken, liberal olmayanları dış politikada potansiyel tehdit kaynağı olarak kodlamasını açıklar.
3
Seçenekleri bu teorik çerçeveye göre değerlendirmek.
Liberal olmayan devletlere karşı sergilenen çatışmacı tutumun teorik yerini belirlemek.
Bu, teorinin neden evrensel bir pasifizm değil, belirli rejimler arası bir barış (demokratik barış) iddiası taşıdığını gösterir.

Anahtar Kavram

Ayrı Barış (Separate Peace) ve Diyadik Barış İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 72Soru

Neoliberal kurumsalcılık (kurumsal liberalizm) yaklaşımına göre, uluslararası sistemin anarşik yapısı devletlerin birbirlerine güven duymasını zorlaştırsa da kurumlar bu engeli aşabilir. Robert Keohane gibi kuramcılar, uluslararası rejimlerin ve örgütlerin devletler arasındaki 'bilgi asimetrisi'ni gidererek şeffaflığı artırdığını savunur. Bu çerçevede, uluslararası kurumların sağladığı bilgi ve kurallar seti, rasyonel devletler için aşağıdakilerden hangisini doğrudan azaltarak işbirliğini daha kolay ve az maliyetli bir hale getirir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem maliyetleri

Cevap

İşlem maliyetleri
Kurumsal liberalizme (Neoliberal Kurumsalcılık) göre uluslararası kurumlar, devletler arasındaki etkileşimlerde 'işlem maliyetlerini' (transaction costs) düşürerek işbirliğini teşvik eder. Kurumlar; devletlerin birbirlerinin niyetleri hakkında bilgi sahibi olmasını sağlar, müzakere süreçlerini standartlaştırır ve kurallara uyumu denetleyerek 'hile yapma' riskini ve buna bağlı maliyetleri azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Neoliberal kurumsalcılığın anarşi varsayımını analiz etme
Teori, realizm gibi sistemin anarşik ve devletlerin rasyonel-bencil olduğunu kabul eder.
İşbirliğinin neden zor olduğunu anlamak için başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
Kurumların işlevini belirleme
Kurumlar bilgi sağlar, şeffaflığı artırır ve hile yapma maliyetini yükseltir.
Devletlerin işbirliği yapmamasının temel nedeni belirsizlik ve karşı tarafın niyetini bilememektir.
3
Ekonomik analoji ile sonuca varma
Kurumlar görüşme, sözleşme ve denetim gibi 'işlem maliyetleri'ni (transaction costs) düşürür.
Maliyetler düştüğünde işbirliği devletler için rasyonel ve kârlı bir tercih haline gelir.

Anahtar Kavram

İşlem Maliyetleri (Transaction Costs) ve Bilgi Sağlama

İpuçları

1
Neoliberal kurumsalcılık, piyasa başarısızlıkları teorisini uluslararası ilişkilere uyarlar.
2
Devletlerin bir anlaşmaya varmak için harcadıkları zaman ve kaynakları ekonomik bir terimle düşünün.

Daha Fazla Pratik

Kurumsal liberalizmin 'geleceğin gölgesi' (shadow of the future) kavramıyla işbirliğini nasıl açıkladığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 73Soru

Robert Keohane ve Joseph Nye'ın literatüre kazandırdığı 'Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık' (Complex Interdependence) yaklaşımı; çoklu kanalların varlığı, gündem hiyerarşisinin yokluğu ve askeri gücün kullanım dışı kalması olmak üzere üç temel varsayıma dayanır. Bu varsayımlar altında, bir devletin dışsal bir ekonomik veya siyasal baskı karşısında 'alternatif politika kanalları oluşturma maliyetinin yüksekliği' ve 'mevcut kurumsal yapısını dönüştürme zorluğu' nedeniyle yaşadığı, stratejik bir güç unsuru olarak da kabul edilen bağımlılık türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kırılganlık (Vulnerability)

Cevap

Kırılganlık (Vulnerability)
Doğru yanıt olan Kırılganlık seçeneği, Keohane ve Nye'ın tanımına tam olarak uymaktadır. Kırılganlık, bir devletin dışsal bir değişim karşısında politika çerçevesini değiştirme maliyetini ifade eder. Eğer bir devlet alternatif kaynaklara veya politikalara düşük maliyetle geçebiliyorsa kırılganlığı düşüktür; geçemiyorsa kırılganlığı yüksektir. Bu durum uluslararası ilişkilerde bir güç kaynağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Karmaşık karşılıklı bağımlılığın üç temel varsayımını analiz edin.
Çoklu kanallar, hiyerarşi yokluğu ve askeri gücün azalan önemi belirlendi.
Sorunun bağlamını ve kuramsal sınırlarını çizmek için gereklidir.
2
Duyarlılık ve kırılganlık kavramları arasındaki farkı ayırt edin.
Duyarlılık 'etkinin hızı' ile ilgiliyken, kırılganlık 'politika değişikliği sonrası katlanılan maliyet' ile ilgilidir.
Soru kökündeki 'alternatif politika kanalları oluşturma maliyeti' vurgusunu doğru eşleştirmek için kritiktir.
3
Seçeneklerdeki realist ve liberal kavramları filtreleyin.
Göreli kazanç (realist) ve mutlak kazanç (liberal genel motivasyon) elendi; geriye teknik bağımlılık türü olan kırılganlık kaldı.
Teorik karmaşayı gidermek ve en spesifik kavramı bulmak için yapılır.

Anahtar Kavram

Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık ve Güç İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Karşılıklı bağımlılığın simetrik ve asimetrik türlerini inceleyerek asimetrinin nasıl bir güç kaynağına dönüştüğünü analiz ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 74Soru

Cumhuriyetçi Liberalizm bünyesinde geliştirilen Demokratik Barış Teorisi, liberal demokrasilerin birbirleriyle savaşmamasını açıklarken hem kurumsal (yapısal) hem de normatif (kültürel) mekanizmalara vurgu yapar. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Demokratik Barış Teorisi'nin normatif/kültürel açıklama modelinin temel argümanını yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demokratik devletlerin karar alıcıları, diğer demokrasileri kendileriyle benzer değerlere sahip aktörler olarak gördüklerinden, uyuşmazlıkların çözümünde şiddet kullanımını meşru bir araç olarak kabul etmezler.

Cevap

Demokratik devletlerin karar alıcılarının diğer demokrasileri benzer değerlere sahip ve uzlaşmacı görmesi nedeniyle şiddeti meşru bulmaması
Doğru yanıt olan ifade, normatif modelin temelini yansıtır. Bu modele göre, demokrasiler iç siyasetlerinde uyuşmazlıkları hukuk, müzakere ve uzlaşı ile çözmeye alışıktırlar. Bu içsel 'norm', diğer demokrasilerle olan ilişkilere de yansır; çünkü karar alıcılar karşıdaki devletin de benzer bir 'barışçıl çözüm' normuna sahip olduğunu bilir ve ona güvenirler. Bu durum, demokrasiler arası bir güvenlik topluluğu algısı yaratarak şiddeti gayri meşru kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik Ayrımı Tanımlama
Demokratik Barış Teorisi'nin açıklamaları kurumsal ve normatif olarak ikiye ayrılır.
Soruda özellikle normatif/kültürel modelin argümanı sorulmaktadır.
2
Normatif Modelin Özünü Belirleme
Normatif model; değerler, algılar, uzlaşı kültürü ve meşruiyet üzerine odaklanır.
Kurumsal modelden farklı olarak 'maliyet' veya 'kamuoyu baskısı' yerine 'ortak kimlik ve normlar' aranmalıdır.
3
Seçenekleri Analiz Etme
Benzer değerler ve şiddetin meşru görülmemesi vurgusunu içeren seçenek doğru kabul edilir.
Bu vurgu, Michael Doyle ve Immanuel Kant'ın düşüncelerindeki normatif temeli temsil eder.

Anahtar Kavram

Demokratik Barış'ın Normatif/Kültürel Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Demokratik Barış Teorisi'nin kurumsal ve normatif mekanizmaları arasındaki farkı pekiştirmek için Kant'ın 'Ebedi Barış' eserindeki 'birinci kesin madde' (Cumhuriyetçi Anayasa) üzerine okuma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 75Soru

Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından geliştirilen 'Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık' (Complex Interdependence) kuramına göre, devletlerin birbirlerine olan bağımlılıkları 'duyarlılık' (sensitivity) ve 'kırılganlık' (vulnerability) kavramları üzerinden analiz edilir.

Aşağıdaki tabloda, küresel bir enerji krizine maruz kalan iki farklı devletin (XX ve YY) mevcut durumuna dair veriler sunulmuştur:

GöstergeXX DevletiYY Devleti
Enerji İthalat Oranı%85%50
Alternatif Kaynak Bulma/Geçiş MaliyetiÇok YüksekDüşük
Mevcut Stratejik Rezerv Süresi10 Gün120 Gün

Bu verilere dayanarak, Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık kuramı çerçevesinde yapılacak aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: XX devletinin enerji krizine karşı hem duyarlılığı hem de kırılganlığı yüksekken; YY devletinin duyarlılığı bulunsa dahi kırılganlığı daha düşüktür.

Cevap

XX devletinin enerji krizine karşı hem duyarlılığı hem de kırılganlığı yüksekken; YY devletinin duyarlılığı bulunsa dahi kırılganlığı daha düşüktür.
Doğru yanıt olan seçenek, Keohane ve Nye'ın tanımlarına tam uyum sağlar. Tabloda XX devletinin enerji ihtiyacını karşılayacak alternatifleri olmadığı ve ithalata aşırı bağımlı olduğu belirtilmiştir; bu durum onu krizden hem anında etkilenen (duyarlı) hem de krizin maliyetini ağır ödeyen (kırılgan) konumuna sokar. YY devleti ise ithalat yaptığı için krizden etkilenir (duyarlıdır) ancak alternatifleri sayesinde bu krizi yönetme maliyeti düşüktür (kırılganlığı azdır).

Adım Adım Çözüm

1
Duyarlılık (Sensitivity) kavramını verilerle eşleştirme.
XX devletinin %85, YY devletinin %50 ithalat oranı ve kısa süreli rezervleri, her iki devletin de dışsal bir enerji krizinden hızla etkileneceğini (duyarlı olduklarını) gösterir.
Duyarlılık, politika değişikliği yapılmadan önce bir dış gelişmenin yarattığı etkinin hızı ve derecesidir.
2
Kırılganlık (Vulnerability) kavramını verilerle eşleştirme.
XX devletinin alternatif maliyetinin 'Çok Yüksek', YY devletinin ise 'Düşük' olması, XX'in kriz karşısında politika değiştirme maliyetinin çok daha fazla olduğunu gösterir.
Kırılganlık, bir aktörün dış sarsıntılara karşı alternatif politikalar geliştirerek uyum sağlama maliyetini ifade eder.
3
Verileri teorik çıkarımla birleştirme.
XX devleti hem duyarlı hem de kırılgan bir yapıdayken, YY devleti duyarlı olsa da alternatifleri sayesinde kırılganlığı düşüktür.
Keohane ve Nye'a göre bir devletin bağımlılığı, sadece krizden etkilenmesiyle (duyarlılık) değil, krizden çıkış maliyetiyle (kırılganlık) ölçülür.

Anahtar Kavram

Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık: Duyarlılık ve Kırılganlık Farkı

Daha Fazla Pratik

Karşılıklı bağımlılık kuramının realizmden hangi noktalarda ayrıldığını pekiştirmek için 'Mutlak Kazanç' ve 'Göreli Kazanç' tartışmalarına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 76Soru

Demokratik Barış Teorisi literatüründe, Michael Doyle tarafından vurgulanan ve teorinin ampirik başarısının temelini oluşturan "diyadik" (dyadic) düzeydeki barış iddiası, aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demokratik devletlerin kendi aralarındaki uyuşmazlıklarda savaşa başvurmamaları, ancak demokrasi dışı devletlerle savaşabilmeleri

Cevap

Demokratik devletlerin kendi aralarındaki uyuşmazlıklarda savaşa başvurmamaları, ancak demokrasi dışı devletlerle savaşabilmeleri
Diyadik iddia, barışın rejim tipinin bir sonucu olarak sadece demokratik devletlerin kendi aralarındaki (inter-democratic) ilişkilerde ortaya çıktığını savunur. Michael Doyle'un ampirik çalışmaları, demokrasilerin diğer rejimlerle çatışabildiğini ancak benzer rejimlerle savaşmadığını göstererek bu ikili ilişki düzeyindeki (diyadik) barışı doğrulamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Diyadik ve monadik ayrımını belirle
Diyadik iddia iki aktör arasındaki ilişkiye, monadik iddia ise tek bir aktörün genel davranışına odaklanır.
Teorinin ampirik geçerliliği bu iki ayrım üzerinden test edilir.
2
Michael Doyle'un ampirik bulgularını değerlendir
Doyle, liberal devletlerin birbirleriyle savaşmadığını ancak liberal olmayan devletlerle savaşabildiğini (liberal imprudence) ortaya koymuştur.
Bu bulgu, teorinin 'diyadik' (ikili) düzeyde işlediğini kanıtlar.
3
Seçenekler arasından diyadik tanımını seç
Sadece iki demokrasi arasındaki barışa vurgu yapan ifade doğru cevaptır.
Teorinin temel iddiası demokrasilerin genel olarak barışçıl olması değil, 'birbirlerine karşı' barışçıl olmalarıdır.

Anahtar Kavram

Diyadik (Dyadic) Barış İddiası
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru

İki Savaş Arası Dönem'de (1919-1939) uluslararası ilişkiler disiplininin kurucu teorisi kabul edilen İdealizm (Ütopik Liberalizm); savaşın önlenebilmesi için rasyonel bir kamuoyu oluşturulması, uluslararası hukuk ve kurumların güçlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Bu süreçte birçok düşünürün fikirleri ve çeşitli diplomatik girişimler, barışı kalıcı hale getirme çabalarını şekillendirmiştir.

Buna göre, İdealist düşüncenin temel varsayımları ve bu dönemdeki uygulamalara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: E. H. Carr, 'Yirmi Yıl Krizi' adlı eserinde 'çıkarların uyumu' (harmony of interests) ilkesini savunarak İdealist teorinin kurumsal altyapısını güçlendirmiştir.

Cevap

E. H. Carr'ın 'Yirmi Yıl Krizi' adlı eserinde 'çıkarların uyumu' ilkesini savunduğu yönündeki ifade yanlıştır; çünkü Carr, bu kavramı İdealistlerin bir yanılgısı olarak eleştirmiş ve realizmin temellerini atmıştır.
E. H. Carr, 1939 yılında yayımlanan 'Yirmi Yıl Krizi' (The Twenty Years' Crisis) adlı eserinde İdealist düşünceyi 'Ütopya' olarak tanımlamış ve onların dayandığı 'çıkarların uyumu' (harmony of interests) ilkesini reddetmiştir. Carr'a göre bu ilke, dünyadaki mevcut statükoyu korumak isteyen egemen güçlerin (İngiltere ve ABD gibi) kendi çıkarlarını 'evrensel bir ahlak' gibi sunma çabasından başka bir şey değildir. Dolayısıyla Carr bu ilkeyi savunmamış, aksine bir güç aracı olarak ifşa etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İdealizm ve İki Savaş Arası Dönem'in (191919391919-1939) temel unsurlarını belirlemek.
Angell (ekonomik rasyonalite), Wilson (açık diplomasi/kurumlar) ve Kellogg-Briand (hukuki yasaklama) gibi unsurların İdealist varsayımlar olduğu saptandı.
Seçeneklerin doğruluğunu teyit etmek için teorik zemin kurulur.
2
E. H. Carr ve 'Yirmi Yıl Krizi' adlı eserin mahiyetini analiz etmek.
Carr'ın, İdealizmi (Ütopya) eleştiren ilk Realist düşünür olduğu ve 'çıkarların uyumu' varsayımını bir illüzyon olarak nitelendirdiği anlaşıldı.
Hangi ifadenin İdealist savunma ile uyuşmadığı bu adımda netleşir.
3
Yanlış olan ifadeyi tespit etmek.
Carr'ın İdealist varsayımları güçlendirdiğini iddia eden seçeneğin, Carr'ın aslında bu varsayımların en büyük eleştirmeni olması nedeniyle hatalı olduğu sonucuna varıldı.
Analiz sonucu yanlış ifade saptanarak doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

İdealizm'in Hukuksal/Kurumsal Barış Arayışı ve Realist Eleştiri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru

Demokratik Barış Teorisi literatüründe yapılan ampirik araştırmalar; demokrasilerin kendi aralarında savaşmadığı yönündeki "diyadik" (ikili) iddiayı güçlü verilerle desteklerken, demokratik devletlerin rejim tipinden bağımsız olarak genel anlamda (tüm devletlere karşı) daha barışçıl olduğunu savunan görüşün ampirik temelinin zayıf olduğunu ortaya koymuştur.

Buna göre; demokrasilerin doğası gereği diğer tüm devletlere karşı daha az çatışmacı ve barışçıl bir dış politika izlediğini savunan bu yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Monadik yaklaşım

Cevap

Monadik yaklaşım
Monadik yaklaşım (veya monadic claim), demokratik rejimlerin iç yapılarındaki barışçıl normlar veya kurumsal kısıtlamalar nedeniyle dış politikada genel olarak barışçıl olduklarını savunur. Ancak Michael Doyle gibi araştırmacıların çalışmaları göstermiştir ki; demokrasiler otoriter devletlerle sıklıkla savaşmaktadır. Bu nedenle literatürde sadece 'diyadik' (iki demokrasi arasındaki) barış iddiası ampirik olarak kabul görmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Teorinin ampirik iddialarını analiz etme
Demokratik Barış Teorisi'nin iki temel düzeyi olduğu görülür: Diyadik (ikili) ve Monadik (tekil).
Soruda sorulan 'genel anlamda barışçıl olma' özelliğinin hangi düzeye karşılık geldiğini bulmak gerekir.
2
Tanımları eşleştirme
Demokrasilerin sadece birbirleriyle savaşmadığı iddiası 'diyadik'; herhangi bir devletle savaşmadığı iddiası 'monadik' olarak adlandırılır.
Soruda verilen 'rejim tipinden bağımsız olarak genel anlamda barışçıl olma' tanımı monadik yaklaşımı tarif etmektedir.

Anahtar Kavram

Monadik vs. Diyadik Demokratik Barış İddiaları

İpuçları

1
Soruda 'genel anlamda' ve 'tüm devletlere karşı' ifadelerine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Demokratik Barış Teorisi'nin kurumsal ve normatif mekanizmalarının farklarına çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:50s
Soru 79Soru

I. Dünya Savaşı'ndan sonra uluslararası barışın tesisi için Norman Angell’ın ekonomik karşılıklı bağımlılık vurgusu ile Woodrow Wilson’ın hukuksal kurumsallaşma vizyonu İdealizm çatısı altında birleşmiştir. Bu gelenek; Kellogg-Briand Paktı ile savaşı ulusal politika aracı olmaktan çıkarmayı ve Milletler Cemiyeti ile kolektif güvenliği sağlamayı hedeflemiştir. Bu dönemi 'Ütopya' olarak nitelendiren E.H. Carr’ın, İdealistlerin dayandığı 'Çıkarların Uyumu' (Harmony of Interests) ilkesine yönelik temel eleştirisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası ahlak ve çıkar birliği söylemlerinin, aslında mevcut statükoyu korumak isteyen egemen güçlerin kendi politik amaçlarını evrensel doğrular gibi sunmasından ibaret olması

Cevap

İdealistlerin 'Çıkarların Uyumu' kavramı, Carr'a göre egemen güçlerin statükoyu korumak adına çıkarlarını evrensel ahlakmış gibi sunma çabasıdır.
İdealist gelenek, rasyonel bir dünyada herkesin barıştan çıkarı olduğunu ve savaşın bir 'hata' olduğunu savunur (Çıkarların Uyumu). E.H. Carr ise buna karşı çıkarak, dünyada çıkarların uyumlu olmadığını, 'olanlar' (statüko güçleri) ile 'olmayanlar' (revizyonist güçler) arasında bir çatışma olduğunu savunur. Carr'a göre barış söylemi, düzeni elinde tutanların bu düzeni korumak için kullandığı bir araçtır.

Adım Adım Çözüm

1
İdealizmin barış mekanizmalarını (Kellogg-Briand, Milletler Cemiyeti) analiz et.
Sonuç: Bu mekanizmaların temelinde 'Çıkarların Uyumu' ve normatif hukuk anlayışının olduğu görülür.
Neden: Eleştirinin hedef aldığı temel varsayımı belirlemek için.
2
E.H. Carr'ın 'Yirmi Yıl Krizi'ndeki merkezi argümanını hatırla.
Sonuç: Carr, siyasetin ahlak değil, bir 'güç' mücadelesi olduğunu savunur.
Neden: Realist eleştirinin ontolojik temelini saptamak için.
3
İdealizmin ahlak vurgusu ile Carr'ın statüko eleştirisini birleştir.
Sonuç: Ahlakın güçten bağımsız olmadığı, egemenlerin çıkarının 'genel çıkar' gibi sunulduğu tespit edilir.
Neden: Soru kökünde istenen temel eleştiriye ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Harmony of Interests (Çıkarların Uyumu) ve Carr'ın Realist Eleştirisi

Daha Fazla Pratik

E.H. Carr'ın eleştirisinin ardından 1940'larda Realizmin gelişimini ve Hans Morgenthau'nun insan doğası odaklı yaklaşımını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 80Soru

Neoliberal kurumsalcılık (kurumsal liberalizm) yaklaşımına göre, uluslararası sistemin anarşik yapısı devletlerin birbirlerine güven duymasını ve uzun vadeli taahhütlere girmesini zorlaştırmaktadır. Bu yaklaşım, uluslararası rejimlerin ve örgütlerin sağladığı "bilgi akışı" ve "şeffaflık" mekanizmalarının işbirliğini mümkün kıldığını savunur.

Buna göre, uluslararası kurumların sağladığı bu şeffaflık mekanizması kurumsal liberalizme göre temel olarak hangi engelin aşılmasına hizmet eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleceğin belirsizliği ve karşı tarafın anlaşma kurallarına uymama (hile yapma) ihtimali

Cevap

Uluslararası kurumların sağladığı şeffaflık ve bilgi akışı, temel olarak geleceğin belirsizliğini azaltarak devletlerin karşı tarafın hile yapacağı yönündeki endişelerini (defection) gidermeye hizmet eder.
Kurumsal liberalizme (Neoliberal Kurumsalcılık) göre, uluslararası sistemde merkezi bir otorite olmaması (anarşi), devletlerin birbirlerinin niyetlerinden emin olamamasına ve 'hile yapma' korkusuna yol açar. Uluslararası kurumlar/rejimler; devletlerin davranışlarını izleyerek, bilgi paylaşımını artırarak ve şeffaflık sağlayarak bu belirsizliği giderir. Böylece, karşı tarafın kurallara uymama ihtimali (defection) azalır ve rasyonel devletler için uzun vadeli işbirliği mümkün hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik çerçeveyi belirle
Neoliberal kurumsalcılık, anarşi altında rasyonel devletlerin işbirliği sorununa odaklanır.
Sorunun hangi kuramsal perspektiften çözüleceğini netleştirmek gerekir.
2
Kurumların işlevini analiz et
Kurumlar bilgi sağlar, işlem maliyetlerini düşürür ve geleceğin gölgesini (shadow of the future) yaratır.
Kurumsal liberalizmin temel argümanı, kurumların hile yapmanın rasyonelliğini azaltmasıdır.
3
Engel ile çözüm arasındaki bağı kur
Şeffaflık, devletlerin birbirini denetlemesini sağlayarak 'güvensizlik' ve 'hile' engelini aşar.
Bilgi eksikliği giderildiğinde devletler mutlak kazanç elde etmek için işbirliğine daha açık hale gelir.

Anahtar Kavram

Neoliberal Kurumsalcılık ve Hile (Defection) Problemi
ÖncekiSayfa 4 / 19Sonraki
Liberalizm ve Neoliberalizm Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 4 | Examkin