Realizm ve Neorealizm
506 soru
Hans Morgenthau, *Uluslararası Politika* adlı eserinde siyasal gerçekçiliğin dördüncü ve beşinci ilkelerini açıklarken; evrensel ahlak ilkelerinin devletlerin eylemlerine 'ihtiyat' süzgecinden geçirilmeden doğrudan uygulanamayacağını ve hiçbir ulusun kendi ahlaki emellerini evrensel ahlak yasalarıyla özdeşleştirmemesi gerektiğini savunur. Morgenthau'nun bu ilkelerle dış politikada asıl kaçınmaya çalıştığı yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Yapısal realizmin öncüsü Kenneth Waltz, uluslararası sistemin yapısını tanımlarken iç siyasal sistemlerde görülen 'birimlerin işlevsel farklılaşması' özelliğinin uluslararası düzeyde karşılığının bulunmadığını belirtir. Waltz’un bu yaklaşımına göre, kapasiteleri ne olursa olsun tüm devletlerin uluslararası sistemde 'benzer birimler' (like units) olarak hareket etmesinin temel belirleyicisi aşağıdakilerden hangisidir?
Neorealist düşünceye göre uluslararası sistemin anarşik yapısı, devletleri sadece kendi mutlak kazançlarını artırmakla yetinmeyip, iş birliği yaptıkları aktörlerin ne kadar kazandığını da denetlemeye (göreli kazanç) iter. Bu durum, özellikle karşılıklı bağımlılığın arttığı ekonomik süreçlerde bile devletlerin iş birliğine karşı çekingen davranmasına yol açar.
Buna göre, neorealizmin "göreli kazanç" konusundaki bu hassasiyetinin arkasındaki temel kuramsal gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
Robert Gilpin'in yılında yayımlanan "Uluslararası Politikada Savaş ve Değişim" (War and Change in World Politics) adlı eserindeki perspektifinden hareketle; uluslararası sistemde hegemonik bir gücün liderliğini ve statükoyu sürdürmesinin zamanla zorlaşmasına, dolayısıyla sistemik bir istikrarsızlığın ortaya çıkmasına neden olan temel süreç aşağıdakilerden hangisidir?
Çok kutuplu bir uluslararası sistemde, büyük güçlerin kendi güvenliklerini sağlamak amacıyla müttefiklerine aşırı bağımlı hale gelmeleri ve bir müttefikin dahil olduğu yerel bir çatışmanın, diğer üyeleri de kendi iradeleri dışında topyekûn bir savaşa sürüklemesi durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemde bir devletin askeri ve ekonomik gücünün diğer aktörler için tehdit oluşturacak düzeye ulaşması durumunda, rakip devletlerin doğrudan askeri bir meydan okuma yerine; diplomatik koalisyonlar, uluslararası kurumlar içindeki oylama blokları ve ekonomik kısıtlamalar yoluyla söz konusu gücün hareket alanını daraltmaya çalışmaları realist literatürde özel bir kavramla tanımlanmıştır. Özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde tek kutuplu sistemde hegemon gücün kısıtlanmasında başvurulan bu strateji aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik Realist düşünce geleneğinin temel dayanaklarından biri olan Thomas Hobbes'un 'doğa durumu' ( ) tasviri, uluslararası ilişkilerin doğasını anlamlandırmada merkezi bir rol oynar. Hobbes'a göre insanlar arasındaki eşitlik ve güvensizlik hali, 'herkesin herkesle savaşına' yol açar. Klasik Realist düşünürler bu felsefi temeli uluslararası düzleme uyarlarken, devletler arasındaki çatışmanın ve rekabetin sürekliliğini temelde aşağıdakilerden hangisine dayandırmaktadır?
Savunmacı realizm (defansif realizm) kuramına göre, uluslararası sistemin anarşik yapısı devletleri potansiyel tehditlere karşı tetikte olmaya zorlasa da rasyonel aktörlerin "sınırsız güç arayışı" yerine "mevcut statükoyu koruma" eğiliminde olmalarının temel yapısal gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Thucydides’ten Machiavelli’ye ve Hobbes’a kadar uzanan Klasik Realist gelenek; uluslararası siyaseti ahlaki ve hukuki normlardan ziyade "olanı olduğu gibi" anlama çabası üzerine inşa etmiştir. Bu düşünürlerin analizlerinde, tarihsel süreçlerin birbirine benzemesini sağlayan ve siyasi çatışmanın asıl kaynağı olarak görülen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?
Kenneth Waltz, uluslararası ilişkiler teorisinde "indirgemeci" (reductionist) yaklaşımları eleştirerek, devletlerin iç yapısal özelliklerinin uluslararası politikanın sonuçlarını açıklamakta yetersiz kaldığını savunur. Ona göre, uluslararası sistemin anarşik yapısı devletleri belirli bir yöne doğru iter ve bu durum devletlerin rejim türlerinden veya ideolojilerinden bağımsız olarak benzer davranışlar sergilemelerine yol açar.
Buna göre, Waltz’un teorisinde devletlerin farklı iç yapılara sahip olmalarına rağmen sistem düzeyinde benzer dış politika kalıpları sergilemelerinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Kenneth Waltz’un yapısal realizm (neorealizm) kuramında, uluslararası sistemin yapısı devletlerin iç özelliklerinden bağımsız bir kısıtlayıcı çevre olarak tanımlanır. Bu anarşik yapının, devletleri zamanla benzer dış politika davranışlarına yönelten ve onları "benzer birimler" (like units) olarak kalmaya zorlayan temel mekanizmalar aşağıdakilerden hangisidir?
Bir devletin siber saldırılara karşı savunma kapasitesini artırmak amacıyla geliştirdiği kapsamlı 'aktif savunma' ( ) sistemleri, rakip devletler tarafından yalnızca savunma değil, aynı zamanda karşı sistemlere sızma ve kritik altyapılara zarar verme kabiliyeti olarak algılanabilir. Bu durum, siber alanda devletlerin birbirlerinin niyetlerini tam olarak okuyamamalarından kaynaklanan bir karşılıklı silahlanma ve gerginlik sarmalını tetikleyebilir. Siber güvenlik bağlamında örneklendirilen ve devletlerin savunma hamlelerinin yanlış yorumlanmasıyla ortaya çıkan bu sarmal süreç, aşağıdaki kavramlardan hangisidir?
Savunmacı realizm (defansif realizm) literatüründe, devletlerin sınırsız güç peşinde koşmasının rasyonel olmadığı ve uluslararası sistemin bu tür 'yayılmacı' davranışları cezalandırdığı savunulur. Buna göre, aşırı güç arayışının bir devlet için 'kendi kendini bitiren' () bir stratejiye dönüşmesinin temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde 'Güvenlik İkilemi' ( ), bir devletin kendi güvenliğini artırmak amacıyla gerçekleştirdiği savunma odaklı eylemlerin, diğer devletler tarafından tehdit olarak algılanması ve buna karşılık verilmesiyle her iki tarafın da başlangıçtakinden daha az güvenli hissettiği bir sarmalı ifade eder.
Bu teorik yaklaşıma göre, tarafların birbirine karşı kötü niyet beslemediği durumlarda dahi bu sarmalın ortaya çıkmasına neden olan temel sistemik faktör aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemin anarşik doğası gereği devletlerin birbirlerinin niyetlerinden hiçbir zaman emin olamayacaklarını savunan Saldırgan Realizm (Ofansif Realizm) teorisine göre, bir devletin güvenliğini tam olarak tesis edebilmesinin tek yolu aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler disiplininde savunmacı (defansif) realizm, devletlerin dış politika davranışlarını açıklarken "güvenlik maksimizasyonu" kavramını merkeze alır. Bu yaklaşıma göre devletler, mutlak bir güç arayışından ziyade sistemdeki mevcut statükoyu ve güç dengesini korumayı tercih ederler.
Savunmacı realizme göre, devletlerin saldırgan politikalar izleyerek güçlerini sınırsızca artırmaktan kaçınmalarının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Birinci Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkilerinin ardından uluslararası barışı kalıcı kılmak amacıyla geliştirilen liberal-idealist politikalar, 1930'ların kriz ortamında ciddi biçimde sorgulanmaya başlanmıştır. Bu sorgulamanın öncülerinden olan E.H. Carr, idealistlerin uluslararası ilişkilerde temel aldığı "çıkarların uyumu" (harmony of interests) varsayımını gerçeklikten kopuk bularak şiddetle reddeder.
Carr'ın bu eleştirisine göre, "çıkarların uyumu" söyleminin uluslararası siyasetteki asıl işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemde devletlerin ittifak tercihlerini ve davranışlarını inceleyen bir araştırmacı şu saptamalarda bulunmuştur:
I. Devletler, ittifak kurarken yalnızca karşı tarafın toplam maddi gücüne bakmazlar; aynı zamanda coğrafi yakınlık, saldırgan askeri kapasite ve algılanan niyetleri de hesaba katarak kendileri için en büyük tehlikeyi oluşturan aktöre karşı "dengeleme" (balancing) yaparlar.
II. Statükodan memnun olmayan revizyonist devletler ise ittifak kurarken sadece güvenlik kaygısıyla hareket etmezler; sistemde değişiklik yapmayı hedefleyen yükselen bir güce, olası ganimetlerden pay almak amacıyla "eklemlenme/vagonlama" (bandwagoning) stratejisiyle katılırlar.
Bu saptamalar, sırasıyla aşağıdaki neorealist alt dal teorisyenleri ve öne sürdükleri kavramlardan hangileriyle doğrudan eşleşmektedir?
Kenneth Waltz'un "Uluslararası Politika Teorisi" (Theory of International Politics) adlı eseriyle sistemleştirdiği Neorealizm (Yapısal Realizm), uluslararası ilişkileri açıklarken analiz düzeyini klasik realizmden farklı bir boyuta taşımıştır.
Buna göre, Kenneth Waltz'un Yapısal Realizm yaklaşımında uluslararası politikayı ve devletlerin davranışlarını şekillendiren temel belirleyici unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisindeki 'neo-neo tartışması' bağlamında neoliberal kurumsalcılık (örneğin Robert Keohane), uluslararası rejimlerin işlem maliyetlerini düşürüp şeffaflığı artırarak devletler arasındaki 'hile yapma' (cheating) endişesini giderebileceğini ve anarşik sistemde kalıcı işbirliğini mümkün kılacağını savunur. Buna karşılık Joseph Grieco gibi neorealist düşünürler, kurumlar hile yapma sorununu başarıyla çözse dahi, devletlerin işbirliğinden kaçınmaya devam edebileceğini ileri sürer.
Buna göre, neorealizmin 'kurumlar hile yapma sorununu çözse bile işbirliğinin zor olacağı' argümanının temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?